İstanbul
Kapalı
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2216 %0.03
55,3644 %0.43
6.531,91 %0.45
82.600,00 %-0.55
Muhalif. Deyrulzafaran Manastırı’nın bahçesinde yetiştirilen zeytinin hasadı verimli geçiyor

Deyrulzafaran Manastırı’nın bahçesinde yetiştirilen zeytinin hasadı verimli geçiyor

Mardin’de yaklaşık 16 yıldır zeytin üretimi yapılan tarihi manastırın bahçesinde Harran Üniversitesi ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı işbirliğiyle 5 yıldır uygulanan ”Zeytin Gen Bahçesi Projesi” sayesinde çeşit, verim ve kalitede sağlanan artış yüz güldürdü Manastırda zeytin bahçelerinin bilimsel danışmanlığını yürüten ziraat mühendisi İshak Bayyiğit: ”Bölgenin kendine has yerel zeytin çeşitleri burada koruma altına alınmış durumda. Geçen yıl bu bahçeden 22 ton ürün elde ederken bu yıl 50 tonun üstünde ürün bekleniyor”

Deyrulzafaran Manastırı’nın bahçesinde yetiştirilen zeytinin hasadı verimli geçiyor
Okunma Süresi: 4 dk

MARDİN (AA) HALİL İBRAHİM SİNCAR Mardin'deki tarihi Deyrulzafaran Manastırı bahçesinde uygulanan proje ile geni korunarak üretimi yapılan zeytinde bu yıl çeşit, verim ve kalitede artış sağlandı.

Kent merkezine 4 kilometre uzaklıkta yer alan, 5. yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18. yüzyılda kavuşan Deyrulzafaran Manastırı'nın bahçesinde 350 dönümde üretimi yapılan zeytinde hasat başladı.

Manastır bahçesinde yaklaşık 16 yıldır profesyonel anlamda yetiştiricilik yapılırken, Harran Üniversitesi ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı işbirliği ve Mardin Valiliğinin destekleriyle 5 yıldır uygulanan "Zeytin Gen Bahçesi Projesi"nin etkileri üretime yansıdı.

Tarihi yapının bahçesinde başta Güneydoğu'ya özgü başta "halhal", "mavi", "zoncuk", "melkabazi" ve "belloti" olmak üzere üretilen zeytinde çeşit sayısı da 25'ten 30'a yükseldi.

"Gübreleme, sulama yönetimi, zararlı hastalıklarla mücadele verim ve kalite artışı sağlayan etkenler"

Manastırda zeytin bahçelerinin bilimsel danışmanlığını yürüten Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Kızıltepe Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İshak Bayyiğit, AA muhabirine, manastır bahçesinde yaklaşık 6 bin zeytin ağacı bulunduğunu söyledi.

Bu ağaçların üçte birinden verim aldıklarını ifade eden Bayyiğit, üretilen zeytinde bu yıl verim ve kalite artışı olduğunu tespit ettiklerini belirtti.

"Bölgenin kendine has yerel zeytin çeşitleri burada koruma altına alınmış durumda. Geçen yıl bu bahçeden 22 ton ürün elde ederken bu yıl 50 tonun üzerinde ürün bekleniyor" diyen Bayyiğit, bahçedeki 30'a yakın zeytin çeşidinden 22'sini bölgenin genetik kaynaklarının oluşturduğunu ifade etti.

Bayyiğit, üniversite olarak yerel zeytin çeşitlerini koruyup, geliştirip potansiyelini artırma yönünde önemli çalışmalar yaptıklarına işaret ederek, verim ve kalitede sağlanan artışın en önemli etkeninin ekolojinin yanı sıra yapılan zirai uygulamalar olduğunu kaydetti.

"Gübreleme, sulama yönetimi, zararlı hastalıklarla mücadele uygulamaları verim ve kalite artışı sağlayan etkenler" ifadesini kullanan Bayyiğit, bölgede iklim koşullarına bağlı olarak su ihtiyacının çok yüksek olduğunu, sulu koşullarda verim ve kalitenin çok iyi bir noktaya geldiğini gördüklerini belirtti.

"Önümüzdeki yıl bahçede alanın 100 dönüm daha artırılması hedefleniyor"

Bayyiğit, hasat edilen zeytinlerin bir kısmının sofralık olarak değerlendirildiğini bir kısmının ise soğuk sıkımla zeytinyağına dönüştürüldüğünü anlatarak, zeytin ve soğuk sıkımla elde edilen zeytinyağının, manastırın adını taşıyan "Dzafaran" markasıyla satışa sunulduğunu, bir kısmının ise dini ritüellerde kullanılmak üzere çevredeki kilise ve manastırlara gönderildiğini söyledi.

Bölgenin yerel zeytin çeşitlerine daha fazla ağırlık vererek gelecek yıllarda verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini dile getiren Bayyiğit, "Önümüzdeki yıl bu bahçede alanın 100 dönüm daha artırılması hedefleniyor. Çok daha nitelikli verim ve kalite artışını göreceğiz." diye konuştu.

Bayyiğit, özellikle son yıllarda etkili olan iklim koşullarında zeytin üretiminin zorlaştığına, buna karşı yerel çeşitlere ağırlık verilmesi gerektiğine dikkati çekerek, kuraklıkla mücadelede en önemli unsurlardan birinin yerel çeşitlere ağırlık verilmesi olduğunu aktardı.

Her bölgeye kendi yerel çeşitlerine ağırlık vermelerini öneren Bayyiğit, "Zeytin önemsensin çünkü zeytin sosyo kültürel ve ekonomik açıdan büyük izler taşıyan bir gıda." ifadesini kullandı.

"Üniversite olarak bütün üreticilerimize kapımız açık"

MAÜ Kızıltepe Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Eren, geçen yıl yaptıkları incelemelerde üretimde bazı hataların yapıldığını tespit ettiklerini, buna karşı üniversite olarak bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

İlk olarak toprak analizi yaptıklarını daha sonra iklimsel değişimlere bağlı olarak sulama ve ihtiyaç duyulan besin elementlerini uygun zamanlarda vererek verimi iki katına çıkarabildiklerini ifade eden Eren, şöyle konuştu:

"Ağacımızı, toprağımızı bilirsek ona göre yaklaşım gösterdiğimiz takdirde istediğimiz verim ve kaliteyi alabiliyoruz. Üreticilerimiz genelde diğer bölgelerde gördükleri çeşidi buraya getirip verim almaya çalışıyor. En büyük hata burada başlıyor. Mümkün olduğunca yerel çeşitleri veya bölge iklimine, toprağına adapte olabilecek çeşitleri seçmeleri gerekir. Bu noktada üniversite olarak bütün üreticilerimize kapımız açık. Gelin, çeşidi birlikte seçelim."

Eren, zeytin ve zeytinyağının dünyada üretiminin ciddi anlamda düştüğünü dile getirerek, geçen ay İspanya'ya gittiğini, kuraklığın oradaki zeytin üretimini de etkilediğini gördüğünü belirtti.

Bu sıkıntıları öngörerek erkenden harekete geçtiklerini anlatan Eren, "Zamanında gerekli yöntemleri uygulayarak elde ettiğimiz ürünler gözle görülebilmekte." dedi.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız