6 Şubat, Birleşmiş Milletler tarafından Kadın Sünnetine Karşı Sıfır Tolerans Günü olarak anılıyor. Ancak her yıl bu tarihte paylaşılan veriler, uygulamanın hâlâ milyonlarca kız çocuğu ve kadının hayatını kararttığını gözler önüne seriyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tahminlerine göre bugün dünyada 230 milyon kız çocuğu ve kadın, farklı yöntemlerle “kadın sünneti” olarak adlandırılan genital sakatlamaya maruz kalmış durumda. Birleşmiş Milletler (BM), dünya genelinde yaklaşık 4 milyon kız çocuğunun her yıl bu riskle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
BM verilerine göre kadın sünneti; özellikle Afrika, Orta Doğu ve Asya’daki 30 ülkede yoğunlaşıyor. Bununla birlikte Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’da yaşayan göçmen topluluklar arasında da bu uygulamaya rastlanıyor.

“11 yaşındaydım, kimse bana ne olacağını söylemedi”
Kenya’nın Isiolo bölgesinde yaşayan Borana Kabilesi’nden Bishara Sheikh Hamo, kadın sünnetinin hem fiziksel hem de ruhsal sağlık üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını söylüyor.
“11 yaşındaydım. Büyükannem her kızın saf ve temiz olmak için bunu yapması gerektiğini söylüyordu” diyen Bishara, hayatı boyunca idrar sorunları, tekrarlayan enfeksiyonlar ve adet düzensizlikleri yaşadığını, ileride ancak sezaryenle doğum yapabileceğini kimsenin söylemediğini anlatıyor. Bugün ise kadınların genital sakatlanmasına karşı mücadele eden bir aktivist.
“Buz küpüne dönüyorsun”
Mısırlı blogger ve film yapımcısı Omnia İbrahim de bu uygulamanın kadınların bedenleri ve ilişkileriyle bağını derinden zedelediğini söylüyor:
“Hiçbir şey hissetmiyorsun. Kimseyi sevemiyor, arzu duyamıyorsun.”
Omnia, kadın sünnetinin psikolojik etkilerini yetişkinliğinde de taşımaya devam ettiğini ve büyüdüğü toplumda bedenin “lanetlenmiş” olarak öğretildiğini ifade ediyor.
Kadın sünneti nedir?
Kamuoyunda “kadın sünneti” olarak bilinen uygulama; tıbbi olmayan nedenlerle kadınların dış genital organlarının kısmen ya da tamamen kesilmesini veya yaralanmasını kapsıyor. WHO, bu işlemlerin tamamını genital sakatlama olarak tanımlıyor ve hiçbir sağlık faydası olmadığını vurguluyor.

Kadın sünnetinin 4 türü
Klitoridektomi: Klitorisin kısmen ya da tamamen alınması
Eksizyon: Klitoris ve iç dudakların kesilmesi
İnfibülasyon: İç ve dış dudakların kesilerek dar bir açıklık bırakılması
Diğer zararlı işlemler: Delme, kazıma ve oyma gibi müdahaleler
WHO uyarıyor: Sadece zararı var
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kadın sünneti; şiddetli ağrı, aşırı kanama, enfeksiyon, doğum komplikasyonları, psikolojik travma ve hatta ölüm riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar bu uygulamayı kadına yönelik şiddet ve insan hakları ihlali, çocuklara uygulanmasını ise çocuk istismarı olarak değerlendiriyor.
BM, her yıl 6 Şubat’ta dünya genelinde bu uygulamaya tamamen son verilmesi çağrısını yineliyor.