Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Yeşiltaş köyünde, modern dünyanın hızına inat 150 yıllık bir gelenek yaşamaya devam ediyor. Çağlayan derenin kenarında kurulu olan ve tamamen suyun doğal gücüyle çalışan tarihi değirmen, bölge halkının buğday, mısır ve bulgur ihtiyacını karşılamayı sürdürüyor. Aile mirasını 47 yıldır omuzlarında taşıyan 67 yaşındaki Hüseyin Kartal, dedesinin vasiyetini yerine getirmenin gururunu yaşıyor.
Dededen toruna geçen bir gelenek
Yüksekova ilçe merkezine 50 kilometre mesafedeki köyde bulunan değirmen, sadece Yeşiltaş sakinlerine değil, çevre köylerden gelen üreticilere de hizmet veriyor. Asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde, suyun ritmiyle dönen taşlar, ürünlerin doğallığını bozmadan öğütme işlemini gerçekleştiriyor. Hüseyin Kartal, bu değirmenin bölgedeki son örneklerden biri olduğunu belirterek, su gücüyle öğütülen ürünlerin besin değerini koruduğunu ve unu yakmadığını ifade ediyor.

Dokuz çocuğunu bu değirmenle okuttu
Değirmenciliği bir geçim kaynağının ötesinde, korunması gereken bir kültürel miras olarak gören Kartal, 47 yıllık çalışma hayatı boyunca dokuz çocuğunu da bu değirmenin geliriyle okutup hayata hazırladığını anlatıyor. Çocuklarının eğitim hayatlarını başarıyla tamamladığını belirten Kartal, bu tarihi yapının kendisinden sonra da gelecek kuşaklar tarafından sahiplenilmesini ve yaşatılmasını arzuluyor. Günümüzde teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel değirmenlerin birer birer kapandığını hatırlatan Kartal, bu eserin köyün hafızası olduğunu vurguluyor.