Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının son dönemde Kıbrıslı Türklere yönelik diplomatik, kültürel ve sportif alanlarda yoğunlaştırdığı engelleme girişimlerine karşı üç önemli isme mektup gönderdi. Erhürman'ın mektupları, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Barcelona Futbol Kulübü Başkanı Joan Laporta'ya iletildi.
Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Erhürman, mektuplarında Rum tarafının bu hamlelerine tepki gösterirken, özellikle girişimlerin zamanlamasına dikkat çekti. BM Genel Sekreteri'nin adaya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında taraflara ilettiği 'güvenin yeniden tesis edilmesine odaklanılması' çağrısını hatırlatan Erhürman, Rum tarafının bu tavsiyenin aksine adımlar attığını kaydetti. Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesini öngören BM Genel Sekreteri raporunu, AB Konseyi ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi kararlarını anımsatan Erhürman, bu doğrultudaki adımların daha fazla ertelenmeden atılması gerektiğini belirtti.
Çocuklara Yönelik Engelleme Tepkisi
Erhürman mektuplarında, Kıbrıs Rum yönetiminin çocukların ve gençlerin dünyayla bağ kurmasını engellemeye yönelik çabalarının iki halk arasındaki güvensizliği daha da derinleştirdiğini vurguladı. Bu durumun BM Genel Sekreteri öncülüğünde yürütülen çözüm çabalarına zarar verdiğini kaydeden Erhürman, özellikle İspanyol kulübü Barcelona'nın akademisi 'Barça Academy' tarafından eylül ayında Yakın Doğu Üniversitesi tesislerinde düzenleneceği duyurulan 6-18 yaş arası gençlik futbol kampının iptaline dikkat çekti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Rum Futbol Federasyonu'nun UEFA, İspanya hükümeti ile futbol federasyonu nezdindeki baskıları sonucu iptal edilen kamp, Erhürman'ın mektuplarında önemli bir yer tuttu.
Erhürman'ın bu girişimi, Rum tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik izolasyon politikalarına karşı uluslararası platformlarda yürütülen mücadelenin yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor. Mektupların içeriğinde, Rum tarafının bu tür engellemelerle Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda temsilini ve kültürel etkileşimini kısıtlamaya çalıştığı ifade ediliyor.