4 bin yıllık mumyalar şaşırttı: Antik Mısır prenseslerinin savaşçı olabileceği ortaya çıktı

Antik Mısır prenseslerine ait mumyalar üzerinde yapılan araştırma, kraliyet kadınlarının savaş eğitimi almış olabileceğine işaret eden dikkat çekici bulgular ortaya koydu.

Yaklaşık 4 bin yıl önce yaşamış Antik Mısır prenseslerine ait mumyalar üzerinde yapılan yeni bir araştırma, kraliyet ailesine mensup kadınların yalnızca törensel figürler olmadığını, aynı zamanda savaş eğitimi almış olabileceklerini ortaya koyan dikkat çekici bulgular sundu.

Bir asırdan fazla süre depoda unutuldu

Mumyalar, ilk kez 1890'lı yıllarda Fransız arkeolog Jacques de Morgan tarafından Dahşur Piramit Kompleksi'nde bulundu. Kalıntılar 1915 yılında Kahire'deki Mısır Müzesi'ne taşındı ancak yanlış etiketlenerek uzun yıllar boyunca depolarda muhafaza edildi.

Söz konusu kalıntılar, 2020 yılında Beni Suef Üniversitesi'nden arkeolog Zeinab Hashesh tarafından müzedeki envanter çalışmaları sırasında yeniden keşfedildi.

Kemikler savaş eğitiminin izlerini taşıyor

Araştırmada incelenen altı mumyadan dördünün, MÖ 20. yüzyılda hüküm süren 12. Hanedan firavunlarından II. Amenemhat'ın kızlarına ait olduğu belirlendi. Prenseslerin mezarlarında yay, ok ve hançer gibi silahların bulunmasının yanı sıra kemiklerde düzenli fiziksel aktivite ve silah kullanımına işaret eden kas gelişimi ile aşınma izleri tespit edildi.

Prenseslerin iskeletleri dikkat çekici bulgular sundu

Bilim insanları, Prenses Ita'nın üst vücut kemiklerindeki belirgin kas izlerinin topuz ve hançer gibi silahların yoğun kullanımına uygun olduğunu değerlendirdi. Prenses Itawaret'in iskeletinde iyileşmiş kaburga ve bacak kırıkları ile okçuluk eğitimi aldığına işaret eden kemik yapıları tespit edildi.

Prenses Khenmet'te ise osteoporoz belirtilerine rağmen güçlü bağ dokusu yapısı gözlemlendi. Ayrıca dört prensesin iskeletlerinde aynı nadir doğumsal omurga deformasyonunun bulunması, aralarındaki yakın akrabalık bağını da doğruladı.

Antik Mısır'da kadınların rolü yeniden değerlendirilebilir

Araştırmanın başyazarı Zeinab Hashesh, prenseslerin taşıdığı "mesu-nisut" unvanının "Kralın Kızı" anlamına geldiğini belirterek, bu kadınların yalnızca hanedan üyeleri değil, firavunun kutsal otoritesini temsil eden ritüellerde de önemli görevler üstlendiğini ifade etti.

Frontiers in Environmental Archaeology dergisinde yayımlanan araştırma, Antik Mısır'da kadınların toplumsal ve askeri rolleri hakkındaki yerleşik görüşlerin yeniden değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek bulgular ortaya koydu.

İLGİLİ HABERLER