İstanbul
Kapalı
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,4228 %0.04
55,4036 %0.38
6.543,53 %0.35
81.783,42 %-1.98
Muhalif. Uyuz tedavisinde ”ivermektin” ile yeni bir dönem başladı

Uyuz tedavisinde ”ivermektin” ile yeni bir dönem başladı

DSÖ listesinde yer alan ”ivermektin” etken maddeli oral tablet, son yıllarda görülme sıklığı artan uyuz hastalığının tedavisi için Türkiye’de ilk defa kullanıma sunuldu İÜC Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay: ”İvermektine karşı herhangi bir direnç gelişmediğinden dolayı aslında çok etkili, elimizi güçlendirmiş durumda. Yani şu anda uyuza karşı elimizde güçlü bir silahımız var”

Uyuz tedavisinde ”ivermektin” ile yeni bir dönem başladı
Okunma Süresi: 4 dk

İSTANBUL (AA) İstanbul ÜniversitesiCerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, uyuz hastalığında "ivermektin" etken maddeli oral tabletin Türkiye'de kullanılmaya başlandığını belirterek, "İvermektine karşı herhangi bir direnç gelişmediğinden dolayı aslında çok etkili, elimizi güçlendirmiş durumda. Yani şu anda uyuza karşı elimizde güçlü bir silahımız var." dedi.

Son yıllarda görülme sıklığı artan uyuz hastalığının tedavisinde yaşanan yeni gelişmelerle beraber Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) listesinde yer alan "ivermektin" etken maddeli oral tablet, Türkiye'de ilk defa kullanıma sunuldu.

Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, basın mensuplarına, uyuz hastalığı ve yeni tedavi yöntemiyle ilgili yaptığı açıklamada, uyuzun parazitik bir hastalık olduğunu söyledi.

Uyuzun "sarcoptes" denilen parazitin bulaşmasıyla başladığına değinen Kutlubay, "Özellikle dişi parazitler deri altına yerleşerek deri altına bir tünel kazarlar ve yumurtalarını o tünellerin içerisine bırakırlar. Yaklaşık bir hafta içerisinde yumurtalardan larvalar çıkar. Larvalar deri yüzeyine doğru göç ederler. Deri yüzeyinde erkek ve dişi formuna dönüşürler. Erkek ve dişiler çiftleşir. Erkekler ölür, dişiler ise bu yolculuklarına devam ederler. Uyuzun ortalama yaşam şekli bu şekildedir." diye konuştu.

Uyuz döküntü şeklinde görülüyor

Prof. Dr. Kutlubay, uyuzun parazitin bulaşmasıyla ortaya çıktığını, el parmak aralarında, el bileğinde, vücudun kıvrım bölgelerinde kimi zaman kaşıntılı ve kırmızımtırak döküntü tarzında görüldüğünü, çoğunlukla el parmak araları ve el bileğinde su toplayan kabarcıklar ya da tünel denilen deri altında kabarık çizgiler şeklinde seyredebildiğini anlattı.

Uyuzun bulaşması için sık temasın şart olduğunu kaydeden Kutlubay, "Sadece tokalaşmayla yan yana durmayla 510 saniye durmayla kolay kolay bulaşmaz. Bir kişiden başka bir kişiye bulaşması için en az 15 dakikalık bir sıkı temas şarttır. Yani aynı yatakta yatmak, sarılmak, yan yana oturmak gibi bir temas gerekiyor yahut eşyalardan bulaşabiliyor. Uyuzlu bir kişinin eşyasını yıkanmadan kullanırsanız veya yatağında yatarsanız bu şekilde de bulaşma riski vardır." ifadelerini kullandı.

Belirtilerin ortaya çıkması için 15 günlük bir süre geçmesi gerektiğini aktaran Kutlubay, ikinci ve daha fazla yakalananlarda ise belirtilerin 24 ya da 48 saatte gözlendiğini belirtti.

Prof. Dr. Kutlubay, son zamanlarda uyuz vakalarının daha sık görüldüğüne dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Özellikle son 56 ay içerisinde bize uyuz belirtileri ya da uyuz tanısı alıp da gelen çok sayıda hastamız var. Özellikle bir aileden komple, anne, baba, çoluk çocuk herkes uyuz olarak bize gelebiliyor. Yahut yakın arkadaş çevresinde birbirlerine bulaştırarak da gelebiliyorlar. Özellikle son birkaç yıldır piyasada mevcut olan ilaçlara karşı direnç mevcuttur. Mevcut olan dirençten dolayı aslında hastalar doğru tanı alıyorlar, doğru ilaçları belki kullanıyorlar ama ilaçlar fayda etmediğinden dolayı tam tedavi olamıyorlar ya da yarım tedavi oldukları zaman çok kolaylıkla hem yakın çevrelerine hem aile çevresine bulaştırıyorlar."

"Bu ilaç aslında uyuzu içeriden bitirebiliyor"

Uyuz hastalığının tedavisi konusunda Türkiye piyasasına yeni bir ilacın girdiğini aktaran Kutlubay, şu bilgileri verdi:

"Biz bu ilaç girmeden önce ya yurt dışından bu ilacı getirtiyorduk yahut eczacılara bunun hapını, kapsülünü yaptırıyorduk. Bu ilaç sayesinde aslında ağızdan uyuzu tedavi edebiliyoruz. Bu ilacın belli kuralları var. 15 kilonun altına veremiyoruz. Çocuklarda da kullandırabiliyoruz. Her 15 kiloya bir tablet tarzında verdiğimiz bir ilaç var. Bu ilaç aslında uyuzu içeriden bitirebiliyor."

Bu ilacın ana maddesi ivermektinin çok etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kutlubay, bunun değişik hastalıklarda kullanılabildiğine değindi.

Prof. Dr. Kutlubay, "Birincisi siz ivermektini hap olarak kullanarak içeriden uyuzu yok edebiliyorsunuz. İkincisi direnç henüz yok. Henüz direnç gelişmediği için aslında çok etkili bir ilaç. İhtiyaç olursa bir hafta, 10 gün sonra tekrar aynı dozu tekrarlatabiliyorsunuz. Hatta isterseniz ivermektinin solüsyonunu da eczacıya hazırlatabilirsiniz. Onu da beraberinde kullandırabilirsiniz." diye konuştu.

Mevcut ilaçlara karşı direnç olduğunu ifade eden Kutlubay, şunları söyledi:

"O yüzden etkileri çok zayıftı ya da işe yaramıyorlardı ama ivermektine karşı herhangi bir direnç gelişmediğinden dolayı aslında çok etkili, elimizi güçlendirmiş durumda. Yani şu anda uyuza karşı elimizde güçlü bir silahımız var. Bir aydan daha fazla bir süredir piyasada, eczanelerde mevcut. Reçete ettiğiniz müddetçe rahatlıkla eczacılardan temin edebiliyorsunuz."

"Gece kaşıntısı aslında uyuzda esastır"

Prof. Dr. Kutlubay, uyuz hastalığının en önemli özelliğinin gece kaşıntısı olduğunu, hastayı gece uyutmadığını ya da uykudan uyandırdığını anlattı.

Hastanın bütün gece kaşınabileceğini dile getiren Kutlubay, şunları aktardı:

"Çünkü, o dişi parazitler geceleri genelde tünel kazma işi yaparlar. O yüzden gece kaşıntısı aslında uyuzda esastır. Bir kişide gece kaşıntısı varsa artı parmak aralarında, el bileğinde, vücudun kıvrım yerlerinde ya da erkeklerin genital bölgesinde birtakım döküntüler, kızarıklıklar ya da kaşıntı izleri varsa kesinlikte bu hasta yüzde 100 uyuzdur."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız