Ferai Tınç

Ferai Tınç


Kazakistan’da enerji denklemine Rus müdahalesi

Kazakistan’da enerji denklemine Rus müdahalesi

Geniş ham petrol rezervleri ile dünya tüketiminin yüzde 2’sini karşılayan Kazakistan, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Orta Asya’da büyük bir enerji merkezi haline geldi. 

Kazakistan’da olanları ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren gelişmeleri yorumlarken,  30 yıldan beri süren enerji kaynakları paylaşım mücadelelerini gözönünde tutmak gerekiyor.

Sovyetler sonrası Kazakistan’ın ilk devlet başkanı olan Nursultan Nazarbayev, uzun iktidarı süresinde dünyanın en zengin liderleri arasına girdi. Bütün  “tek adam rejimleri”nde görüldüğü gibi, enerji ve maden yataklarının paylaşımında  ülkeye üşüşen enerji devleri son kararın bu tek adamın iki dudağının arasından çıkacağını çok iyi bildikleri için pazarlık paylarına bu kalemi de cömertçe dahil ettiler.

Nazarbayev’in başarısı, ülkesinin doğal zenginliklerini yönetirken uluslararası “dengeyi”  sağlamış olmasıydı..

ABD, Çin ve tabii ki Rusya arasında kritik bir denge kurdu.

Ama son gelişmelerde de görüldüğü gibi bu denge çatladı.

RUSYA  EŞİTLER ARASINDA BİRİNCİ

Uluslararası gözlemciler Rusya’nın Azerbaycan ve Ermenistan’dan sonra, Kazakistan’da da pozisyonunu güçlendirdiği görüşündeler.

Nazarbayev, 2019’da devlet başkanlığını Kasım Jomart Tokayev’e bırakmış ancak, başta Ulusal Güvenlik Komitesi yani Kazakistan’ın gizli servisi KNB olmak üzere ordu ve polis gibi stratejik kurumlara kendi adamlarını yerleştirmişti.

İktidarı, hele de neması yüksek bir iktidarı paylaşmak kolay değildir.

Bir süredir Nazarbayev ile Tokayev arasında soğuk rüzgarlar estiği haberleri geliyordu.

Nitekim geçen yılın son günlerinde, 28 Aralık’ta St. Petersburg’daki zirveye Nazarbayev ve Tokayev’in ayrı uçaklarla gitmeleri gözden kaçmamıştı.

Ülkede, gaz fiyatlarının iki misline çıkması ile patlak veren gösterilerin şiddet dalgası haline dönüşmesi üzerine Tokayev zamlarla ilgili ulusal petrol şirketi Kaz Munay ve Kazak Gaz şirketlerini suçlarken sorumluyu, yani Nazarbayev’i işaret ediyordu.

Hele yağmacıların kimliklerine ilişkin özellikle Moskova yanlısı medyada ilginç iddialar yer almıştı. Kimilerine göre, büyük kentlere kamyonlarla siyahlar giyinmiş silahlı kişiler taşınmıştı.  Bunların Nursultan ailesi tarafından dağlarda eğitilen paramiliter güçler olduğu haberleri geldi. Kimileri de bu kişilerin  Rusça ve Kazakça değil, Arapça konuştuklarını yazdılar.

5 Ocak günü Almati gerçek bir savaş alanına dönmüştü. Tokayev’in, polis ve orduya güvenmediği için, BM Barış Gücü’ne bağlı Kazak birliklerini devreye soktuğu ileri sürüldü ( bu durum BM’de sıkıntı yarattı, sorun sürüyor) ve kısa sürede düzeni sağladı.

Ancak bu arada Rusya’nın ağırlığı olan bölgesel Güvenlik Anlaşması Örgütü’nü yardıma çağırmış bulundu.

Rusya, Ukrayna sınırı ile meşgul olmasına rağmen bu çağrıya hemen uydu ve Kazakistan’a asker gönderdi.

Kısaca özetlemeye çalıştığım bu tabloya baktığımızda, Tokayev  her ne kadar Rus birliklerinin kısa sürede geri çekileceğini söylese de Kazakistan’daki denge politikasının Rusya lehine değiştiği görülüyor.

Çünkü bu kısa süre içinde Nazarbayev’in adamları da görevden alındı. Hatta gizli Servis Başkanı Kerim Massimov gibi “vatan hainliği” suçlamasıyla.

YENİ BAŞLIYOR

Kazakistan’dan bilgi akışı son derece sınırlı olduğu için yanıt bekleyen birçok soru var.

Nazarbayev nerede? Bu sorunun yanıtı belli değil. Tokayev, üstü kapalı da olsa Nazarbayev darbesi olarak sunduğu bu sürece nihai noktayı koyabilecek ve hakimiyeti sağlayabilecek mi?  Kazakistan’da Rusya’nın yeniden dizginleri ele almasının Türkiye açısından sonuçları ne olabilir?

Kazakistan petrol ve doğal gazının batı pazarlarına ulaşım yolları arasında Türkiye de bulunmaktadır.

Tengiz bölgesinden tankerlerle Hazar Denizi’ni geçen petrol Bakü Tiflis Ceyhan hattı ile Türkiye üzerinden taşınıyor.

Daha da önemlisi, Türkiye güzergahı Avrupa’nın tükettiği doğalgaz açısından  Rusya’ya alternatif tek yol.

 Azerbaycan ve Kazakistan petrollerini doğrudan Batı pazarlarına taşıma seçeneği sunarak Rusya’ya bağımlılığı hafifleten Türkiye, gerek enerji politikalarında, gerek uluslararası ilişkilerinde sağlam zeminde bir denge politikası kurabilecek mi?   

Önümüzdeki dönemi bu soruların yanıtları belirleyecek.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar