Plaza de Mayo'nun asırlık çınarı Sara Luján veda etti

Arjantin askeri diktatörlüğü döneminde zorla kaybedilen oğlu Raúl Mateo Molina ve binlerce "kayıp" için adalet arayan Plaza de Mayo Anneleri’nin öncü ismi Sara “Coca” Luján de Molina, 100 yaşında yaşamını yitirdi. Luján, darbenin 50. yılına yaklaşırken, ömrünü adadığı "hafıza, hakikat ve adalet" mücadelesinin ölümsüz sembollerinden biri olarak tarihe geçti.

Arjantin’de 1976-1983 yılları arasındaki karanlık diktatörlük döneminde evlatlarını kaybeden annelerin dünyaca ünlü direnişi, en önemli figürlerinden birini kaybetti. Plaza de Mayo Anneleri’nin kurucu kuşağından Sara “Coca” Luján de Molina, 20 Mart’ta bir asırlık ömrünü tamamladı. Luján’ın vefatı, ülkede 24 Mart 1976 darbesinin yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen geniş kapsamlı anma etkinliklerinin hemen öncesinde gerçekleşti.

Sara Luján, sadece bir kayıp yakını değil, aynı zamanda devlet terörünün doğrudan mağdurlarından biriydi. 24 Mart 1976 darbesinden kısa bir süre sonra askeri güçler tarafından kaçırılan Luján, yaklaşık bir yıl boyunca çeşitli gizli gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde tutuldu. Özgürlüğüne kavuştuğunda ise hayatının en ağır haberiyle karşılaştı: Córdoba Ulusal Üniversitesi’nde mimarlık öğrencisi olan oğlu Raúl Mateo Molina da kaçırılmıştı. Oğlundan bir daha haber alamayan Luján, bu acıyı toplumsal bir mücadeleye dönüştürerek Córdoba ve Catamarca bölgelerindeki örgütlenmelerin temelini attı.

Adalet arayışının yerel ve ulusal sesi

Luján, mücadelesini yalnızca başkent Buenos Aires’teki Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı) ile sınırlı tutmadı. Arjantin’in iç bölgelerinde, özellikle Córdoba’daki ilk "kayıp yakınları komisyonu"nun kurulmasında kritik rol üstlendi. Bölgedeki meşhur "La Perla" işkence merkeziyle ilgili davaların açılmasında ve sorumluların yargılanmasında aktif başvurucu ve tanık olarak yer aldı. Yaşadığı trajediyi kitaplara ve üniversite kürsülerine taşıyarak, gelecek nesillere bir "hafıza mirası" bıraktı.

Beyaz başörtülerin küresel yankısı

Luján’ın da parçası olduğu Plaza de Mayo Anneleri, 1977 yılında baskının en yoğun olduğu dönemde kurulmuştu. Beyaz başörtüleri ve ellerinde taşıdıkları çocuklarının fotoğraflarıyla her hafta meydanda toplanan bu kadınlar, askeri rejimin tüm tehditlerine rağmen geri adım atmadı. Hareketin bazı kurucu üyelerinin dahi kaçırılarak öldürüldüğü o yıllarda, Luján gibi isimlerin kararlılığı, hareketin uluslararası bir insan hakları fenomenine dönüşmesini sağladı.

Yarım asırlık hesaplaşma ve güncel tartışmalar

Arjantin’de demokrasiye geçişin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, diktatörlük döneminin bilançosu üzerindeki tartışmalar güncelliğini koruyor. İnsan hakları örgütleri kayıp sayısını 30 bin olarak ifade ederken, resmi kayıtlar (CONADEP verileri) 8 bin 961 belgeli vakaya işaret ediyor.

Sara Luján, hayatının son günlerine kadar 24 Mart Anma Yürüyüşü hazırlıklarına dahil olarak mücadelesini diri tuttu. Ölümünün ardından Arjantinli siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları, Luján’ın bıraktığı boşluğun ancak "hiçbir zaman unutmamak" sözüyle doldurulabileceğini vurgulayan mesajlar yayımladı.

İLGİLİ HABERLER