İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7883 %0.08
56,1083 %-0.08
6.865,89 %0.94
81.264,54 %4.08
Muhalif. ”Mevlevi Ayinişerifi ve Mukabelesi”, Haliç Üniversitesi’nde izleyenlerle buluştu

”Mevlevi Ayinişerifi ve Mukabelesi”, Haliç Üniversitesi’nde izleyenlerle buluştu

Haliç Üniversitesi Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç: ”İcra etmeye çalışacağımız sema mukabelesi, Hazreti Mevlana’nın vahdetten tevekküle kadarki tasavvuf öğretisinin bir yansıması olarak anlaşılabilir”

”Mevlevi Ayinişerifi ve Mukabelesi”, Haliç Üniversitesi’nde izleyenlerle buluştu
Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL (AA) Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ve Haliç Üniversitesi Konservatuvarının katkısıyla, "Hazreti Mevlana'nın 751. Vuslat Yılı'nda Mevlevi Ayinişerifi ve Mukabelesi", Haliç Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlendi.

Proje yönetme​nliğini Haliç Üniversitesi Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç'ın üstlendiği program, sanat yönetmeni İhsan Özer ve postnişin Nezih Çetin tarafından sahneye taşındı.

Tokaç, tören öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, Konservatuvarın tiyatro, Türk ve tasavvuf musikisi olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu, Türk Musikisi Bölümü'nün üniversitenin kuruluşundan beri var olduğunu söyledi.

"Haliç Üniversitesi Konservatuvarı bünyesindeki ilk sema mukabelesi özelliğini taşıyor"

Mevlevi ayininin, tasavvuf müziğinin en büyük formlarından birisi olduğunu vurgulayan Tokaç, "Bugün bir Mevlevi ayini icra etmeye çalışacağız. Bu mukabele, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ve Haliç Üniversitesi Konservatuvarının birlikteliğiyle hayata geçirilecek. Dolayısıyla bu tören, iki önemli kurumun bir araya gelmesiyle sahneye taşınmış olacak. Bizler, bu sema mukabelesine eşlik eden müziği icra etmeye çalışacağız. Düzenleyeceğimiz etkinlik, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı bünyesinde düzenlenen ilk sema mukabelesi özelliğini taşıyor." dedi.

Tokaç, Mevlevi ayinişerifi ile ilgili tanımlamalarda kullanılan tabirlerin eksik ya da hatalı olduğunun altını çizerek, "Bu, bir gösteri değil sema mukabelesidir. Burada bizler bir ritüeli sahnelemeye, onu icra etmeye çalışıyoruz. Yapacağımız icra, bir dini ritüelin buraya gelecek katılımcılarla paylaşılmasıdır. Bu anlamda seyirciler, bir gösteriye değil bir mukabeleye, bir ayinişerif mukabelesine geldiklerini fark ederlerse bu icranın ruhunu daha iyi anlamış olacaklardır." değerlendirmesinde bulundu.

"751. yılını idrak ettiğimiz vuslat halini anlamaya çalışacağız"

Tokaç, sema mukabelesinin, Hazreti Mevlana'nın tasavvuf fikrinin temsili olduğunu söyledi.

"İcra etmeye çalışacağımız sema mukabelesi, Hazreti Mevlana'nın vahdetten tevekküle kadarki tasavvuf öğretisinin bir yansıması olarak anlaşılabilir." diyen Tokaç, şöyle konuştu:

"Beyazlar içinde sema eden semazenler, sembolik olarak bu öğretinin görünür hale gelmesini bizlere anlatırlar. Hz. Mevlana, 'Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.' der. Biz de bu rahmetin bir yansımasını sergilemeye gayret edeceğiz. İcra edeceğimiz mukabeleyle, 751. yılını idrak ettiğimiz vuslat halini anlamaya çalışacağız."

"Mevlevilik, tekkeler içinde göze hitap eden boyutlarıyla zirveyi temsil etmektedir"

Postnişin Nezih Çetin de Hazreti Muhammed'in sünnetinin ve yolunun sahip olduğu hakikatin tasavvuf sayesinde öğrenilebileceğini söyledi.

Çetin, dinin emrettiği mükellefiyetlerin şeriat olarak adlandırıldığını belirterek, "Bizler, Allah'ın bizden istediklerini onun şeriatıyla öğreniriz. Tasavvuf ve tarikat ise Resulullah Efendi'mize benzeme yoluculuğudur. Mevlevi ayini de bu benzemenin bir örneği, cüzü ve parçasıdır. Tarih boyunca Peygamber Efendi'mize benzemek isteyenler tekkelere koşmuşlardır. Tekkeler hem ruha hem gönle hem de göze hitap ederler. Mevlevilik, tekkeler içinde göze hitap eden boyutlarıyla zirveyi temsil etmektedir." diye konuştu.

Mevleviliğin, dini ve tasavvufi hakikatleri merak edenler için bir işaret fişeği görevi gördüğünü dile getiren Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Maneviyatı, dini hakikatleri 'gözle' algılayanlar bu yola yani Mevleviliğe girmeyi tercih etmişler. İcra edeceğimiz sema mukabelesi, işaret fişeğinin ardındaki hakikati görmeye vesile olursa anlamlı bir iş yapmış olur. Mevleviliğin de dahil olduğu tarikatların tamamındaki zikir şekilleri tarikatın hurdası olarak kabul edilirler. Bu tabir, onların kötü olduğunu değil asıl olanın tarikat olmadığını bizlere söyler. Bu ayinişerif ve selamlama, bir meyvenin kabuğu gibidir. Asıl olan ise kabuk değil özdür. Ayinişerifimizin meyvenin özündeki tadı almak isteyenler için bir vesile olmasını temenni ediyorum."

Yaklaşık iki saat süren gösteriye katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız