İspanya hükümeti, göçmen krizi nedeniyle Ceuta halkından özür diledi

İspanya hükümeti, binlerce göçmenin ulaştığı Ceuta’daki kriz nedeniyle özür dilerken göç ve sığınma sisteminde değişiklik planını açıkladı.

İspanya hükümeti, haftalardır Kuzey Afrika’daki İspanya toprağı Ceuta’yı etkileyen göçmen krizi nedeniyle kent sakinlerinden özür diledi. Hükümet, krizin yönetimini merkezileştirirken göç ve sığınma mevzuatında kapsamlı değişiklikler yapılacağını açıkladı.

“Kendilerini terk edilmiş hisseden herkesten özür dilemek istiyorum”

İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, parlamentodaki bir komitede yaptığı açıklamada, kriz nedeniyle kendilerini terk edilmiş hisseden Ceuta sakinlerinden özür diledi.

Robles, “Kaygı, terk edilmişlik ve güvensizlik duygularınıza bizzat tanık oldum” ifadelerini kullandı.

Ceuta’ya on binlerce göçmen geçti

Ceuta Belediye Başkanı Juan Jesús Vivas tarafından paylaşılan rakamlara göre, 30 ve 31 Temmuz’da Fas’tan Ceuta’ya en az 72 bin göçmen geçti. Göçmenlerin önemli bölümü sınır çitinin çevresinden yüzerek kente ulaşırken, toplu geçiş sırasında en az 100 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Göçmenlerin büyük çoğunluğu birkaç saat içinde Fas’a geri dönerken, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu birkaç bin kişi Ceuta’da kaldı. Kentte kalanların önemli bir bölümünün sahillerde veya sokaklarda açıkta uyuduğu aktarıldı.

Krizin yönetimi merkezileştirildi

Başbakan Pedro Sánchez liderliğindeki Sosyalist hükümet, krizin çözülmesi yönündeki baskının artmasının ardından Ceuta’daki durumu ulusal güvenlik açısından önem taşıyan bir durum olarak ilan etti.

Bölgesel Politika Bakanı Ángel Víctor Torres, müdahalenin koordinasyonundan sorumlu olurken kriz yönetimindeki yetki Ceuta yerel yönetiminden merkezi hükümete devredildi.

Göç ve sığınma sisteminde değişiklik planı

İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, göç ve sığınma mevzuatında yapılması planlanan değişikliklerin Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleriyle uyumlu hale getirileceğini açıkladı.

Plan kapsamında, belgesiz bir göçmenin ülkeye girişinin ardından tıbbi, biyometrik ve hukuki değerlendirmeler sırasında bekleyebileceği sürenin üç günle sınırlandırılması öngörülüyor. AB düzenlemeleri bu sürenin yedi güne kadar uzatılmasına izin veriyor.

Reformlarla ayrıca sığınma başvurularının değerlendirilmesi için iki aşamalı bir sistem oluşturulması ve acil kabul edilen dosyaların daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor.

Hükümet içinde çelişkili açıklamalar

Ceuta’daki kitlesel geçiş öncesinde güvenlik birimlerinin bilgilendirilip bilgilendirilmediği konusunda hükümet üyelerinin açıklamaları arasında farklılıklar ortaya çıktı.

Robles, istihbarat birimlerinin olası bir göçmen geçişine ilişkin bilgileri olaydan kısa süre önce güvenlik güçleriyle paylaştığını söyledi. Grande-Marlaska ise “30 Temmuz'da sonunda yaşananların yaşanacağına işaret eden herhangi bir rapor yoktu” ifadelerini kullandı.

Robles daha sonra söz konusu bilginin bir rapor aracılığıyla iletilmediğini belirtti.

Fas ile ilgili tartışmalar yeniden gündemde

Sánchez, kitlesel geçişten insan kaçakçılarını ve sosyal medya faaliyetlerini sorumlu tutarken, İspanya’da bazı çevreler sorumluluğa ilişkin eleştirilerini Fas’a yöneltti.

Muhafazakâr Halk Partisi (PP) üyesi Esther Muñoz, parlamentoda yaptığı konuşmada Ceuta’daki krizin 30 Temmuz’da başlamadığını savunarak durumun yıllardır şekillendiğini söyledi.

Kriz, Fas’ın Ceuta ve Melilla üzerindeki hak iddialarına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Fas Adalet Bakanı Abdellatif Ouahbi, geçen hafta ülkesinin kentler üzerindeki “tarihsel ve coğrafi hakkından” söz ederek İspanya ile görüşme yapılmasını önermişti.

Robles ise Ceuta ve Melilla’nın İspanyol statüsünün tartışmaya açılmasına karşı çıkarak, “Herhangi bir hükümetin herhangi bir bakanının, bu durumda Fas'ın, Ceuta ve Melilla'nın İspanyol statüsünü sorgulamasına izin vermeyeceğim” dedi.

İLGİLİ HABERLER