İstanbul
Kapalı
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,9903 %0.11
55,7595 %-0.00
6.537,90 %-3.01
83.074,01 %-2.11
Muhalif. ”İstanbul Kokuları” söyleşisi

”İstanbul Kokuları” söyleşisi

”İstanbul Kokuları” söyleşisi
Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL (AA) İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce düzenlenen "İstanbul Kokuları" başlıklı söyleşi, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi'nde gerçekleştirildi.

Söyleşide, Osmanlı döneminde İstanbul'a özgü parfüm kokularına, hammaddelerine ve muhafaza etmek amacıyla kullanılan camlara değinildi.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi Müdürü Ekrem Aytar'ın yönetimini üstlendiği söyleşide, Prof. Dr. Üzlifat Özgümüş, koleksiyoner Bekir Kantarcı ve İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz konuşma yaptı.

Açılış konuşmasında Yılmaz, "İstanbul Kokuları, özel ve tematik bir serinini ilki. Bundan sonra İstanbul'un kedileri, İstanbul'un sokakları, İstanbul'un suları gibi onlarca başlık yapacağız. Açılış kokuyla oldu." dedi.

Ekrem Aytar da geçen mayıs ayında Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde Özgümüş ve Kantarcı ile koku üzerine "Gılafı Reyya" sergisini açtıklarını söyledi.

"Türkiye'de bir koku müzesi nasıl olabilir, bunun çalışmasını yaptık"

Bekir Kantarcı, Osmanlı kokuculuğu ve kokularının çok zengin bir tarihe sahip olduğunu belirterek, "Parfümün ambalaj, şişe, tasarım, tarih, geçmişten günümüze geçirdiği aşamaları araştırıp bunu da meslek olarak icra ederken, dünyadaki müzeleri gezdik. Bu müze ziyaretlerinde dikkatimi çeken bir konu vardı ki o da böylesine zengin bir koku medeniyetinin, bir koku müzesine sahip olamayışı. Türkiye'de bir koku müzesi nasıl olabilir, bunun çalışmasını yaptık. Bunu da ilk fırsatta hayata geçirebilmek dileğiyle."

Prof. Dr. Üzlifat Özgümüş ise kokulara, kokuların nerede saklandığına ve nasıl tasarılarla bugüne kadar geldiğine değinerek, "Bütün eski medeniyetlerde bunu görüyoruz. Sümer'de, Akad'da, Babil'de, Yunan'da, Mısır'da, Roma'da bütün kokular çok özel anlamlar taşıyor. Güzel kokmanın yanında dini anlamları da var. Bütün devlet ve dini törenlerde, mutlaka koku törene eşlik eder." diye konuştu.

Ayrıca 16. yüzyılda yaşamış olan Nakkaş Osman'ın minyatürlerinde resmettiği camları Marmaray kazılarında bulduklarını aktaran Özgümüş, şu bilgileri verdi:

"Cam en kıymetli koku kabı. Camın üretimi çok zor olduğu için kıymetli bir malzeme haline gelmiş. Osmanlı saraylarında da her şeyin en güzelini istiyorlar. Venedikli camcılara modeller veriyorlar. Camcıların en büyük şikayeti ise saraydakiler o kadar zor isteklerde bulunuyorlar ki 'biz bunları galiba yapamayacağız' diyorlar. Yani saraya gelen camların çoğu aslında ithal."

Yaklaşık 1 saat süren program soru cevap kısmının ardından son buldu.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız