Papa'dan dikkat çeken adım: Lihtenştayn Prensesi Gisela Bergmann Vatikan'ın mali yönetimine katıldı

Papa 14. Leo, Lihtenştayn Prensesi Gisela Bergmann ve İtalyan finans yöneticisi Elena Principato-Wettstein'ı Vatikan Ekonomi Konseyi üyeliğine getirdi. Finans ve servet yönetimi alanında tecrübeli kadın profesyonellerin göreve başlaması, Katolik Kilisesi'nin idari ve mali mekanizmalarında kadınların rolünü artıran reform sürecinin devamı olarak değerlendiriliyor.

Papa 14. Leo, Lihtenştayn Prensesi Gisela Bergmann’ı Vatikan Ekonomi Konseyi üyeliğine atadı. Uzmanlar ve kardinallerden oluşan konsey; Vatikan’ın mali faaliyetlerinin denetlenmesi, hesap verebilirliğin sağlanması ve yıllık bütçenin onaylanması süreçlerinde kilit bir rol üstleniyor. 36 yaşındaki Bergmann’ın konseye dahil edilmesi, Katolik Kilisesi’nin karar alma organlarında sivil uzmanlara ve kadın yöneticilere daha geniş alan açma politikasının somut bir adımı olarak görülüyor.

Kraliyet ailesinin servet yönetiminden Vatikan'a

Tarihi 1136 yılına dayanan Lihtenştayn Hanedanı mensubu olan Gisela Bergmann, kraliyet ailesine ait servet yönetimi kuruluşu Industrie-und Finanzkontor’un yöneticiliğini yürütüyor. Mal varlıklarının korunması ve nesiller arası aktarımı konusunda uzmanlaşan şirketteki çalışmalarında Bergmann, mali planlamaların kısa vadeli kazanımlardan ziyade kuşaklar boyu sürecek bir vizyonla ele alınması gerektiğini savunuyor. Bu uzun vadeli yaklaşım, kararlarını yıllar ve yüzyıllar ölçeğinde planlayan Vatikan’ın kurumsal yönetimiyle doğrudan örtüşüyor. Bergmann, aile şirketindeki görevinin öncesinde Londra merkezli yatırım bankası Hannam & Partners bünyesinde çalışmış, ayrıca Kanada merkezli altın madenciliği şirketi Perpetua Resources Corp'ta (eski adıyla Midas Gold Corp) görev almıştı.

Konseye bir üst düzey kadın finansçı daha dahil edildi

Vatikan Ekonomi Konseyi'ne yapılan atamalar yalnızca Prenses Bergmann ile sınırlı kalmadı. Papa 14. Leo, 39 yaşındaki İtalyan finans yöneticisi Elena Principato-Wettstein’ı da konseye atadı. İsviçre merkezli küresel bankacılık kuruluşu UBS’te yönetici direktör olarak görev yapan Principato-Wettstein, Bergmann ile birlikte Vatikan’ın bütçe politikalarının incelenmesinde söz sahibi olacak. Katolik haber platformu The Pillar’ın editörü Ed Condon, dışarıdan bağımsız finans profesyonellerinin konseye kazandırılmasını olumlu bir adım olarak nitelendirirken, servet yönetimi uzmanlarının Vatikan'ın ihtiyaç duyduğu nitelikleri karşıladığını ifade etti.

Mali şeffaflık ve denetim mekanizmaları güçlendiriliyor

Vatikan yönetimi geçmişte mali kaynakların şeffaflıktan uzak ve yetersiz yöntemlerle yönetildiği yönündeki eleştirilere maruz kalmıştı. Özellikle Londra’nın Chelsea bölgesindeki gayrimenkul yatırımı üzerinden gündeme gelen usulsüzlük ve zimmete para geçirme iddialarına dair yargı süreçleri devam ederken, son dönemde uluslararası standartlara uyum sağlamak amacıyla kapsamlı reformlar hayata geçirildi. Ekonomi Konseyi, kurum içindeki mali denetim mekanizmalarının işletilmesinde merkezi bir işlev görüyor.

İdari kadrolarda kadınların varlığı genişliyor

Katolik Kilisesi'ndeki yönetimsel dönüşüm diğer dairelerde de sürüyor. Papa 14. Leo, Salesian rahibesi Alessandra Smerilli’yi insani yardım ve insan hakları faaliyetlerinden sorumlu Bütüncül İnsani Kalkınmayı Teşvik Dairesi’nin başkanlığına getirdi. Ayrıca ABD merkezli Katolik yayın ağı EWTN’de görev yapan 39 yaşındaki Maria Montserrat Alvarado, Vatikan İletişim Ofisi’nin ilk kadın yöneticisi oldu. Selefi Papa Francis döneminde ise Fransisken rahibe Raffaella Petrini Vatikan Şehir Devleti yönetimine atanmış, Rahibe Simona Brambilla ise Ocak 2025’te Kutsanmış Yaşam Enstitüleri ve Apostolik Yaşam Toplulukları Dairesi’nin başına geçen ilk kadın olmuştu.

Ruhani yetkiler ile idari sorumluluklar arasındaki ayrım korunuyor

Vatikan bürokrasisinde kadınların üstlendiği idari roller güçlenirken, doğrudan ruhani yetki gerektiren alanlardaki sınırlamalar varlığını koruyor. Örneğin; bir din görevlisinin ruhbanlık statüsünün sonlandırılması veya bir dini cemaatin kapatılması gibi kararlarda kardinal imzası zorunluluğu bulunuyor. Bu çerçevede son atamalar, kadınların rahiplik makamına kabulünden bağımsız olarak kilisenin ekonomik, kurumsal ve idari yönetiminde daha etkin bir konuma geldiğini gösteriyor.

İLGİLİ HABERLER