Yakup Dıvrak

Yakup Dıvrak


Almanya’da Yüksek Öğrenim

Almanya’da Yüksek Öğrenim

Gazetemiz Muhalif, ‘’Muhalif’e Sorun, uzmanlar yanıtlasın’’ başlığı altında yeni bir girişimde bulundu. Çok da iyi etti bence. Yararlı olacağını düşünüyorum.

Bu bağlamda, uzun yıllardır yaptığım eğitim danışmanlığından hareketle, ‘’Almanya’da Yüksek Öğrenim’’ konusunu ele alacağım bu yazımda.

Umarım ve dilerim ki gençlere yardımcı ve yol gösterici olur.

***

Almanya Federal Cumhuriyeti’nde yüksek öğrenim görmenin kazandıracağı çok önemli beceriler ve gelecekte önünüze açacağı çok geniş perspektifler var.

Böylesine kalkınmış, sanayileşmiş ve teknolojisi çok üst düzeyde bir ülkede Almanca yüksek öğrenim görmek, Avrupa Kültürü’nü, Batı’yı tanımak her bakımdan büyük avantaj.

Kaldı ki, Bologna Süreci’ne imza atmış ülkelerden birisi olan Almanya’da İngilizcesiz yüksek öğrenim eksik bir yüksek öğrenim olur. Her öğrencinin Erasmus Programları’na katılması adeta bir mecburiyet… Öğrenim dili Almanca olan, İngilizcesi iyi seviyelere gelmiş ve bu yüksek öğrenimi Almanya’da yapmış, bir yıl Erasmus Programı çerçevesinde bir başka ülkede de öğrenim görmüş olan bir üniversite mezununun iş piyasasındaki şansını siz düşünün artık…

***

Peki Almanya’da yüksek öğrenim yapabilmenin koşulları nelerdir?

Gayet basit:

  1. Lise diplomanızla gelip Almanya’da yüksek öğrenim yapabilirsiniz.
  2. Türkiye’de Üniversiteye Giriş Sınavı’na (TYT-AYT) girip, yeterli puan alıp, üniversiteye kayıt yaptırıp ve yüksek öğrenime orada başladıktan sonra Almanya’ya gelerek, yani yatay geçiş yaparak, burada yüksek öğreniminizi sürdürebilirsiniz.

 

Birinci yolun izlenmesi, çok yorucu ve zaman alıcı.

Türkiye’de alınan bir lise diplomasıyla gelen birisi bir yıl Almanca öğrenecek ve akabinde ‘’Studienkolleg’’ e (‘’ Vorfachstudium’’a) devam edecek. Bu yolla, Türkiye’de alınan lise diploması Almanya’da alınan lise diploması ‘’Abitiur’’ ile bir nevi eşitlenecek ve ona göre yüksek öğrenime devam edinilebilecek.

Bu yol çok karmaşık ve ekonomik olarak da çok pahalıya mal oluyor. Tavsiye edilecek bir yol değil.

İkinci yolun izlenmesi daha kestirme ve akıllıca. Türkiye’de üniversiteye kayıt olan gençler, Üniversite Giriş Sınavı’nda aldıkları puanı gösteren belge, kayıt çıktısı, lise diploması, lise ders notları ile Almanya’daki üniversitelere başvuru yapabilir ve notları tutarsa yüksek öğrenime Almanya’da devam edebilirler. Yani yatay geçiş yapmış olurlar. Bu yolla buraya gelerek okumak, sadece kayıt yaptırdıktan sonra da mümkün. Başvuru yapılırken bütün belgelerin tercüme edilmiş olması  olması ve bu tercümelerin noter tasdikli olması gerekiyor.  1970’li ve 1980’li yıllarda lise ders notları pek istenmiyordu. Maalesef o kadar sahte belgeler kullanılmış ki, şimdi üniversiteler kılı kırk yarıyor ve bütün lise ders notlarını da istiyorlar.

Bir Alman üniversitesine yatay geçiş yapan bir öğrenci aynı dalda okumak zorunda. Eğer bölüm değiştirmek istenirse, bir yıl okuduktan sonra değiştirilebilir. Yani bir yıl kaybedilmiş oluyor.

Alman üniversitelerinde yüksek öğrenime başlayabilmek için mutlaka C1 düzeyinde Almanca isteniyor.

***

Üniversitelerin web siteleri en az iki dilde: Almanca ve İngilizce. Hatta bazı üniversitelerin web siteleri birkaç dilde. Bu bağlamda, Almanya’da yüksek öğrenim görmek isteyen gençlerin bu siteleri dikkatlice okuyup inceleyerek başvuru işlemlerini bizzat kendilerinin yapmalarını tavsiye ederim.

Not durumuna göre ‘Şartlı Ön Kabul’ diyebileceğimiz ‘’Zulassung’’ aldıktan sonra ve C1 düzeyinde Almanca bilgisine sahip olduğunuzu belgeleyerek yüksek öğreniminize başlayabilirsiniz.

Başvuru konusunda ikinci bir yol ise, çoğu üniversitelerle anlaşması olan UniAsist üzerinden başvuru yapılabilir. Berlin’de mahkemeye kayıtlı bir dernek olan bu kuruluş, çok cüzi bir miktar (60,00 Avro civarı) karşılığında dosyanızı inceliyor ve üniversiteye aktarıyor.

***

Almanya’da Dünya’da ilk 50’ye, ilk 100’e, ilk 500’e ve ilk 1000’e giren üniversiteler var. Bazı dallarda dünya çapında üniversiteleriyle övünüyor Almanya: Tıpta Heidelberg Üniversitesi, makine mühendisliğinde Aachen Üniversitesi, IT-bilişimde Karlsruhe (KIT), mühendislik alanlarında Münih ve Berlin Teknik Üniversiteleri önde gelen elit üniversiteler.

Almanya’da en az üniversiteye girmek kadar zor olan konu barınma. Evlerde veya pansiyonlarda yer bulabilmek için elinizi çabuk tutmanız ve daha sömestr başlamadan önce bir yer bulmanız gerekiyor. İlk sömestrlerde üniversite yurtlarında yer bulmak çok zor. Bu konularda, gideceğiniz şehirlerdeki öğrenci gruplarından veya eğer varsa tanıdıklardan destek almak yararlı olabilir.

Ev ve pansiyonların pahalı, üniversite yurtlarının daha düzgün ve ekonomik olduğunun belirtilmesi gerekir.

Gelelim işin ekonomik boyutuna. Almanya’ya dil kursuna ve/veya yüksek öğrenime gelirken, öğrencinin finans açısından bir garanti göstermesi gerekiyor. Ve bunun belgelenmesi isteniyor. Ya anne-babanın çocuğu için yaklaşık ayda 720,00 Avro olmak üzere ilk bir yıl için yaklaşık 9.000,00 Avro Deutsche Bank’ta veya İş Bankası’nda bloke edilmiş bir hesaba yatırılması gerekiyor. Ya da Almanya’da ikamet eden ve ekonomik durumu buna müsait bir şahsın, bu öğrenciye öğrenimi boyunca ayda yaklaşık 720,00 Avro vereceğini noter huzurunda düzenlenmiş bir belgeyle garanti etmesi gerekiyor.

Öğrenci 2-3 sömestr okuduktan sonra, notları iyiyse burs alma imkanı doğuyor. Almanya gibi çok zengin bir ülkede burs imkanı da oldukça iyi.

Gerek politik partilere paralel, gerek sendikalara paralel ve gerekse de kiliselere paralel vakıflardan burs alınabilir. Vakıfların öğrencilere verdiği paralar devlet bütçesinden aktarılıyor bu vakıflara. Burjuva demokrasisi bu olsa gerek… Ve bu vakıfların, burs verdikleri öğrencileri   indoktrine etmeleri söz konusu bile değil. Al sana gavur Batı…

Bunlara ilaveten kurumların, zengin ailelerin, sanatçıların ve bilim insanlarının adına kurulmuş vakıflar da burs veriyor.

Devletin verdiği eğitim desteği (“BaföG’’) yarı geri ödemeli ve sadece ekonomik durumu elverişli olmayan çalışan aile çocukları için öngörülmüş. Ya da, yüksek öğrenim görenlerin alması mümkün.

***

Bunlara ilaveten, öğrencinin çalışarak kendi bütçesine katkısı da söz konusu. Üniversiteye kaydını yaptırmış her öğrencinin, öğrenim esnasında haftada 19 ayda 72 saat çalışması mümkün kanunen. Almanya’da öğrencilerin çalışarak okuması çok yaygın. Hele sömestr tatillerinde çalışmayan öğrenci pek az.

***

Demografik nedenlerden, Almanya’da okuyan öğrencilerin burada kalıp çalışmalarının önü birkaç sene önce açıldı. 1970li, 1980li ve 1990lı yıllarda, anne ve babası burada işçi olan arkadaşlarımız bile burada kalıp çalışamıyorlardı öğrenim sonrasında. İş piyasası bu değişikliği dayattı adeta.

***

Almanya’nın federatif yapısı en çok da eğitim alanında gösteriyor kendisini. Bilindiği gibi, Almanya’da 16 Eyalet ve 16 Eyalet Hükümet mevcut. Eğitim alanında eyalet hükümleri merkezi hükümetten daha fazla yetkiye sahip. Tabii ki görevleri ve sorumlulukları da ona göre… Gerek okullarda ve gerekse de üniversitelerde bu durum çok açık görünüyor. Örneğin, bazı eyaletlerde, yabancı öğrenciler hem öğrenim parası ve hem de her sömestr kayıt yenileme ücreti ödüyor. Bazı eyaletlerde ise öğrenim parası yok. Sadece kayıt yenileme ücreti var. Bazı eyaletlerde öğrenim parası sömestr başına 1,500,00 Avro olmak üzere yılda 3,000,00 Avro. Bazı eyaletlerde daha düşük. Kayıt yenileme ücreti makul miktarlarda.

Almanya’da üniversiteye başvuru yapılırken bu noktalara özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise diploma denkliği. Başvurduğunuz üniversitenin vereceği diplomanın Türkiye’de YÖK tarafında kabul edilip edilmediğine mutlaka dikkat etmelisiniz.

Sonuçta Türkiye’ye dönmeniz söz konusu olabilir.

Nihayetinde o ülke bizim, hepimizin.

Gençlere başarılar dilerim. Umudumuz ve geleceğimiz gençler.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar