İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
81.436,58 %-0.88
Muhalif. Lübnan’daki Ermeni asıllı aile, Türkiye’den aldığı ”takdir mektubunu” 84 yıldır saklıyor

Lübnan’daki Ermeni asıllı aile, Türkiye’den aldığı ”takdir mektubunu” 84 yıldır saklıyor

Hatay’da doğan, 6 yaşında Lübnan’a giden Vartanuş Gökçeoğlu: ”Fransızlar, Türkiye lehine çalıştığı için babamı 7 ay hapse attı. Babamın hapse atılması Türkiye’nin yanında durması ve Türkiye’yi sevmesinden kaynaklanıyordu” ”Türkiye’den Lübnan’a gelirken ablam o zaman 1011 yaşındaydı. Hükümetin verdiği ve dedeme ait bu mektubu yanına aldı. O günden beri mektubu saklıyoruz”

Lübnan’daki Ermeni asıllı aile, Türkiye’den aldığı ”takdir mektubunu” 84 yıldır saklıyor
Okunma Süresi: 5 dk

BEYRUT (AA) İDRİS OKUDUCU Hatay'dan 1945 yılında ailesiyle Lübnan'a giden 83 yaşındaki Ermeni asıllı Vartanuş Gökçeoğlu, Fransa'ya karşı Türkiye lehine çalıştıkları için dedesine 1938'de verilen "takdir mektubuna" gözü gibi bakıyor.

Gökçeoğlu, Hatay'da Fransa'ya karşı Türkiye için çalışan ve bu nedenle hapse atılan babasının hikayesini ve Türkiye'ye olan özlemini AA muhabiriyle paylaştı.

Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde doğduğunu söyleyen Gökçeoğlu, yasal yollardan 1945'te Lübnan'a göç ettiklerini anlattı. Dedesi Kirkor Gögceyan'ın Hatay'da mahkeme başkanı, kardeşinin de jandarma olduğunu söyledi.

Babası Artin ve diğer iki amcası Armisk ve Sarkis'in de müteahhitlik yaptığını dile getiren Gökçeoğlu, "Anlatılanlara göre o dönem ailemin sahip olduğu yol, inşaat şirketinde yaklaşık 100150 işçi çalışıyordu." dedi.

Hatay'ın o dönem Türkiye'ye henüz katılmadığını, Fransızların nüfuzunun da devam ettiğini hatırlatan Gökçeoğlu, şöyle devam etti:

"Fransızlar, Türkiye lehine çalıştığı için babamı 7 ay hapse attı. Babamın hapse atılması Türkiye'nin yanında durması ve Türkiye'yi sevmesinden kaynaklanıyordu. Hatay'da evimiz vardı. Evimizin altında hükümetin 100 atını biz saklardık. O dönemler, İstanbul'dan önemli bir yetkili Hatay'a gelirken kar nedeniyle yolda kaldı. Dedem, o yetkili ve beraberindekileri 15 gün boyunca sakladı."

Gökçeoğlu, Türkiye'nin yanında yer almalarından dolayı kendilerine takdim edilen Kırıkhan Halk Parti ve Halkevi Başkanı imzası ve mührünün yer aldığı 2 Eylül 1938 tarihli takdir mektubunu da 84 yıldır saklıyor.

Mektubun bu zamana kadar nasıl korunduğuna da değinen Gökçeoğlu, "Türkiye'den Lübnan'a gelirken ablam o zaman 1011 yaşındaydı. Hükümetin verdiği ve dedeme ait bu mektubu yanına aldı. O günden bu yana mektubu saklıyoruz." dedi.

Gökçeoğlu, içeriğinde ailesine övgüler ve desteklerinden dolayı teşekkür ifadelerinin yer aldığı, adeta "değerli bir tapu gibi" gördüğü belgeyi ömrünün sonuna kadar saklamaya devam edeceğini dile getirdi.

Aileye verilen mektubun içeriği ise şu şekilde:

Kırıkhan'da mukim Ermenice konuşan Hataylı vatandaşlardan Gögceyen Kirker ve 3 oğlu Artin, Armisk ve Sarkis 1936'dan bugüne kadar Türk lehine çalışmışlardır. Bilhassa intihab zamanında göstermiş oldukları hizmet son derece yerindedir. Kırıkhan'da son zamanlarda teşekkül eden ittihad anasır cemiyetine ne girmiş ve ne de kayıt olmuşlardır. Hiçbir (okunmuyor) girmemişler sonuna kadar Türklerle beraber çalışmışlardır.

Hatta intihaba dahi iştirak etmeyerek bitaraflıklarını muhafaza etmekle beraber intihab esnasında üç makinasını da intihaba iştirak edeceklere hasretmiş oldukları ve bu sebeplerden dolayı oğlu Artin Fransızlar tarafından yedi ay hapsedilmiştir. İş bu vesika mumaileyhe verilmiştir.

"Nüfus cüzdanım ilk günkü gibi yanımda"

Ankara'da doğan Ermeni asıllı eşi ile Lübnan'da tanıştıklarını belirten Gökçeoğlu, "Seferberlik döneminde eşimin ailesi Lübnan'a taşınıyor. O Lübnan'da doğdu ve Lübnanlı. Benim Lübnan vatandaşlığım yoktu. Bu yüzden evlenmek için Türkiye'den resmi evraklar almam gerekiyordu. Türkiye'den evlenebileceğim yönünde cevap aldık çünkü kimse ile herhangi bir alakam yoktu." dedi.

Kendisine verilen Türk kimliğini de muhafaza eden Gökçeoğlu, "Türkiye'den çıktığım ilk günden bu yana yanımda duran hüviyet cüzdanı ilk günkü gibi. 1945'te Lübnan'a geldim ve kimlik yanımda saklıydı. Şimdiye kadar benimle beraber. Evlenme kağıdım da Türkiye'den geldi." diye konuştu.

"Türk pasaportunu yeniden elime almak istiyorum"

Kırıkhan'ı hiç unutamadıklarını, Beyrut'a gelmekten dolayı pişman olduklarını dile getiren Gökçeoğlu, şunları söyledi:

"Dedem ve babamın yaşadığı Kırıkhan'da çok mutluydum, rahattım. Beyrut'a geldiğimize çok pişmanız ancak kimse başına ne geleceğini bilemez. Türk vatandaşlığımı almak ve Türk pasaportumu yeniden elime almak istiyorum. Ben Türkiye'yi çok seviyorum. Oranın benim memleketim olduğuna inanıyorum. Evet burada büyüdüm ancak toprağımın Türkiye olduğunu hissediyorum. Çünkü orada doğdum, orada kanım kaynadı ve hiç unutamam."

"Ben evlatlarımın üçüne de Türkçe öğrettim"

Türkiye ve Türkçeye aile olarak başka bir sevgi beslediklerini, evlerinde her zaman Türkçe konuşulduğunu anlatan Gökçeoğlu, Türkçeyi Beyrut'ta dahi kendi evlerinde yaşattıklarını belirterek, "2 oğlum ve bir kızım var. Onların da Türk vatandaşı olmalarını isterim. Ben evlatlarımın üçüne de Türkçe öğrettim ve kendileri de 'Anne bizimle Türkçe konuş, Türkçe bilmeliyiz' diyorlardı." ifadelerini kullandı.

Londra'da yaşayan 91 yaşındaki kız kardeşi Türk pasaportu aldı

Gökçeoğlu, 6 kardeş olduklarını ve sadece Londra'da yaşayan ablasının hayatta kaldığını söyledi.

Kız kardeşinin dedelerine hitaben yazılan mektubu Londra'daki Türk Büyükelçiliğine götürdüğünü belirten Gökçeoğlu, ardından yeniden vatandaşlık işlemlerinin başlatıldığını ve kız kardeşinin Türk pasaportu aldığını aktardı.

Beyrut'a geldiği 1945'ten sonra ilk defa Türkiye'ye 20 yıl önce gitme fırsatı bulduğunu ve ikinci defa da 2017'de gittiğini aktaran Gökçeoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'ye her zaman gitmek istiyorum. O dönem İstanbul'a geldik ancak Kırıkhan'ı ziyaret edemedik çünkü vaktimiz yoktu. Kırıkhan'a gidip doğduğum yerleri görmeyi çok istiyorum. Türk pasaportu ile seyahat etmek istiyorum."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız