Fatih Belediyesi, ilçe sınırları içindeki eski çeşmeleri özgün yapılarına sadık kalarak onarıyor ve kent yaşamına dahil etmeyi sürdürüyor. ‘Miras Fatih’ anlayışıyla hayata geçirilen projelerle, bölgedeki yüzlerce eser akademik restorasyon standartlarında muhafaza edilirken, uzun süredir akmayan çeşmeler de tekrar suyla buluşturuluyor.

Tarihi Çeşmeler Aslına Uygun Yenileniyor
Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü eliyle yönetilen faaliyetlerde, öncelikle yapıların rölöve, restitüsyon ve restorasyon planları tasarlanıyor. Kurul onayının ardından uzmanlar, yapılara geçmişte yapılan hatalı ve çimentolu eklemeleri arındırıyor; orijinal taş yüzeyleri gün yüzüne çıkarıyor.

Eksik mimari parçalar dönemine göre tamamlanıyor ve tesisatlar baştan aşağı yenilenerek suyun akması sağlanıyor. Hırka-i Şerif Mahallesi'ndeki, Fatih Sultan Mehmed’in ihtisap ağasının yaptırdığı Muhtesip İskender Camii yakınındaki Kabakulak Çeşmesi de bu kapsamda hayata döndürüldü.

Eserin ayna taşı ve kurnası orijinallerine uygun üretilerek suyun akışı başlatıldı. Bununla beraber Üsküplü Çeşmesi, II.
Mahmut Çeşmesi ve Karagöz Mehmet Paşa Çeşmesi gibi pek çok yapı, özgün malzemeleri korunarak fonksiyonel hale getirildi.
Medeniyet Hafızası Yeniden İnşa Ediliyor
Belediye bünyesinde kurulan Kâgir Yapı ve Eser Atölyesi, restore edilen eserlerin hem bakımını hem de önleyici korumasını sürekli kılıyor. Çalışmalar sırasında mimari detayların yanı sıra arkeolojik veriler, eski fotoğraflar ve tarihi kayıtlar incelenerek yapıların kimliği korunuyor.

Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, bu eserlerin sadece mimari değil, İstanbul’un medeniyet hafızasının parçaları olduğunu dile getirdi. Turan, “Tarihi çeşmelerimiz, ecdadımızın suya, hayra ve insana verdiği değerin en güzel nişaneleridir.
Bizler yalnızca taş yapıları restore etmiyoruz; mahalle kültürünü, vakıf medeniyetini ve İstanbul’un asırlık hafızasını yeniden ayağa kaldırıyoruz. Her bir çeşmeyi özgün kimliğiyle koruyarak gelecek nesillere aktarmayı görev biliyoruz.
Suyun yeniden akmaya başladığı her çeşme, geçmişle gelecek arasında kurduğumuz güçlü bir köprü anlamına geliyor” açıklamasında bulundu. Fatih’in açık hava müzesi olduğunu belirten Turan, camilerden medreselere kadar tüm kültür varlıklarının bilimsel yöntemlerle ihya edileceğini ifade etti.