İstanbul
Kapalı
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5546 %0.07
55,6576 %-0.10
6.638,03 %0.07
82.440,01 %0.46
Muhalif. Ortopedik zannettiği kemik ağrıları son evre lenf kanseri çıktı

Ortopedik zannettiği kemik ağrıları son evre lenf kanseri çıktı

Ankara Şehir Hastanesi’nde 1 yıldır tedavi gören ve lenfomayı yenen 29 yaşındaki Hümeyra Çiçek: ”Kemik ağrılarım nedeniyle uzun süre ortopediye gittim, fizik tedavi gördüm ama sonuç alamadım. Durumumu karın ağrısıyla hastanenin aciline başvurunca öğrendim, 6 ay çektiğim kemik ağrısı, lenfoma kaynaklıymış” Hematoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Gülsüm Özet: ”Lenfoma tedavi edilebilen bir hastalık, önemli olan geç kalınmaması. Lenf bezi büyümesi, ateş, geçmeyen karın, kemik ağrısı gibi şikayetlerde hemen hekime başvurulmalı”

Ortopedik zannettiği kemik ağrıları son evre lenf kanseri çıktı
Okunma Süresi: 5 dk

ANKARA (AA) BURCU ÇALIK Kemik ve karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu Ankara Şehir Hastanesi'nde, 4. evre lenfoma (lenf kanseri) olduğunu öğrenen 29 yaşındaki Hümeyra Çiçek, bir yıl devam eden tedavi süreci sonunda kanserle savaşını kazandı.

Mühendis Hümeyra Çiçek, kalça bölgesinde 6 ay süren kemik ağrıları nedeniyle önce ortopedi uzmanlarına, ardından fizik tedaviye gitti fakat sıkıntılarına çare bulamadı.

Kemik ağrılarıyla birlikte 1,5 yıl önce yoğun karın ağrısı yaşayan ve bunun üzerine Ankara Şehir Hastanesi acil servisine başvuran 29 yaşındaki hasta, yapılan tetkikler sonucunda son evre (4. evre) lenfoma olduğunu öğrendi.

Bu aşamadan itibaren Ankara Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi'nde bir yıl tedavi görerek kanseri yenen Hümeyra Çiçek ile doktoru Hematoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Gülsüm Özet, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

"6 ay çektiğim kemik ağrısı, lenfoma kaynaklıymış"

Karın ağrısı üzerine yapılan biyopsi sonucunda lenfoma teşhisi konulduğunu anlatan Çiçek, "Kemik ağrılarım 1,5 yıl önce başladı, uzun süre ortopediye gittim, fizik tedavi gördüm ama sonuç alamadım. Ardından yaşadığım karın ağrısıyla acile başvurunca durumu öğrendim. Aslında benim 6 ay boyunca çektiğim kemik ağrısı, lenfoma kaynaklıymış." dedi.

Ağrılar nedeniyle bir dönem yürüyemeyecek duruma geldiğini, tekerlekli sandalye kullandığını belirten Çiçek, lenfoma tedavisinin başlamasıyla ağrılarının azaldığını söyledi. Hümeyra Çiçek, lenfoma olduğunu ilk öğrendiğinde yaşadığı duyguları, şöyle anlattı:

"Bunu ilk kağıt üzerinde gördüm. Kendime hiç konduramadım, herhalde başkasının sonucuyla benimki karışmış dedim. Hala da bu hastalığı yakıştıramıyorum kendime, onu yenmek için tedavide ne gerekliyse harfiyen uyguladım. Hastalığım 4. evredeydi ama şükür çok güzel bir ilerleme sağladık. Şu an kontrol sürecim devam ediyor, ağrılarımdan kurtuldum, yürüyebiliyorum."

"İnancımı hiç kaybetmedim, moralimi yüksek tuttum"

Bu süreçte eşi ve ailesinden aldığı manevi desteğin kendisine güç verdiğini, her zaman moralini yüksek tuttuğunu dile getiren Çiçek, "Ben bu dönemde bağırsaklarımdaki yapışma sebebiyle 4 ay yoğun bakımda kaldım, sadece serumla beslendim. Çok yorulduğumu hissettiğim dönemler oldu ama hep 'Bu bir süreç ve bitece.k' dedim, moralimi yüksek tuttum. Bunda doktorlarımın da çok büyük katkısı var, hep güvendim onlara. İnancımı hiç kaybetmedim." ifadesini kullandı.

Hümeyra Çiçek, şu an kanseri yenmiş olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirerek, "Biz elimizden geleni yaptığımız sürece Allah'ın hepimize şifa vereceğine inanıyorum. Umarım bütün hastalarımız en kısa sürede sağlıklarına kavuşurlar. Umutsuz olmamız için hiçbir sebep yok." diye konuştu.

"Her lenfoma aynı değildir"

Ankara Şehir Hastanesi Hematoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Gülsüm Özet de lenfomanın görülme sıklığı, belirtileri ve uygulanan tedavilere ilişkin bilgi verdi.

Birçok alt tipi bulunan lenfomanın her türünün tedavi sürecinin farklı olduğunu belirten Özet, "Lenfomanın bazı alt tipleri o kadar hızlı seyreder ki hemen tedavi vermemiz gerekir, vermezsek hastayı hızla kaybedebiliriz. Bazı alt tiplerinde ise hastayı yıllarca tedavisiz izleyebiliriz. Yani her lenfoma aynı değildir ve tanısının mutlaka çok doğru konulması gerekir." dedi.

6 ayda yüzde 10'un üzerinde kilo kaybı "lenfoma" habercisi olabilir

İleri yaş, immün sistemin baskılanması, bazı otoimmün hastalıklar ile çevresel etkilerin, lenfoma risk faktörleri arasında yer aldığını anlatan Özet, hastalığın her yaş grubunda görülebildiğini ama yaşın ilerlemesinin riski artırdığını söyledi.

Prof. Dr. Özet, "Hastalarımız sıklıkla bize boyun, koltuk veya kasıklarda büyüyen lenf bezleri ile başvuruyor. Lenf bezleri enfeksiyon gibi başka nedenlerle de büyüyebilir ama enfeksiyon geçtiğinde normale döner. Normale dönmeyen, ağrısız büyüyen lenf bezlerinde mutlaka hekime başvurulması gerekir. Bunun dışında 38 dereceyi aşan ateş, 6 ayda yüzde 10'un üzerinde kilo kaybı, terleme gibi belirtiler de söz konusu." diye konuştu.

Tüm kanserlerin yüzde 5'ini lenfoma oluşturuyor

Beyin gibi organlarda da ortaya çıkabilen lenfomanın bulgularının çok geniş olduğuna işaret eden Özet, hastalığın dünya genelinde tüm kanserler içinde yüzde 5'i oluşturduğunu, günde ortalama 1000 kişiye lenfoma tanısı konulduğunu bildirdi.

Tedavide multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini aktaran Özet, biyopsiden kemoterapiye uzanan süreçte tüm aşamaların bütüncül değerlendirildiğini, buna göre tedavi uygulandığını, tedaviden sonuç alınamayan bazı hastalarda ise kemik iliği nakline başvurulduğunu anlattı.

Prof. Dr. Özet, ileride çocuk sahibi olmak isteyen hastaların da tedavi öncesi yumurta veya spermlerinin dondurulduğunu belirtti.

"Erken tanı ve erken tedavi çok önemli"

İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde başarı şansının arttığını aktaran Özet, tedaviye yanıt vermenin hastalığın alt tipine, yaygınlığına ve hastanın durumuna bağlı olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Gülsüm Özet, şu önerilerde bulundu:

"Lenfoma, tedavi edilebilen bir hastalık, önemli olan geç kalınmaması. Lenf bezi büyümesi, ateş, geçmeyen karın, kemik ağrısı gibi şikayetlerde hemen hekime başvurulması gerekiyor. Erken tanı ve erken tedavi 'kür' şansını getiriyor bize. Hastalarımız asla umutlarını kaybetmesinler, moral ve destek çok önemli. Hep hayatın içinde olsunlar, asla kenara çekilmesinler. Bir de mutlaka multidisipliner yaklaşım sunan merkezlerde tedavi alınmalı."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız