Bu yıl 63'üncü kez düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sinemanın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Festivalin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde yer alan başarılı oyuncu Fadik Sevin Atasoy, farklı ülkelerden gelen meslektaşlarıyla aynı masayı paylaşmanın önemine dikkat çekerek, sanatın çatışmaları aşabileceğine dair güçlü bir mesaj verdi.
Savaşın gölgesinde ortak bir dil
Festivalin bu yılki jüri kadrosunda Filistin, Ukrayna ve Yunanistan gibi farklı coğrafyalardan gelen isimlerin yer alması, Atasoy için özel bir anlam taşıyor. Özellikle savaş ve çatışma bölgelerinden gelen sinemacıların bir araya gelerek sinema üzerine fikir alışverişinde bulunmasının dünyaya verilmiş kıymetli bir mesaj olduğunu ifade eden Atasoy, "Biz bu masada bir araya gelebiliyorsak, herkes bir araya gelebilir" diyerek barış vurgusu yaptı.

Antalya seyircisinin sanata olan tutkusu
Festivalin 'Daima' temasıyla sinemaseverlerle buluştuğu bu yıl, Antalya halkının ilgisi de dikkat çekiyor. Daha önce de jüri üyeliği görevini üstlenen Atasoy, seyircinin jüri üyelerine gösterdiği sevgi ve ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Salonların dolu olmasının ve izleyicilerin sanata olan bağlılığının sektörün geleceği adına umut verici olduğunu belirten oyuncu, Altın Portakal'ın 63 yıllık köklü geçmişinin Türk sineması için taşıdığı değere vurgu yaptı.
Sinemanın iyileştirici gücü
Festivalin özel bölümlerinden biri olan 'Kökler, Işık ve Kamera!' başlığı altında, zorlu coğrafyalarda üretim yapan sinemacıların eserlerine odaklanılması, etkinliğin uluslararası vizyonunu pekiştiriyor. Atasoy, festivalin bu yılki temasına atıfta bulunarak, sinemanın zorluklar karşısında her zaman bir çıkış yolu sunduğunu ve bu hikayelerin sonunda iyiliğin galip geleceğine inandığını sözlerine ekledi.