Yael Telvi
[email protected]
Algılarımız
Bir ayrıntıyı görmek. Bir koku almak. Bir şeye veya birine dokunmak. Bir ses işitmek. Bir yiyecek tatmak. Kendi deneyimlerimize göre bir gerçekliğin belirlenmesi. Karşımızdakinden işittiğimizi kendi yorumumuzu katarak duymak. Söylediğimizin ise yorumlanarak duyulması.
Sınırlar
Nereye kadar gidebileceğimizi ve nereden sonra iznimizin olmadığını belirtmek üzere vardır sınırlar. Bazen fiziki olarak gözümüze görünen, çeşitli izinlerle geçmemize izin verilen, iznimiz olmadığında ise kapının kapalı olduğu geçitler.
Bırakmak
Bırakmak… Bir şeyi, bir insanı, sevileni, istenmeyeni, anı, olanı, olmayanı, uyum gösteremediğimizi bırakmak. Sürekli yapılanı, tekrarlamaya sadece alışkın olduğumuzdan yaptığımızı ve bazen de yapmanın bize iyi gelmediği bir alışkanlığı bırakmak. Bir dönemi geride bırakmak.
Yeni bir sayfa
Hayat akıyor, biz de elini tutmuş onunla beraberce akıyoruz sanki. Yönümüz: yaşamak. Amacımız onunla kıvrılmak, onunla yoldaş olmak, ona uyum göstermek, ahenk içerisinde devam edebilmek olduğunda yeni bir güne uyanmak, yeni bir başlangıca uyanmak gibi. Gün ve doğan güneş, bembeyaz bir sayfa.
Yansımalar
Benden sanaSenden bana,Doğadan hayvana,Hayvandan toprağa,Topraktan insana,Insandan kalbine,Kalpten duyguya,Duygudan eyleme, Nefesten yaşama, Güneş’ten denize,Denizden Ay’a,Ay’dan medcezire, Aşktan sevgiye,Sevgiden tebessüme,Gülümsemelerden gözlere,Gözden göze,Kalpten kalbe, Biz...