Pensilvanya Üniversitesi tarafından yürütülen yeni çalışma, uykuya yardımcı olarak pazarlanan seslerin aslında uyku kalitesine zarar verebileceğini ortaya koyuyor. Özellikle "pembe gürültü" (pink noise) adı verilen ve düşük frekanslarda yoğun olan seslerin etkileri incelendi.
Pembe gürültü nedir?
Kuantum dünyasından aşina olduğumuz "farklı dalga boyları" kavramı ses dünyasında da bulunuyor. Sürekli ve geniş bir frekans aralığına yayılan seslere "geniş bant gürültüsü" deniyor. Örneğin:
- Beyaz gürültü: Tüm frekanslarda eşit yoğunlukta, statik radyo sesine benzer.
- Pembe gürültü: Düşük frekanslarda yoğun, yağmur veya şelale sesi gibi yumuşak algılanır.
Laboratuvar testleri ve bulgular
25 yetişkin üzerinde yapılan yedi gecelik laboratuvar testlerinde, farklı ses koşullarında uyku döngüleri izlendi. Sonuçlar çarpıcıydı:
- Çevresel gürültüye maruz kalanlar, en derin uyku evresi olan N3’te ortalama 23 dakika daha az kaldı.
- Sadece 50 desibel seviyesindeki pembe gürültü, REM uykusundan yaklaşık 19 dakika çaldı.
- Pembe gürültü ve çevresel gürültü birlikte verildiğinde, gece boyunca uyanık kalma süresi önemli ölçüde arttı.
- Kulak tıkacı kullanan katılımcılarda, pembe gürültünün olumsuz etkileri gözlenmedi.
Çocuklar için riskli olabilir
Araştırmacı Mathias Basner, REM uykusunun hafıza güçlendirme, duygusal düzenleme ve beyin gelişimi için hayati önem taşıdığını belirtti:
“Bulgularımız, pembe gürültü ve diğer geniş bant seslerin uykuda çalınmasının zararlı olabileceğini gösteriyor. Özellikle beyinleri hala gelişmekte olan ve yetişkinlere göre daha fazla REM uykusuna ihtiyaç duyan çocuklar ve bebekler için bu durum daha riskli olabilir.”