İstanbul
Parçalı az bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5565 %0.10
55,7692 %0.12
6.633,21 %-0.03
82.190,42 %0.66
Muhalif. Beyşehir Gölü’nde keşfedilen tarihi yapılar su altı arkeologları tarafından inceleniyor

Beyşehir Gölü’nde keşfedilen tarihi yapılar su altı arkeologları tarafından inceleniyor

Kubadabad Saray Külliyesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Muharrem Çeken: ”Su altı arkeologlar, çalışma yapılan alandan çeşitli kiremit ve seramik örnekleri aldı. Bunların tarihlendirilmesiyle ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ayrıca göl altındaki yapıların planları çıkarılmaya çalışılıyor” ”Bu yapılar, külliyenin doğusunda, sudan yaklaşık 100 metre içeride, 11,5 metre derinlikte yer alıyor. Tüm kıyı boyunca uzanarak Mındıras’a kadar gidiyor, yaklaşık 3 kilometrelik bir alan”

Beyşehir Gölü’nde keşfedilen tarihi yapılar su altı arkeologları tarafından inceleniyor
Okunma Süresi: 3 dk

KONYA (AA) ZEHRA MELEK ÇAT Beyşehir Gölü'nün batı kıyısındaki Kubadabad Saray Külliyesi kazılarında dronla yapılan belgeleme çalışmaları sırasında bulunan, göl kıyısından yaklaşık 100 metre açıktaki bina kalıntıları için inceleme başlatıldı.

Kubadabad Saray Külliyesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Muharrem Çeken, AA muhabirine, Beyşehir Gölü ve çevresinin Neolitik Çağ'dan itibaren Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarında yerleşmelere sahne olduğunu söyledi.

Bu yerleşmelerin bir kısmının su altında kaldığına değinen Çeken, Kubadabad Saray Külliyesi kazı çalışmalarına su altı araştırmalarını da eklediklerini dile getirdi.

Su altındaki görüşün az olması nedeniyle çalışmaların bu yıl başladığını aktaran Çeken, "Göl yatağının kenarında, bu su çekilen alanlarda tarım arazileri sebebiyle yerleşmeler olmuş. Bu süreçte muhtemelen Kubadabad Saray Külliyesi'nin sahilinde, kıyısında yer alan kalıntıların da bu uzun süreli çekilmeler sırasında inşa edildiğini düşünüyoruz." dedi.

Bu bina kalıntılarının kuzeye doğru kıyı şeridi boyunca devam ettiğini anlatan Çeken, Helenistik Döneme ait kalıntıların bulunduğu Mındıras Yarımadası'ndaki büyük liman kalıntılarıyla bağlantılı yapıların söz konusu olduğunu kaydetti.

Sudan çıkarılan yapılar detaylı incelemeden geçiriliyor

Çeken, çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:

"Su altı arkeologlar çalışma yapılan alandan çeşitli kiremit ve seramik örnekleri aldı. Bunların tarihlendirilmesiyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ayrıca göl altındaki yapıların planları çıkarılmaya çalışılıyor. Hangi seviyede olduğu, temel mi, daha üst bir seviyede mi, harçlı mı, başka bir şekilde mi? Bu çalışmalar sonucunda bunlar ortaya konulacak. Bu yapılar, külliyenin doğusunda, sudan yaklaşık 100 metre içeride, 11,5 metre derinlikte yer alıyor. Bütün kıyı boyunca uzanarak Mındıras'a kadar gidiyor, yaklaşık 3 kilometrelik bir alan. 2020'de ortaya çıkardığımız yapı 150200 metrekarelik bir alanı kaplayan bir yapı. Bunun yanında da 100 metrekarelik alanı kaplayan bitişik bir yapı var. Bütün sahil boyunca bu yapılarla karşılaşıyoruz."

Çeken, söz konusu kalıntıların özellikle Geç Roma Çağı veya Erken Bizans dönemine ait olduğu kanaatini taşıdığını bildirdi.

Yapının planı ve dönemi hakkında tespitler yapılıyor

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi FenEdebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Su Altı Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oktay Dumankaya, ön değerlendirme yapmak üzere 4 kişilik ekiple dalış yaptıklarını dile getirdi.

Yapının planı ve dönemi hakkında tespitler yapmak üzere çalıştıklarını aktaran Dumankaya, "Yapının Anadolu Selçuklu öncesi bir döneme ait olduğunu düşünüyoruz. Yapının bulunduğu çevrede Helenistik Dönem ve Neolitik Dönem'e kadar uzanan yapıların, yerleşimlerin olduğunu biliyoruz. Bir ara dönemi temsil eden Roma ya da Erken Bizans dönemini temsil eden buluntuların çıkmasını umuyoruz. Birkaç seramik parçası ve çatı kiremitleri tespit ettik. İlk izlenimlerimiz Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait olduğu kanaati var. 5. ve 7. yüzyıl arasında olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.


Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız