Evrenin uzak köşesinde dev patlama: Gezgin kara delik bir yıldızı yuttu

Evrenin uzak bir köşesinde, galaksinin kıyısında dolaşan süper kütleli bir kara deliğin bir yıldızı parçalayarak yuttuğu nadir bir olay kaydedildi. The Astrophysical Journal Letters'ta yayımlanan keşif, galaksi merkezinin çok uzağında tespit edilen bir "gezgin" kara deliğin ilk kez bu kadar net gözlemlenmesini sağlarken, olay anında yayılan ışık 10 milyar Güneş'in toplam parlaklığına erişti.

NASA'nın Neil Gehrels Swift Gözlemevi, evrenin derinliklerindeki bir galaksinin merkezinden alışılmadık ölçüde uzakta bulunan süper kütleli bir kara deliğin, bir yıldızı parçaladığı son derece nadir anlara tanıklık etti. Gökbilimciler tarafından resmi olarak "TDE 2025abcr" adıyla kataloglanan bu gelgit bozulma olayı sırasında ortaya çıkan ışık, en parlak döneminde yaklaşık 10 milyar Güneş'in toplam parlaklığına ulaşarak çevresindeki her şeyi gölgede bıraktı. Maryland Üniversitesi ve NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde görev yapan Robert Stein liderliğindeki araştırmanın sonuçları, 27 Temmuz 2026'da The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlandı.

Yapay zekâ destekli benzersiz keşif

Bilim insanlarının “yetim” veya “gezgin” olarak nitelendirdiği bu süper kütleli kara delik, Dünya’dan yaklaşık 750 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan (WISEA J014656.04-152214.7 isimli) galaksinin merkezinden 30 bin ışık yılından daha uzak bir noktada yer alıyor. Süper kütleli kara deliklerin genellikle galaksilerin çekirdeklerinde bulunması, devasa cismin bu noktaya nasıl ulaştığı sorusunu gündeme getirdi. Keşfin ilk işareti, Güney Kaliforniya’daki Palomar Gözlemevi tarafından yürütülen Zwicky Geçici Tesisi (ZTF) sayesinde Kasım 2025’te belirlenmişti. ZTF’nin her gece kaydettiği yaklaşık 500 bin ışık değişimini inceleyen "tdescore" isimli yeni bir yapay zekâ algoritması, ışıldamanın galaksinin dış kesimlerinde bulunmasına rağmen bir yıldızın parçalanma anıyla tam olarak eşleştiğini tespit etti.

Sıcaklık 30 bin dereceyi aştı

Gelgit bozulma olayları, bir yıldızın büyük bir kütle çekimine sahip kara deliğe aşırı yaklaşması ve güçlü yörünge baskısıyla parçalanması sonucunda meydana geliyor. Yıldızdan kopan maddeler kara deliğin çevresinde hızla sarmal çizip ısınarak uzayın çok uzak noktalarından bile görülebilen parlak bir ışık hüzmesi oluşturuyor. ZTF’nin ilk tespitinin ardından Şili’de bulunan Güney Astrofizik Araştırma Teleskobu (SOAR) bu benzersiz ışımanın tayfını inceleyerek parçalanma senaryosunu doğruladı. Ardından gökbilimciler, yer tabanlı teleskopların algılayamadığı dalga boylarına bakmak için NASA’nın Swift Gözlemevi’ni kullandı. Yapılan incelemelerde kara deliğin Güneş’in yaklaşık bir milyon katı kütleye sahip olduğu hesaplanırken, Swift'in Ultraviyole/Optik Teleskobu (UVOT) ile yapılan ölçümlerde ortaya çıkan sıcaklığın yaklaşık 30 bin santigrat dereceye (54 bin Fahrenheit) ulaştığı saptandı.

Galaksi birleşmelerinin kalıntısı olabilir

Günümüzdeki gelişmiş gökyüzü taramalarında yılda ortalama 30 gelgit bozulma olayı tespit edilebilirken, 2024’ten önce doğrulanmış bütün örneklerin galaksi merkezlerinde meydana gelmiş olması bu yeni keşfi çok daha özel kılıyor. Araştırmacılar, merkezden 30 bin ışık yılı gibi devasa bir uzaklıkta yer alan bu kara deliğin konumu için iki muhtemel senaryo üzerinde duruyor. İlk tahmine göre, geçmişte yaşanan üç veya daha fazla galaksinin birleşmesi sırasında süper kütleli kara delikler arasındaki kütle çekimsel savaş, en zayıf kara deliğin sistemin dışına doğru savrulmasıyla sonuçlandı. İkinci ve daha güçlü senaryoya göre ise, küçük bir cüce galaksi şu anki büyük galaksiyle hâlâ birleşme sürecinde. Cüce galaksinin yıldızları büyük sisteme katılırken, içlerinden biri eski cüce galaksinin merkezinden kopup gelen kara deliğe fazla yaklaşarak sonunu hazırladı.

Daha fazla gezgin kara delik aranıyor

Swift’in morötesi ve X-ışını gözlemleri, uzay aracının yörüngesinin yükseltilmesi için planlanan çalışma nedeniyle geçici olarak durdurulmuş olsa da, daha yüksek bir yörüngeye taşınması halinde yeni gezgin kara deliklerin izinin sürülmesi hedefleniyor. Ana görevi 2004-2006 yılları arasında yürütülen emektar Swift aracı, 20 yılı aşkın süredir evrendeki değişimleri gözlemlemeyi sürdürüyor. Bilim insanları aynı yapay zekâ analiz yöntemini Şili’de faaliyete geçen Vera C. Rubin Gözlemevi ve NASA’nın çok yakında göreve başlayacak Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu’nun verilerine de entegre etmeyi planlıyor. Bu geniş kapsamlı gözlem ağından elde edilecek verilerin, evrende yalnız başına dolaşan süper kütleli kara deliklerin gerçekte ne kadar yaygın olduğunu belirlemekte kritik bir rol oynaması bekleniyor.

İLGİLİ HABERLER