İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
81.914,23 %0.58
Muhalif. Kağıt bardaklarda mikroplastik tehlikesi

Kağıt bardaklarda mikroplastik tehlikesi

YTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Törnük: ”Kağıdı tek başına direkt bir sıvı içecek için kullanamayız, o yüzden kağıtların yüzey kısımları gözle göremediğimiz bir plastik malzemeyle daha çok polietilen olarak bildiğimiz bir malzemeyle ince bir katman halinde kaplanıyor” ”Bardağı yıkamamışsak, 350 mililitrelik bir kahve tükettiğimiz zaman vücudumuza 850 adede varan mikroplastik girişi söz konusu olabiliyor. Tabii ki bardağı yıkadığımız zaman sayı biraz daha azalıyor ve bu sayı 200 ile 240 adet arasına düşüyor”

Kağıt bardaklarda mikroplastik tehlikesi
Okunma Süresi: 4 dk

İSTANBUL (AA) BİRİZ ÖZBAKIR Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kimya Metalurji Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Törnük, kağıt bardaklardaki mikroplastik varlığı üzerine yaptıkları araştırma sonucunda, 350 mililitre bir kağıt bardaktan yaklaşık 850 mikroplastik parçacığının içeceğe geçtiğini tespit ettiklerini bildirdi.

Mikroplastik, "5 mm'den daha küçük olan ve çoğunlukla petrol türevli olup suda çözünmeyen, düzgün şekilli veya şekilsiz parçacıklar" şeklinde tanımlanıyor.

Hollanda'da yapılan ve sonucu bu yılın mart ayında açıklanan araştırmada, ilk kez insan kanında mikroplastik tespit edildiği duyuruldu. İtalyan bilim insanlarının yaptığı ve sonuçları bu yılın ekim ayı başında açıklanan bir başka araştırmada ise anne sütünde mikroplastiklere rastlandığı belirtildi. Araştırmada, İtalya'nın başkenti Roma'da doğum yaptıktan bir hafta sonra 34 sağlıklı anneden alınan anne sütü örneklerinin yüzde 75'inde mikroplastik bulunduğu aktarıldı.

Mikroplastiklerin insan vücuduna girme yolları hakkındaki araştırmalar son yıllarda artarken bunlardan biri de YTÜ Kimya Metalurji Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Törnük ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yetim'in danışmanlığında Üsküdar Üniversitesi doktora öğrencisi Selen Akbulut tarafından yapıldı. Çalışmada, kağıt bardaklardan sıcak içeceklere ve suya mikroplastik geçip geçmediği araştırıldı.

Araştırmanın sonuçlarına ilişkin AA muhabirine konuşan Doç. Dr. Törnük, restoran ya da kafelerde kullanılan tek kullanımlık, kağıt sanılan bardakların genellikle yüzde 90'ının kağıt, yüzde 10'unun ise plastik içerdiğini söyledi.

Araştırmaları sonunda kağıt bardakta mikroplastiğe rastladıklarını belirten Törnük, şu bilgileri verdi:

"Kağıt suyu seven bir malzemedir. Kağıdı tek başına direkt bir sıvı içecek için kullanamayız, o yüzden kağıtların yüzey kısımları gözle göremediğimiz bir plastik malzemeyle daha çok polietilen olarak bildiğimiz bir malzemeyle ince bir katman halinde kaplanıyor.

Araştırmamızda günlük hayatta çay, kahve tüketmekte olduğumuz sıcaklıkları esas alarak, genellikle bu içecekleri 8090 santigrat derece civarında içtiğimizi varsayarak ve yine soğuk içecek olarak da suyu tüketilmiş olduğu sıcaklığı ortalama 20 santigrat derece olarak esas alarak, bu kağıt bardakların içerisine farklı sıcaklıklarda sular ilave edip farklı sürelerde beklettik ve daha sonra bu bardaklardan sıvılara geçen mikroplastikleri filtreledik ve bunların sayımını mikroskop vasıtasıyla yaptık."

Kağıt bardak yıkanınca mikroplastik sayısı azalıyor

Araştırmada, bardak yıkanıp içine içecek konulduğunda suya daha az mikroplastik geçtiğini saptadıklarını bildiren Törnük, "Bardağı yıkamamışsak 350 mililitrelik bir kahve tükettiğimiz zaman vücudumuza 850 adede varan mikroplastik girişi söz konusu olabiliyor. Tabii ki bardağı yıkadığımız zaman sayı biraz daha azalıyor ve bu sayı 200 ile 240 adet arasına düşüyor." ifadelerini kullandı.

Mikroplastiklerin solunum, derideki gözenekler veya tüketilen gıdalar aracılığıyla insan vücuduna girebildiğine dikkati çeken Törnük, araştırmada tespit edilen mikroplastiklerin kaynağının bardağın içindeki plastik katman olduğunu düşündüklerini aktardı.

Mikroplastiklerle birlikte ağır metallerin de insan vücuduna girdiği uyarısında bulunan Törnük, "Özellikle kurşun, kadmiyum gibi ağır metallerin de mikroplastikler vasıtasıyla vücudumuza girebileceği söyleniyor. Aynı zamanda plastik üretiminde kullanılan katkı maddeleri var. Monomerler ve diğer katkı maddeleri var. Bunların da vücudumuza girmesi sakıncalı olabiliyor. Bunlar da mikroplastikler vasıtasıyla vücudumuza girmekte." değerlendirmesinde bulundu.

Tüm canlılar mikroplastiklere maruz kalıyor

Kağıt ve tek kullanımlık bardaklara alternatifler hakkında tavsiyelerde de bulunan Törnük, "Plastik bardakları, plastikle kaplanmış olan kağıt bardaklar dahil olmak üzere diğer plastik bardakları günlük hayatımızda yoğun olarak kullanmaktayız. Buna oldukça alıştık. Günlük hayatımızda kolaylık açısından bunun alternatifi olarak tabii cam ve termos bardakları önerebiliriz." görüşünü paylaştı.

Dünyada yıllık 380400 milyon ton civarında plastik üretimi yapıldığını ve bunların yaklaşık beşte birinin geri dönüştürülüp geri kalanının atılmasından kaynaklı dünyada sürekli plastik kirliliği söz konusu olduğunu kaydeden Törnük, insanlığın geleceği için plastik kullanımının azaltılması gerektiğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Fatih Törnük, sözlerini şöyle tamamladı:

"Mikroplastiklerle sadece insanlar muhatap değil, doğadaki tüm canlılar mikroplastiklere maruz kalıyorlar. Özellikle bu plastikler, denizlerde ve okyanuslarda biriktiği için özellikle balıklar ve diğer deniz canlılar bunları besin zannedip yutmakta ve onların vücutlarında birikmekte. Bu canlı ekosistemini, özellikle sucul ekosistemi tehdit eden bir boyuta ulaşmakta. Hatta çok vurucu bir cümle var, The Guardian tarafından yapılmış bir haberde şöyle deniyor; 2050 yılında denizlerimizde ve okyanuslarımızda balıktan çok plastik göreceğiz."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız