Harvard Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve Science dergisinde yayımlanan araştırma, uzay bilimleri açısından dikkat çeken bir gelişmeyi ortaya koydu. Bilim insanları, Dünya'dan yaklaşık 50 ışık yılı uzaklıkta bulunan LHS 1140 b adlı kayalık ötegezegende ilk kez doğrudan atmosfer izine ulaştı.
Yaşanabilir bölgede yer alan Dünya benzeri bir gezegende atmosfer tespit edilmesi, evrende yaşamın izlerini araştıran bilim dünyası için önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
Atmosferin büyük bölümü helyumdan oluşuyor
Araştırmacıların geliştirdiği bilgisayar modellerine göre LHS 1140 b, milyarlarca yıllık evrim sürecinde hafif hidrojen gazını büyük ölçüde kaybederken, helyumu korumayı başardı. Bu süreç sonunda gezegenin büyük oranda helyumdan oluşan ince bir atmosfere sahip olduğu belirlendi.
Gezegen, Güneş'in yaklaşık beşte biri büyüklüğündeki soğuk bir kırmızı cüce yıldızın çevresinde dönüyor ve sıvı suyun varlığına elverişli kabul edilen yaşanabilir bölgede bulunuyor.
Yoğun radyasyona rağmen atmosferini korudu
Araştırmada, LHS 1140 b'nin oluşumundan bu yana güçlü X-ışını ve morötesi ışınıma maruz kaldığı belirtildi. Buna rağmen gezegenin ilk oluşum döneminde sahip olduğu helyumun önemli bir kısmını koruyabilmesi, atmosferinin günümüze kadar ulaşmasını sağladı.
Bilim insanları, bu durumun gezegenin uzun süre boyunca kararlı bir atmosfer yapısını muhafaza ettiğine işaret ettiğini ifade ediyor.
Sıvı su ihtimali araştırılmaya devam edecek
Dünya'nın yaklaşık beş katı kütlesine ve 1,7 katı yarıçapına sahip olan LHS 1140 b'nin yaşanabilir bölgede bulunması, gezegende sıvı su bulunma ihtimalini gündemde tutuyor.
Bununla birlikte araştırmacılar, mevcut çalışmanın yaşamın varlığını kanıtlamadığını, yalnızca atmosferin özelliklerini ortaya koyduğunu vurguluyor. Atmosferin daha ayrıntılı analiz edilmesiyle su ve diğer yaşamsal bileşenlere ilişkin daha net sonuçlara ulaşılması hedefleniyor.
Keşif yer tabanlı teleskoplarla gerçekleştirildi
Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de gözlemlerin uzay teleskopları yerine yer tabanlı teleskoplar kullanılarak yapılmış olması oldu.
Uzmanlara göre bu gelişme, gelişmiş yeryüzü gözlemevlerinin de Dünya benzeri kayalık gezegenlerin atmosferlerini incelemede önemli bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Aynı yöntemin gelecekte benzer özelliklere sahip ötegezegenlerin araştırılmasında da kullanılabileceği değerlendiriliyor.