İstanbul
Parçalı az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
81.956,00 %0.27
Muhalif. Maden kazasında kaybettiği oğlunun ayakkabılarını elinden bırakmıyor

Maden kazasında kaybettiği oğlunun ayakkabılarını elinden bırakmıyor

Bartın’ın Amasra ilçesinde maden ocağındaki patlamada hayatını kaybeden 31 yaşındaki Suat Demirkıran’nın annesi Minire Demirkıran: ”Ben çocuklarıma annelik ve babalık yaptım. Benim oğlum güle güle gitti, orada da güle güle dursun”

Maden kazasında kaybettiği oğlunun ayakkabılarını elinden bırakmıyor
Okunma Süresi: 3 dk

BARTIN (AA) GÖKHAN YILMAZ / İBRAHİM YOZOĞLU Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağındaki patlamada 31 yaşında yaşamını yitiren işçi Suat Demirkıran'nın annesi Minire Demirkıran, oğlunun ayakkabılarını elinden bırakmıyor.

Maden işçisinin 72 yaşındaki annesi Minire Demirkıran, AA muhabirine, oğluyla en son pazartesi günü konuştuklarını söyledi.

Oğlunun cuma akşam vardiyasına gittiğini anlatan anne Demirkan, "İşe gitti, akşam acı haber geldi. Ablası aradı. 'Ne oldu kızım?' dedim. Sesinden anladım zaten. 'Ne oldu?' diye bağırdım. 'Anne ocakta patlama olmuş.' dedi. Ben kendimi kaybettim. Vardiyasını biliyordum ya. Sonra ne yaptım bilmiyorum. Atlayıp gittik Amasra'ya." diye konuştu.

Babası da meslek hastalığından hayatını kaybetti

Oğlunun ayakkabılarını elinden bırakmayan anne Demirkan, eşinin de madenci olduğunu ve meslek hastalığından yaşamını yitirdiğini belirterek, "Ben çocuklarıma annelik ve babalık yaptım. Benim oğlum güle güle gitti, orada da güle güle dursun. Evlenme hayalleri vardı. Kız arkadaşıyla kendi aralarında şu saatte buluşalım, evlenmek için görüşelim diye konuşmuşlar. O saat ileriye vurdu. Buluşamadı yavrum. Evini, arabasını aldı, Allah işini verdi, nasip olmadı. Yaşamadı, yaşayamadı, gün göremedi yavrum. Can dayanır mı buna." ifadelerini kullandı.

"Karıncayı bile incitmeyen birisiydi"

Ağabey Murat Demirkıran da kardeşiyle en son bir gün önce görüştüğünü ve kendisiyle her gün haberleştiğini aktardı.

Kız kardeşini aradığını ve ses tonunun iyi gelmediğini anlatan Demirkıran, "Bir şey mi oldu?' diye sordum. Bana 'Ağabey ocakta patlama olmuş. Suat aynı vardiyada.' dedi. Zaten o anda başımdan vurulmuşa döndüm. Hemen İstanbul'dan yola çıktım, buraya geldim." dedi.

Demirkıran, sabah 5 gibi kardeşinin vefat haberinin verildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Onu her aradığımda, 'Birader buraya gezmeye gel.' diyordu. Ben de ona 'Annemi de al buraya gel.' diyordum. Olmadı, nasip olmadı. Her fırsatta işiyle ilgili sorular sorardım, kardeşim bizim üzüleceğimiz, aklımızın kalacağı hiçbir şeyi anlatmazdı bize. Bazen yoruldum derdi ama aklımızın onda kalacağı bir şey demezdi bize. Onu herkese sorabilirsiniz. Karıncayı bile incitmeyen birisiydi. Hiç kimseye kötü bir sözü yoktu. Kimsenin kalbinin kırılmasını istemezdi. Normal hayatında nasıl gülüyorsa şehit olduğunda da aynı şekildeydi. Aynı gülümsemesi, aynı bakışı, o şekildeydi."

"İleriye yönelik hayallerini konuşacaklardı"

Enişte Erdal Keskin de Suat Demirkıran'ın geleceğe dair hayalleri olduğunu ifade ederek, "Cuma günü işe gitti. Cumartesi günü kız arkadaşıyla buluşma planları vardı. İleriye yönelik hayallerini konuşacaklardı, 'Ne olur, nasıl olur?' diye ama olmadı, şehit verdik. Hayalleri yarım kaldı. Söylenecek fazla bir söz yok. Ailelerle tanışacaklardı, o kararı alacaklardı. O gün çok heyecanlıydı, gülerek işe gitti." şeklinde konuştu.


Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız