İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
81.527,36 %-0.06
Muhalif. TürkAlman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayraklı: ”Aşırı sağ, yeni normal haline geldi”

TürkAlman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayraklı: ”Aşırı sağ, yeni normal haline geldi”

TürkAlman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayraklı: ”Aşırı sağ, yeni normal haline geldi”
Okunma Süresi: 4 dk

BERLİN (AA) TürkAlman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Enes Bayraklı, Avrupa'da aşırı sağın "yeni normal" haline geldiğini söyledi.

Avrupa'da 27 ülkede yaşanan İslam karşıtı ırkçı eylemlerin derlendiği "Avrupa 2021 İslamofobi Raporu"nun bulguları, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen panelde değerlendirildi.

Bayraklı, ilk olarak 2016'da 2015'e ait İslamofobi Raporu'nun yayımlandığını, bugüne kadar 7 raporun kamuoyuna sunulduğunu belirterek, 2022'ye ait raporun da mart ayında çıkacağı bilgisini paylaştı.

Avrupa ülkelerinde İslam düşmanlığıyla ilgili gelişmeleri her yıl raporladıklarını anlatan Bayraklı, "Olabildiğince İslamofobik vakaları kayda geçiriyoruz. Bu, önemli. Birçok Avrupa ülkesinde İslam düşmanlığıyla ilgili vakalar kayda geçmiyor. Ayrı olarak istatistiklere girmiyor. Başınıza bir vaka geldi, polise gidiyorsunuz. Müslüman olduğunuz için hakarete uğradınız, size ev kiralanmadı, dışlandınız bir yerde. Şikayette bulunuyorsunuz. Bu, bir nefret suçu olarak kayıtlara geçiyor ama İslam düşmanlığı olarak kayda geçmiyor. Buna karşın antisemitizm vakaları ayrı bir kategori olarak listeleniyor ve yıl sonunda bununla ilgili istatistikler yayımlanıyor." diye konuştu.

Bayraklı, Almanya'da bu konuda gelişme yaşandığına işaret ederek, bu ülkede 2017'den beri İslamofobik vakaların listelendiğini ve yayımlandığını söyledi.

"Siyasi spektrum, sağıyla soluyla daha da sağa kaydı"

Avrupa ülkelerinde Müslümanların güvenlik meselesi haline getirildiğini ve üzerlerindeki baskıların arttığını gördüğünü ifade eden Bayraklı, İslam düşmanlığının meşru hale gelmeye başladığını kaydetti.

Bayraklı, aşırı sağcıların Avrupa'da oylarını artırdıklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Daha da tehlikesi ve kötüsü ana akım partilerin aşırı sağcı partilerin söylemlerini sahiplenmesi, bütün siyasi spektrumun sağa kayması. Birçok ülkede yeşiller ve sosyal demokratlar partilerinde başörtüsü yasağını savunanlar var. Mülteci karşıtlarını sosyal demokratlarda, yeşillerde de görmeye başladık. Siyasi spektrum, sağıyla soluyla daha da sağa kaydı. Aşırı sağ, yeni normal haline geldi. Almanya gibi bir ülkede Almanya için Alternatif Partisi (AfD) gibi bir parti mecliste temsil ediliyor. 2030 sene önce bu düşünülemezdi, kabul edilmezdi.”

Rapor çok etkili

Raporda olumlu olumsuz gelişmelerin yer aldığını vurgulayan Bayraklı, raporu Avrupa'daki ülkelerde yaşayan, yereldeki koşulları ve şartları bilen akademisyen ve uzmanların kaleme aldığını, bundan dolayı çok etkili olduğunu anlattı.

Raporun, uluslararası hale geldiğini aktaran Bayraklı, "AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı), raporumuzu 'bölgesel katkı sunan bir rapor' olarak her yıl kullanıyor. Kaynak bir rapor haline dönüştü. Biz raporu sadece yayımlayıp orada bırakmadık. Avrupa Parlamentosu'nda, Avrupa Konseyi'nde, AGİT ve BM’de de paneller düzenledik. Dolayısıyla uluslararası kuruşların gündemine de taşıdık. Bunun neticesinde bilinen, tanınan, bu alanda referans kaynağı bir rapor haline dönüştü." dedi.

Irkçılığın ortaya çıktığı yerin Avrupa olduğunu savunan Bayraklı, "Batılıların, farkı toplumlara hükmetmeye başlamasıyla ve sömürgeciliğin ortaya çıkmasıyla birlikte sömürgeciliği meşrulaştıran ideolojilerinden birisi ırkçılıktır. Özellikle biyolojik ırkçılık." diye konuştu.

İslamofobi bir kültürel ırkçılık türü

Bayraklı, "biyolojik ırkçılık" söyleminin Holokost'ta zirveye ulaştığını belirterek, bu söylemin, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra da çöktüğünü ve Avrupa'da genel şekilde kabul edilebilir olmaktan çıktığını söyledi.

Bunun yerine "Bizim kültürümüz daha üstün" söylemiyle 1980'lerde ırkçılığın yeni şekli olan "kültürel ırkçılığın" yükselmeye başladığını anlatan Bayraklı, "Böylelikle kültürel ırkçılığın kapısını açtılar. 'Doğudan gelen insanlar, göçmenler, mülteciler ancak bizim kültürümüze adapte olurlarsa o zaman bizimle eşit seviye gelebilirler.' dediler. İşte kültürel ırkçılık dediğimiz kavram bu. Dolayısıyla İslamofobi bir kültürel ırkçılık türüdür." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraklı, Avrupa’da Müslümanların ikinci nesilden sonra toplumsal hayatta daha görünür hale geldiğini belirterek, "Görünür hale geldikçe tehdit olarak algılanmaya başladılar ve bunlara yönelik çeşitli kısıtlayıcı politikalar devreye girdi." ifadesini kullandı.

Yunanistan'da sembolik minaresiz cami

Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsünden Doç. Dr. Ali Hüseyinoğlu ve Yeni Bulgaristan Üniversitesinden Aziz Nazmi Şakir, Yunanistan ve Bulgaristan'daki Müslüman karşıtlığına ilişkin bilgi verdi.

Hüseyinoğlu, Yunanistan'ın büyük şehirlerindeki Müslümanların sayısının Batı Trakya'daki Türklere göre çok daha fazla olduğunu belirterek, Batı Trakya dışında ülkede 500 bin Müslüman'ın yaşadığını anlattı.

Bunların Pakistan, Bangladeş veya Afrika'dan gelen Müslümanlar olduğunu ifade eden Hüseyinoğlu, bu göçmen Müslümanların çoğunun Atina'da yaşadığını ve bu insanların iki seneye kadar yasal olarak faaliyet gösteren camisinin bulunmadığını dile getirdi.

Hüseyinoğlu, kısa süre önce açılan caminin de kadınlar için ayrılan bölümle 300 kişilik olduğunu, minaresi ve herhangi bir estetiğinin de bulunmadığını belirterek, bu caminin sadece sembolik bir şekilde açıldığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız