Murat Bayar
[email protected]
En kolayı halka vurmak
2013 yılında Gezi Parkı Olayları sırasında, birkaç kanal dışında ana akım medyanın, penguen haberleri verdiğini biliyoruz.Maslow, insanın ihtiyaçlar hiyerarşisini tanımlarken, ilk basamağa fizyolojik güdülemeyi (yemek ve içmek) koyarken, “Aç bir insanla siyaset tartışamazsınız, çünkü her şeyi ekmek...
Aşı olmak ya da olmamak!
Basın mensuplarını öncelikli gruba alarak yaptıkları aşı davetine icabet ederken, yolda aşı olmakla, olmamak tezlerini destekleyenlerin argümanlarını anımsamaya çalışıyorum. Pandemi ile ilgili küresel otoritelerin sözlerinin sorgulanmasına bile suç gözüyle bakılıyor.
Sırada, "Cambaza bak" var!
Türkiye, çok zor durumda. Ekonomi yakıtını, büyük ölçüde yabancı sermaye girişlerinden alıyor. Çarkların dönmesi için, 1 yılda yenilenmesi gereken 190 milyar dolar ve 10 milyar dolar faizle birlikte, en az 220 milyar dolara ihtiyaç duyuluyor.
Bizi bu kasisler mahvetti!
Türkiye’de en zengin insanın bir litre benzin için verdiği ile en yoksulunun verdiği vergi aynı. Yine en yoksulun verdiği trafik cezası ile en zenginin verdiği ceza aynı. 600 liralık bir ceza, asgari ücretlinin o ay aç kalması anlamına gelirken, iş insanları bu rakamı ceza olarak bile görmüyor.
Yolun sonunda IMF var!
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, Cumhurbaşkanı kararı ile cumartesi gecesi görevden alınmış, yabancı yatırımcı nezdinde, Türkiye, bir günde, gündüzden geceye geçmişti.