İstanbul
Kapalı
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3967 %0.03
54,9656 %-0.68
6.486,72 %-1.82
81.735,20 %-1.97
Muhalif. Huzurevinde kurduğu yeni hayatında yaşadığı acıların izlerini siliyor

Huzurevinde kurduğu yeni hayatında yaşadığı acıların izlerini siliyor

Lenf kanseri geçiren, eşini trafik kazasında kaybeden, evlat edindiği kızı ailesi tarafından geri alınan Mehmet Ekici, 7 yıl önce yerleştiği Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, yaşadıklarını unutmak için atık gazete kağıtlarından çiftlik evi, sepet ve biblo yapıyor Mehmet Ekici: ”Bu atölye bana terapi oluyor, çok iyi geliyor. Rahatladım, eski günlerime döndüm. Unutkanlığım bile geçti”

Huzurevinde kurduğu yeni hayatında yaşadığı acıların izlerini siliyor
Okunma Süresi: 4 dk

ANKARA (AA) AYŞE ŞENSOY BOZTEPE Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakini Mehmet Ekici, yaşadığı acıları huzurevinin el işi atölyesinde gazete kağıtlarından yaptığı tasarımlarla unutmaya çalışıyor.

Memleketi Kars'ta, ziraat mühendisi olarak meslek hayatına başlayan 72 yaşındaki Ekici, 1975'te sevdiği kadınla hayatını birleştirdi. Çocuk sahibi olamayan çift, yakın akrabalarından birinin bebeğini evlat edinerek, Bursa'ya yerleşti. 49 yaşında lenf kanserine yakalanan, zorlu tedavi süreçlerinden geçen Ekici, tedavisinin ardından eşi ve kızıyla İzmir'e taşındı.

Ailesiyle trafik kazası geçiren ve kazada eşini kaybeden Ekici'nin hayatı, kızının ailesince geri alınmasıyla adeta alt üst oldu.

Ankara'da yaşayan kız kardeşinin yanına taşınan ve hayata küsen Ekici, 2017'de huzurevine yerleşmeye karar verdi.

Vaktini değerlendirmek için huzurevinin el işi atölyesinde gazete kağıtlarından çiftlik evi, çok katlı ev, biblo, sepet gibi tasarımlar yapmaya başlayan ve bunun kendisine yaşadıklarını bir nebze de olsa unutturduğunu fark eden Ekici, zamanın büyük kısmını atölyede geçiriyor.

"Hanımım benim her şeyimdi"

Mehmet Ekici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşiyle çocuk sahibi olamadıklarını, Bursa'da tedavi gördüklerini belirterek, "Ailelerimiz bizi çocuk olmayınca ayırmaya kalktı ama biz pes etmedik. Eşimle arkadaşlığımız çok iyiydi. O benim annem, babam, eşim, arkadaşım, oğlum, kızımdı. Hanımım benim her şeyimdi." diye konuştu.

Bir süre sonra lenf kanserine yakalandığını anlatan Ekici, doktorların kendisine 6 ay ömür biçtiğini söyledi.

Bunun üzerine organlarını bağışladığını anlatan Ekici, "Evde eşimle sürekli ağlıyorduk. Hanıma, '6 ay ömür biçiyorlar, sen ne olacaksın, ben ne olacağım, gözüm görüyorken sen evlen' dedim. Çok zor zamanlardı." ifadelerini kullandı.

Ekici, ameliyat olduktan sonra 75 gün hastanede kaldıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Zor günler atlattık. Hastaneden çıkınca insanların bana acımaya başladığını gördüm. 'Yazık, yaşı da gençti, eridi gitti' diyorlardı. Eşime buradan gidelim dedim, İzmir'e taşındık. Eşim 4 yıl bana çok güzel baktı. Emeği çok büyük."

"Eşimi kaybedince çok kötü günler geçirdim"

Mehmet Ekici, İzmir'deki doktorların eski dosyalarını istemesi üzerine kızı ve eşiyle Bursa'ya yola çıktıklarını söyledi.

İzmir dönüşünde trafik kazası geçirdiklerini anlatan Ekici, şöyle konuştu:

"Burada eşimi kaybettim. Eşimi kaybedince çok kötü günler geçirdim. Yediğimi, gezdiğimi bilmiyordum. Eşimin tarafı kızlarını kasıtlı öldürdüğümü söyleyip bana sırt çevirdi. Eşimin kardeşinin kızını 1,5 yaşındayken evlat edinmiştik, 16 yıldır yanımızdaydı. Hemen gelip aldılar, benim için o büyük yıkım oldu. Ankara'da iki çocuğuyla yaşayan kız kardeşimin yanına gittim. O her ne kadar bana evini açsa da kimseye yük olmamak için huzurevine başvuruda bulundum. Huzurevinden aradılar çok sevindim. Müdüre 'boş durunca rahatsız oluyorum, bir işle meşgul olmak, el işi çalışmaları yapmak istiyorum' dedim. Sağ olsun kabul etti."

"Eski günlerime döndüm, unutkanlığım bile geçti"

Ekici, masraflı olmayan atık gazetelerle çalışmaya başladığını belirterek, gazete kağıtlarından bahçeli ve çok katlı evler, çamaşır sepeti, beşik, sepet ve biblo yaptığını anlattı.

Zamanının çoğunu burada geçirdiğini belirten Ekici, "Huzurevinde çok rahatım. Bu atölye bana terapi oluyor, çok iyi geliyor. Atölyede çalışırken kendimi o kadar kaptırıyormuşum ki o sırada bana seslenenleri bile duymuyormuşum. Bana terapi oldu, rahatladım, eski günlerime döndüm. Unutkanlığım bile geçti." ifadelerini kullandı.

Kurumda başka etkinliklere, sosyal faaliyetlere de katıldığını anlatan Ekici, huzurevleri arasında yapılan boccia şampiyonasında Ankara birincisi olduklarını, Turkcell tarafından huzurevleri arasında yapılan satranç turnuvasında da birinci olduğunu sözlerine ekledi.


Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız