İstanbul
Kapalı
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1388 %0.21
50,2459 %-0.08
6.251,35 % 0,91
90.936,06 %0.366
Ara
Muhalif. YAŞAM Taş Devri’nde zehirli oklar: 60 bin yıl öncesine ait avlanma stratejisi keşfedildi

Taş Devri’nde zehirli oklar: 60 bin yıl öncesine ait avlanma stratejisi keşfedildi

Bilim insanları, yaklaşık 60 bin yıl öncesine ait ok uçlarında bitki kaynaklı zehir kalıntıları tespit etti. Bulgular, avcı-toplayıcıların gelişmiş bilişsel ve planlama becerilerine sahip olduğunu gösteriyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Bilim insanları, Taş Devri’ne ait ok uçlarında bitki kaynaklı zehir kalıntıları tespit ederek bilinen en eski zehirli ok kullanımına dair doğrudan kanıt elde etti. Araştırma, avcı-toplayıcı toplulukların çok daha erken dönemde karmaşık avlanma teknikleri geliştirdiğini ortaya koydu.

Stockholm Üniversitesi’nden Profesör Sven Isaksson liderliğindeki ekip, yaklaşık 60 bin yıl öncesine tarihlenen kuvars ok uçları üzerinde yapılan kimyasal analizlerde, Güney Afrika’da günümüzde de 'zehir soğanı' olarak bilinen Boophone disticha bitkisinden elde edilen iki farklı alkaloid saptadı.

Ok uçları, 1985 yılında Umhlatuzana Kaya Sığınağı’nda yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılmıştı. Araştırmacılar, avcıların okları bitkisel zehre batırarak ya da bitkiden elde edilen maddeleri yoğunlaştırarak kullandığını belirtti. Zehirli okların amacı, avı anında öldürmek yerine yavaş yavaş zayıflatarak takibini kolaylaştırmaktı.

Prof. Isaksson, bu yöntemin ileri düzey bilişsel planlama ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi gerektirdiğini vurguladı. Zehrin saatler sonra etkisini göstereceğini bilmek, çevresel bilgiyi ve gecikmeli etkiyi öngörme yeteneğini işaret ediyor.

Kimyasal kalıntılar binlerce yıl boyunca alkaloidlerin suyla çözünmemesi gibi dayanıklı özellikleri sayesinde korunmuş. Araştırmada, yaklaşık 250 yıl öncesine ait ok uçlarında da benzer zehir izlerinin bulunması, bilginin kuşaklar boyunca aktarıldığını gösteriyor.

Uzmanlar, bu keşfin yalnızca avlanma tekniklerini değil, tarih öncesi insanların bitkilerin kimyasal özelliklerini nasıl kullandığını, planlama yeteneklerini ve kültürel bilgi birikimlerini de anlamak açısından önemli olduğunu belirtiyor. Bulgular, Science Advances dergisinde yayımlandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *