İstanbul
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2194 %0.04
55,2119 %0.10
6.507,37 %0.07
83.339,29 %-2.58
Muhalif. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya’da konuştu:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya’da konuştu:

“Kademeli bir şekilde, belli bir süreç içinde enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek istiyoruz. Bunun programını, planını yapmış durumdayız”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya’da konuştu:
Okunma Süresi: 5 dk

MALATYA (AA) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kademeli bir şekilde, belli bir süreç içinde enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek istiyoruz. Bunun programını, planını yapmış durumdayız." dedi.

Yılmaz, Malatya Nikah Sarayı’nda, iş dünyası, finans, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle "Fikir Sofrası" toplantısında bir araya geldi.

Türkiye’nin son 20 yılda ekonomide önemli bir performans sergilediğini belirten Yılmaz, “Dünya büyümesinden çok daha yüksek bir büyüme hızı ortaya koydu Türkiye. Dünya geçtiğimiz 20 yılda yıllık ortalama 3,6 büyürken Türkiye ekonomisi yüzde 5,4 büyümeyi başardı. Son 13 yıldır bir büyüme sergiliyoruz, kesintisiz bir büyümemiz var. Kovid'e rağmen kesintisiz büyümemiz var. Birçok olumsuzluğa rağmen 13 yıldır kesintisiz bir büyüme sergiliyoruz. Çeyreklik bazda baktığımızda da 12 çeyrektir kesintisiz yine bir büyüme içindeyiz." dedi.

Türkiye ekonomisi reel bazda son 3 yılda yüzde 20 büyüdü

Yılmaz, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında Kovid sonrası istihdamını en hızlı toparlayan ülkelerden biri olduğunu işaret ederek, kadınların iş gücüne katılımının ve istihdamının da arttığına dikkati çekti.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Büyümede, ihracatta, istihdamda, üretimde önemli bir başarı ortaya koyduk. Sadece son 3 yıla baktığımızda, 20202022 dönemine dünya ekonomisi bu 3 yılda yüzde 7 büyüyebilmiş kümülatif. Türkiye ekonomisi yüzde 20 büyümüş. Reel bazda söylüyorum bunu, enflasyondan arındırılmış olarak. Dolayısıyla reel tarafta iyiyiz. Ama finansal tarafta sıkıntılarımız yok mu? Var. Özellikle enflasyonda, dünya ortalamalarının oldukça üstünde bir enflasyon sorunumuz var. Ve şu veya bu sebepten bunun da getirdiği meydan okumalar var, sıkıntılar var, sorunlar var. Bunları da görüyoruz ve buna dönük olarak da son dönemlerde politikalarımızı önceliklendirmiş durumdayız. Önümüzdeki dönemde, bir taraftan bu reel büyüme performansımızı sanayide, ARGE’de, teknolojide sağladığımız ivmeyi belli bir düzeyde sürdürürken, istihdamı belli bir düzeyde arttırırken bir taraftan da fiyat istikrarını sağlamak istiyoruz ve önümüzdeki dönemin daha çok ağırlıklı birinci önceliği diyelim, bu fiyat istikrarı meselesi. Ama fiyat istikrarını sağlarken de diğer dengeleri de gözeterek yapmaya çalışıyoruz. Bir anda enflasyonu düşürebilir misiniz? Teorik olarak bence mümkün. Yani bütün dengeleri alt üst edersiniz, ne büyümeye bakarsınız, ne istihdama, ne sosyal refaha hiçbir şeye bakmazsanız, hiçbir dengeyi gözetmezseniz çok hızlı bir şekilde bir takım büyük toplumsal maliyetlerle sonuçlar elde edebilirsiniz. Ama herhalde bunu hiçbirimiz istemeyiz. Kademeli bir şekilde, belli bir süreç içinde enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek istiyoruz. Bunun programını, planını yapmış durumdayız. Bir taraftan para politikalarında bir güncelleme yapıldı. Ve orada Merkez Bankamız araç bağımsızlığı çerçevesinde gerekli adımları atıyor.

Diğer taraftan maliye politikamızda depremin getirdiği büyük yüklere rağmen, mali disiplini koruyarak yapısal bozulmaya yol açmadan yolumuza devam ediyoruz. Deprem harcamaları tek seferlik harcamalar ve yatırım niteliğinde harcamalar. Dolayısıyla bir taraftan da ülkemizin geleceğine yatırım yapıyoruz aslında. Bir kaynak israfından bahsedemeyiz ve tek seferlik daha ağırlıklı olarak 2023 ve 2024, 2023'te milli gelirimizin yüzde 3'ü, 2024'te yüzde 2,5'i oranında sadece deprem bölgesi için merkezi idareden para harcayacağız. Bu da tabii bütçe açıklarımızı 2023 ve 2024 için belli bir oranda yukarıya taşıyor. Ama deprem hariç diye baktığınızda aşağı yukarı Maastricht Kriterleri seviyesinde seyreden orta vadede yüzde 3'ün altında gördüğümüz bir bütçe açığı söz konusu. Dolayısıyla mali disiplin noktasında da tavrımızı, kararlılığımızı sürdürüyoruz. Para politikasıyla, maliye politikasının koordinasyonuna da büyük önem veriyoruz. Bunu da ekonomi koordinasyon kurulu platformuyla gerçekleştiriyoruz. Bu kurulun başkanlığını yapıyorum ben. Sadece bakanlarımızı davet etmiyorum, öyle bir yetkim var. Farklı kurumları davet etme yetkim var. Üye olmasa bile kurula. Dolayısıyla ben her kurula doğrusu Merkez Bankası Başkanımızı, yeri geldiğinde BDDK başkanımızı, SPK başkanımızı başka bir takım kuruluşlarımızı davet ederek, finansal piyasalarla maliye politikalarımız arasındaki koordinasyonu etkili bir şekilde yürütmeye gayret ediyoruz. Bu önemli. En az bunun kadar önemli olan üçüncü bir noktada para politikaları ve maliye politikaları dışında yapısal reformlar."

"Belirsizlik ekonominin düşmanı"

Orta ve uzun vade yatırımcılar açısından belirsizliğin önemine işaret eden Yılmaz, “Belirsizlik ekonominin düşmanı. Türkiye şu anda belirsizliklerini azaltmış durumda. Siyasi belirsizlikleri mayıs ayında yaşadığımız seçimlerle ortadan kaldırmış durumdayız. Meclisimizde kimin çoğunluk olduğu belli, Cumhurbaşkanımız belli. 5 yıl süresince genel çerçevemiz belli. Siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığı bir ortamda orta vadeli programımız, 5 yıllık planımız, yıllık programımız ve bütçemiz de toplumla paylaşılmış durumda. Dolayısıyla politika belirsizlikleri de ortadan kalkmış durumda. Belirsizliklerin ortadan kalktığı bir ortamda yatırımların da büyümenin de devam etmesini bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın hep vurguladığı, yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Aslında bunlar planlamacıların da en çok önem verdiği hususlardır." dedi.

Malatyalı iş adamı Ahmet Arslan ise 2012'de hayata geçirdikleri “Fikir Sofrası”nın Türkiye'ye değer katan ve yönlendiren iş, finans, akademi, STK ve basın dünyasının önde gelen katılımcılarının bir sofra etrafında toplandığı bağımsız bir düşünce platformu olduğunu söyledi.

Arslan, Malatya'da gerçekleştirilen etkinliğin ana amacının, siyasi, ekonomik ve sosyal konularda hızlı bir değişim ve dönüşümün yaşandığı dünyada bilgi ve tecrübeyi ön plana koyarak çözüm yollarını ortaya koymak olduğunu anlatarak, "Bu amaç çerçevesinde bu akşamki ana temamız, yaraları sarmak, refahı arttırmak, huzur ve barışı sağlamak adına yapılması gerekenleri konuşmaktır." dedi.

Programa, Ahmet Çalık, Erman Ilıcak, Nihat Özdemir, Faruk Eczacıbaşı gibi çok sayıda iş insanı katıldı.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız