İstanbul
Parçalı az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0370 %0.04
55,4512 %-0.21
6.572,56 %0.32
84.060,01 %0.58
Muhalif. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ”Filistin’de barış” paneli

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ”Filistin’de barış” paneli

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan: ”Yakın ya da uzak geçmişte yaşanan olayların intikamını sivil insanları öldürerek almak, bir hükümetin, bir siyasi hareketin alabileceği en insanlık dışı tutumdur” İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Remzi Sanver: ”Son dönemde yaşanan olaylar, Filistinlilerin haklarını savunanların karşılaştığı zorlukların altını çiziyor”

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ”Filistin’de barış” paneli
Okunma Süresi: 4 dk

İSTANBUL (AA) İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından santralistanbul Kampüsü'nde düzenlenen "Öğrenilmiş Sessizliği Bırakıp Gerçeği Konuşmak: Filistin'de Baskılarla Başa Çıkmak ve Barışı Sağlamak" başlıklı uluslararası panel düzenlendi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Remzi Sanver'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Brown Üniversitesi'nde Soykırım Çalışmaları Profesörü Omer Bartov, Toronto Üniversitesi Dalla Lana Halk Sağlığı Okulu Profesörü Izzeldin Abuelaish, Sao Paulo Üniversitesi Çağdaş Arap Tarihi Profesörü Arlene Elizabeth Clemesha ve Edinburgh Üniversitesi Nicel Siyaset Bilimi Profesörü Uğur Özdemir, ifade özgürlüğünü savunan ama Filistin'in sesini susturan kurumlardaki çelişkileri gündeme getirerek Filistin'de barışın sağlanması için yapılması gerekenleri ele aldı.

Açıklamada paneldeki açılış konuşmasına yer verilen İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan, Orta Doğu'nun, insanlığın ilk zamanlarından bu yana pek çok çatışmaya sahne olduğunu vurguladı.

Yazgan, Ortadoğu'da insanlığın, hemen her milletin, her topluluğun geçmişten gelen acılarının olduğunu belirterek, "Yakın ya da uzak geçmişte yaşanan olayların intikamını sivil insanları öldürerek almak, bir hükümetin, bir siyasi hareketin alabileceği en insanlık dışı tutumdur. Ne yazık ki geçtiğimiz Ekim ayından bu yana İsrail ve Gazze'de tanık olduğumuz şey budur. Tüm uluslararası toplumun Gazze'de sivillerin ayrım gözetmeksizin katledilmesine son verme konusundaki acizliği bizi çok tehlikeli bir ayrılığa götürüyor." ifadelerini kullandı.

"Yaşananlar, anlatıların nasıl inşa edildiği ve yayıldığına ilişkin sistematik bir sorunu ortaya koyuyor"

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı Prof. Dr. M. Remzi Sanver ise batı dünyasının ifade özgürlüğünü savunan kurumlarının, ana akım anlatılardan farklı sesleri dışladığını ve bazen de susturduğuna dikkati çekti.

Sanver, bu tutarsızlığın tezahürlerinin Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta görüldüğünün altını çizerek, "Bu panelde ise bunu Filistin bağlamında tartışacağız. Son dönemde yaşanan olaylar, Filistinlilerin haklarını savunanların karşılaştığı zorlukların altını çiziyor. İsrail'in Gazze'deki savaşına karşı düzenlenen öğrenci protestolarına yönelik baskılar buna örnektir. Yaşananlar, anlatıların nasıl inşa edildiği ve yayıldığına ilişkin sistematik bir sorunu ortaya koyuyor." değerlendirmelerinde bulundu.

Brown Üniversitesi Soykırım Çalışmaları Profesörü Omer Bartov ise İkinci Dünya Savaşı sonrasında verilen bir daha dünyada soykırım yaşanmayacağı sözünün 1945'ten bu yana yaşanan soykırımlarla ihlal edildiğini ifade ederek, insanların soykırım terimini, meydana gelen korkunç bir şeyi tanımlamak istediklerinde kullandığını belirtti.

"Harekete geçerek hükümetlerimizin uluslararası toplum içinde hareket etme şekli üzerinde bir etkiye sahip olabiliriz"

"Vahşet, sivillerin kitlesel olarak öldürülmesi, şehirlerin yıkılması, nüfusun yerinden edilmesi, planlı askeri şiddet ve tüm bu eylemler gerçekten de suç olan, kabul edilemez, ahlak dışı, etik dışı olarak tanımlanabilecek eylemlerdir. Ancak bu eylemler her zaman soykırım demek değildir." diyen Bartov şunları vurgu yaptı:

"Uluslararası hukukta önemli olan tek tanım 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Soykırım Suçu ve Suçun Önlenmesi Sözleşmesi'nde yer alan tanımdır. Bir ülkenin uluslararası hukuk çerçevesinde soykırımdan suçlu bulunması için bir grubu kasıtlı olarak yok etme niyetiyle yola çıkmış olması gerekir. Bunu kanıtlamak çok zor bir şey ve genellikle uzun zaman alıyor çünkü belirli bir nüfusu yok etmek için önceden tasarlanmış bir plan olduğunu ve bu planın tamamen veya kısmen uygulandığını belgelemeniz gerekiyor."

Antisemitizmin gerçek ve mevcut bir tehlike olduğunu ancak Gazze'de yaşananlara itiraz edenleri susturmak amacıyla kullanılan bir silah haline getirildiğini belirten Bartov, "'Uluslararası hukuk var ama bunun bir önemi yok', diye bakmak yerine harekete geçerek hükümetlerimizin uluslararası toplum içinde hareket etme şekli üzerinde bir etkiye sahip olabiliriz." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız