Japonya'da tarihi zafer: "Demir Leydi" Takaichi süper çoğunluğu garantiledi

Japonya'nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi, 8 Şubat 2026'da gerçekleşen erken genel seçimlerde Liberal Demokrat Parti (LDP) ile tarihi bir zafere imza attı. Yoğun kar yağışı ve zorlu hava koşullarına rağmen sandıktan çıkan sonuçlar, iktidar koalisyonuna parlamentoda "süper çoğunluk" sağlarken, Takaichi'ye tartışmalı savunma reformları ve ekonomi politikalarını hayata geçirmek için emsalsiz bir yetki verdi.

Japonya'da pazar günü gerçekleştirilen Temsilciler Meclisi seçimlerinde, Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki Liberal Demokrat Parti (LDP), tek başına 316 sandalye kazanarak 465 koltuklu mecliste mutlak hakimiyetini ilan etti. Koalisyon ortağı Japonya İnovasyon Partisi'nin (Ishin) kazandığı 36 sandalye ile birlikte iktidar bloğu, anayasa değişikliği gibi kritik kararlar için gereken 310 barajını aşarak toplamda 352 sandalyeye ulaştı. 

Ekim 2025'te göreve gelen Takaichi'nin, popülaritesini konsolide etmek amacıyla aldığı erken seçim kararı, muhalefetin hazırlıksız yakalanmasıyla birleşince LDP için 1955'ten bu yana görülen en büyük zaferlerden birine dönüştü.

Muhalefet Cephesinde Tarihi Çöküş

Seçim sonuçları, muhalefet partileri için tam bir yıkım oldu. Muhalif'in dünya basınından derlediğine göre Anayasal Demokrat Parti ve Komeito'nun birleşmesiyle seçimden sadece haftalar önce kurulan "Merkez Reform İttifakı", beklenen sinerjiyi yaratamadı ve sandalye sayısı 167'den 49'a kadar geriledi. Siyasi analistler, bu sonucu seçmenin parçalı ve vizyonsuz bulduğu muhalefete kestiği bir "güvensizlik faturası" olarak yorumluyor. Takaichi'nin "çalışkan ve kararlı" imajı, özellikle genç seçmenler arasında karşılık bulurken, muhalefetin birleşme hamlesi "seçim mühendisliği" olarak algılandı ve ters tepti.

Savunma Reformları ve "Japonya Önce" Politikası

"Süper çoğunluk" elde edilmesi, Takaichi'nin uzun süredir savunduğu ve "şahin" olarak nitelendirilen politikalarının önünü açıyor. (Seçim zaferinin hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya üzerinden Takaichi'yi "Güçlü ve bilge lider" olarak tebrik etmesi, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın derinleşeceğinin sinyalini verdi.) Başbakan Takaichi'nin ajandasının ilk sırasında, Çin'in bölgesel nüfuzuna karşı Japonya'nın savunma kapasitesini artırmak ve pasifist anayasayı revize etmek yer alıyor. Pekin yönetimi ile Tayvan konusunda yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, yeni dönemde Tokyo'nun dış politikada çok daha proaktif ve sert bir çizgi izlemesi bekleniyor.

Ekonomi ve Piyasalarda "Takaichi Riski"

Zaferin siyasi büyüklüğüne rağmen, ekonomi cephesinde belirsizlikler sürüyor. Takaichi'nin seçim vaatleri arasında yer alan gıda ürünlerinde tüketim vergisinin (%8) askıya alınması ve büyük çaplı teşvik paketleri, mali disiplin konusunda piyasaları endişelendiriyor. 

Japonya'nın halihazırda gelişmiş ekonomiler arasındaki en yüksek kamu borç yüküne sahip olması, bu popülist harcamaların nasıl finanse edileceği sorusunu gündeme getiriyor. Finansal analistler, Takaichi'nin zaferinin ardından yen üzerinde baskı oluşabileceği ve tahvil piyasalarında dalgalanmalar yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Başbakan ise zafer konuşmasında "Sorumlu ancak agresif bir mali politika" izleyeceklerinin altını çizdi.

İLGİLİ HABERLER