Leyla Emeç Tavşanoğlu
[email protected]
Patrik’ten Rumlar’a “anavatanınıza geri dönün” çağırısı
Hep savunduğum bir düşüncedir. Yükseklerde, devletler birbiriyle kavga eder; hatta savaşır. Ama halklar arasına nifak tohumu ekmek zordur. Hele de o halklar aynı topraklarda yetişmiş, içiçe yaşamış ve aynı havayı solumuşsa. Cumartesi, 28 Mayıs akşamı izlediğim konser bu düşüncemi daha da pekiştirdi.
Tencere dibin kara
İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavır koyması, daha da öte Ankara’nın iki ülke için de veto hakkını kullanacağı çıkışını yapmasına Atlantik İttifakı içinde tepkiler artarken Stockholm’dan ilginç bir haber dolaşıma girdi.
Putin’e bir darbe de Kazakistan’dan
Son yazılarımda neden hep uluslararası olaylar, özellikle de Ukrayna Savaşı ve olası sonuçlarına fazlasıyla odaklandığım, iç siyaseti biraz göz ardı ettiğimle ilgili sorular soruluyor. Hemen yanıtlayayım. Çünkü iç siyaset uluslararası ilişkilerden bağımsız değildir. İkisi içiçedir.
NATO in, tarafsızlık out
Ukrayna Savaşı uluslararası alanda onlarca yıldır izlenen politikaları alt üst edip yeni bir dünya düzeninin kurulmasına yol açacak gibi görünüyor. Bugünden bakıldığında yeni düzenin başat aktörlerinin NATO ve ABD olmaları kaçınılmaz hale geliyor.
Açık tribün seyircisine oynamak
Ukrayna Savaşı dünya düzenindeki parametreleri değiştirirken İsveç ve Finlandiya’nın NATO şemsiyesi altına sığınma istekleri zaten gergin olan atmosferi daha da gereceğe benziyor.