Orta Doğu, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı hava operasyonlarının ardından son yılların en büyük askeri hareketliliğine sahne oluyor. İran’ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması ve bölgedeki müttefik üslere yönelik saldırıları, küresel enerji arzını ve deniz güvenliğini tehlikeye soktu. Bu gelişmeler üzerine Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ulusa sesleniş konuşmasında Paris’in "savunma odaklı" ancak kararlı yeni askeri stratejisini ilan etti.
Fransa'nın Amiral Gemisi Akdeniz Yolunda
Macron’un talimatıyla, Fransa’nın nükleer enerjili uçak gemisi Charles de Gaulle, beraberindeki fırkateyn eskortu ve hava unsurlarıyla birlikte bölgeye sevk edildi. Mevcut bilgilere göre, Fransız amiral gemisi şu anda Girit açıklarında konuşlanmış durumda (9 Mart 2026). Sevkiyat kapsamında bölgeye ek Rafale jetleri, sofistike hava savunma sistemleri ve havadan erken uyarı radar sistemleri gönderildi. Bu hamle, İran’ın dron ve füze tehditlerine karşı özellikle Doğu Akdeniz ve Körfez hattındaki Fransız vatandaşlarını, üslerini ve ticari çıkarlarını korumayı hedefliyor.

Hürmüz Boğazı İçin Uluslararası Koalisyon
Cumhurbaşkanı Macron, küresel ekonominin can damarı olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği yeniden sağlamak için askeri bir operasyonun "masada olduğunu" vurguladı. Fransa, deniz yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla Avrupa Birliği bünyesindeki Aspides misyonuyla koordineli şekilde yeni bir koalisyon kurma girişimini başlattı. Macron, Hürmüz’ün yanı sıra Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’deki tehditlerin de bertaraf edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu güzergahlar küresel ekonomi için vazgeçilmezdir" açıklamasında bulundu.
Müttefiklere Savunma Kalkanı ve Üs Kullanımı
Fransa, bölgedeki stratejik ortaklarına verdiği taahhütleri de güçlendiriyor. Özellikle İran yapımı dronların hedefi olan Avrupa Birliği üyesi Kıbrıs’a ek hava savunma araçları ve Languedoc fırkateyni yönlendirildi. Macron, Ürdün, Irak, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile olan savunma anlaşmalarına sadık kalacaklarını hatırlatırken, Kürt müttefiklere yönelik destek sözünü de yineledi. Ayrıca, bölgedeki gerilimin tırmanması üzerine Fransa, kendi askeri üslerini geçici olarak ABD uçaklarının kullanımına açma kararı aldığını duyurdu (5 Mart 2026).
"Savaşa Girmiyoruz, Savunmadayız"
Siyasi çevrelerde sevkiyatın bir saldırı hazırlığı olup olmadığı tartışılırken, Macron net bir çizgi çekti. Fransa’nın bölgede bir savaş yürütmediğini, ABD-İsrail operasyonlarına doğrudan dahil olmayacağını ancak müttefiklerinin toprak bütünlüğünü korumak için her türlü önlemi alacağını ifade etti. Bu kapsamda, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki 400 binden fazla Fransız vatandaşının tahliyesi için de hızlı eylem planları devreye sokuldu.