Oyuncu Ozan Güven, geçtiğimiz günlerde meslektaşı Mehmet Aslantuğ ile birlikte vakit geçirdiği bir eğlence mekanında, içeride bulunan bir grubun "Failler dışarı" sloganlı protestosuyla karşı karşıya kalmış ve alanı terk etmek zorunda bırakılmıştı. Sosyal medyada geniş yankı uyandıran ve kısa sürede gündemin üst sıralarına yerleşen bu olayın ardından ünlü oyuncu, şahsi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir kamuoyu açıklaması paylaştı.
"Kamusal alanda hedef gösterilmek had aşımıdır"
Yaşadığı durumun kendisi üzerinde bıraktığı derin etkiyi dile getiren Güven, paylaştığı metinde şu ifadelere yer verdi: "Öncelikle şunu söylemeliyim: Hakkımda düşünen, eleştiren, kızan ya da tepki duyan insanların duygusunu hiçbir zaman hafife almadım. Malum akşam yaşanan hadise benim için çok çok ağırdı. Bir insanın kamusal alanda hedef gösterilmesi, aşağılanması, yargılanması ve oradan çıkarılmaya çalışılması, her hâli ile sinir ve had aşımıdır."
"Eleştiri başka, linç başka şeydir"
Hakkındaki iddialar nedeniyle yaklaşık 6 yıldır yoğun bir kamuoyu baskısı altında olduğunu vurgulayan ünlü oyuncu, sessiz kalmasının suçluluk psikolojisi olarak algılanmaması gerektiğini belirtti. Güven, açıklamasına şu sözlerle devam etti: "6 yıldır hakkımda çok şey söylendi. Çok şey yazıldı, çok şey haksızca tekrarlandı. Ben, hukuki sürece saygımdan sustum ama çoğu zaman aynı dizayn edilmiş ifadelerle, aynı ezber cümlelerle, aynı peşin hükümlerin içinde hedef haline getiriliyorum. Ama sessizlik, insanın onurunun yok sayılması anlamına gelmemeli. Kimseden beni sorgusuz sevmesini ya da desteklemesini beklemiyorum. Sadece şunu söylüyorum: Eleştiri başka şeydir, linç başka şeydir. Tepki başka şeydir, insanı yok saymak başka şeydir. Ben de bir insanım!"
"Mekanı ve muhataplarını adalete havale ediyorum"
Olay anında sağduyunun tamamen kaybolduğunu savunan Ozan Güven, açıklamasını bir toplumsal sağduyu çağrısı ve özür mesajıyla noktaladı: "O mekanda beni en çok yaralayan şey, o tepkinin içinde sağduyunun, mesafenin ve insani ölçünün kaybolmuş olması ve provoke edilmeye çalışılmamdı. Bu sözleri öfkeyle değil, sağduyu çağrısıyla söylüyorum. Bu durum artık benim için kabul edilebilir değil. Umarım eleştirirken de, kızarken de, tepki gösterirken de insan kalmayı unutmayız. Olayın yaşandığı mekan ve muhataplarını önce adalete sonrasında da Allah’a havale ediyorum. Arayan, soran, yazan herkese teşekkür ederim. Böyle bir meseleyle sizleri yorduğum için hepinizden özür diliyorum memleketimin güzel insanları."