Ankara Muhalifi

Ankara Muhalifi


Müjde, Azerbaycan'ın Kıbrıs’ı tanıması mıydı?

Müjde, Azerbaycan'ın Kıbrıs’ı tanıması mıydı?

Bildiğiniz gibi, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. yıldönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan KKTC’yi ziyaret etti. Ziyaret öncesi, “bir müjde verecek. Yer yerinden oynayacak” haberleri de medyada bir hayli şişirildi.

Ancak dağ fare doğurdu. Müjde, Kıbrıs’a da bir Külliye ve Millet Bahçesi olarak açıklandı. Başta bu “Müjde” işi üzerine bir hayli kalem sallayanlar olmak üzere herkeste bir şaşkınlık yaşandı.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’den yola çıkıp Ankara’ya kadar gelen bir kulis bilgisi ise asıl müjdenin külliye olmadığı yönünde…

Gelin bu noktada Kıbrıs’taki varlığımızın tarihine bir bakalım, geçmişi hatırlayalım…

Kıbrıs, 1571’te Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedildi. 

21 Eylül 1571 tarihli Padişah fermanı ile Karaman Eyaleti'nin belli şehir ve köylerinden adaya mecburi iskân yapılması kararlaştırıldı ve adaya Türkler yerleştirilmeye başlandı. Dört sancağa (Lefkoşa, Mağusa, Girne ve Baf) bölünen Kıbrıs, bir eyalete dönüştürüldü ve adada Karaman Eyaleti kanunlarının yürürlüğe konulması kararlaştırıldı. Bu sistem altında Gayrimüslimler kendi dini yetkilileri tarafından yönetildi. 

1745-1814 döneminde, Müslüman Türk Kıbrıslılar, Kıbrıs adasında Hristiyan Rum Kıbrıslılara karşı çoğunluğu oluşturmaktaydı. (Bu dönemde, Türk Kıbrıslıların sayısı ada nüfusunun %75'ine kadar çıktı) 

Kıbrıs, 1878 yılında Osmanlı'dan 'Ruslara karşı yardım' vaadiyle, yıllık yaklaşık 92.000 altın karşılığında ada Birleşik Krallık tarafından kiralandı. Daha sonra Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi gerekçe gösterilerek Birleşik Krallık tarafından ilhak edildi.

1925 yılında Kıbrıs’a ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandı.

1955'te Kıbrıslı Rumların kurduğu EOKA örgütü Birleşik Krallık kuvvetlerini adadan çıkarmak için silahlı eylemlere başladı.

Bu tarihten itibaren taksim isteğinde bulunan Türkler ile Enosis yani Yunanistan’a ilhakı isteyen Rumlar birbirleri ile çatışmaya başladı.

Ada, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla bağımsızlık kazandı. Cumhurbaşkanı Rumlardan, yardımcısı Türklerden seçildi.

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’a karşı 15 Temmuz 1974 Pazartesi sabahı 08.30 dolaylarında Yunanistan tarafından gerçekleştirilen askerî darbeden sonra “Enosis” ilân edildi.

Türk Silâhlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 Cumartesi günü şafakla birlikte Ada’ya çıkarma yaptı. Ada resmen ikiye bölündü.

13 Şubat 1975 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi…

15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu.

1 Mayıs 2004 tarihinde adanın Rumlar tarafından yönetilen güney kesimi Ada’nın tamamını temsilen, “Kıbrıs Cumhuriyeti” adıyla Avrupa Birliği'ne katıldı.

Türkiye dışında başkaca hiçbir devlet KKTC’yi tanımadı…

Ta Bakü’den yola çıkıp bana kadar ulaşan kulis bilgisi işte bununla ilgiliydi. Azerbaycan KKTC’yi tanıyacaktı. Bundan büyük müjde mi olurdu?

Zaten Azerbaycan Milli Meclisi'nden bir heyetin ilk kez Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) resmi temaslarda bulunması bile başlı başına önemli bir gelişmeydi.

Bakın bu konudaki TRT’nin haberi nasıl:
Azerbaycan Milli Meclisi Dışişleri ve Parlamentolar Arası İlişkiler Komitesi heyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti.

Azerbaycan Milli Meclisi Dışişleri ve Parlamentolararası İlişkiler Komitesi Başkanı Samed Seyidov başkanlığındaki heyet, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edildi.

"Bir millet üç devletiz"

Tatar görüşmede Azerbaycanlı milletvekillerini kabul etmekten duyduğu memnuniyete vurgu yaptı. Tatar, "Bir millet üç devletiz. Hepimiz Türk soyundan geliyoruz" dedi.

Seyidov da Kıbrıs Barış Harekatı'nın 20 Temmuz'daki 47'nci yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyaretinde, Azerbaycanlı milletvekillerinin de KKTC'de olacaklarını belirtti.

Heyet daha sonra KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu ve Başbakan Ersan Saner ile de görüşmeler gerçekleştirdi.

İşaretler kulis bilgisinin, “Müjde”nin pek de yabana atılmayacak doğrulukta olduğunu gösteriyor.

Ancak yine kulislerden aldığım bilgiler, ABD ve Fransa’nın bu müjdeden haberdar olur olmaz çok sert tepki verdiği yönünde. Kaynaklarım, “ABD ve Fransa’nın net ve sert tepkisi nedeniyle Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıması müjdesinden vazgeçildi, külliye ve millet bahçesi müjdesi verildi” iddiasında…

Esasen Erdoğan’ın KKTC ziyaretinin ardından ABD’nin Türkiye’nin Kıbrıs planını kabul etmediğini açıklaması ve Fransa’nın da Kıbrıs meselesini Birleşmiş Milletler’e taşıyacağını açıklaması kulis bilgisini dikkate almama neden oldu.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, demiş atalarımız. Sanıyorum önümüzdeki günlerde daha net bilgiler ortaya çıkacaktır…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar