İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5991 %0.05
54,9635 %-0.11
6.492,61 % -0,05
64.580,65 %-0.242
Muhalif. HABERLER Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar

Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar

Türkiye'nin orman yangını riski en yüksek illerinden Bursa'da, 17 yıldır gözetleme kulesinde görev yapan Kaya çifti, orman yangınlarını bir savaş olarak nitelendirerek yaşadıkları travmatik anları ve yeşil vatanı koruma mücadelelerini anlattı.

Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar
KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 5 dk

Orman yangınlarına karşı yürütülen mücadelenin sadece teknik bir süreç değil, telsiz anonslarına yansıyan feryatlarla dolu bir "savaş" olduğu, kule görevlilerinin tanıklıklarıyla ortaya çıkıyor. Türkiye'de orman yangını riski en yüksek 5 şehirden biri olan Bursa'da, Mustafakemalpaşa ilçesindeki Kocadağ Yangın Gözetleme Kulesi'nde 17 yıldır görev yapan Ayşe ve İlyas Kaya çifti, ormanları korumak adına verdikleri mücadeleyi ve bu süreçte yaşadıkları zorlukları paylaştı.

Telsizden gelen yardım çığlıkları hafızalara kazınıyor

Görev sırasında yaşadığı en korkutucu anları aktaran İlyas Kaya, orman yangınlarının yarattığı psikolojik yükü şu sözlerle ifade etti: “İleride Ömeraltı bölgemiz var, kızılçam bölgesi. Şefim, ‘Destek gelmezse ben bile yanabilirim’ dedi bana. Tabii o anda bir birkaç yerde yangınımız vardı aynı gün. Ama bütün köylerden kepçeler, hava araçlarımız yetişti. Hiç kimseye zarar gelmedi ama insan o zaman çok duygulanıyor. İşin başındaki şefin bile tehlikede olduğu zaman, düşün artık arkadaki arazözcüsü, dozercisi, kepçecisi, insan tabii o zaman kötü oluyor. Unutamadığım bir başka olay da Balıkesir bölgesinde ‘Öleceğiz’ diye anons geldi telsizden. Arkadaşlarımız alevler arasında sıkışmış. Allah'a şükür kurtardık ama telsizden o feryatlarını duyuyorsunuz. O çok etkiliyor.”

Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar

Ormancılık mesleği aileden gelen bir miras

Mesleğinin dedesinden kendisine miras kaldığını belirten İlyas Kaya, orman koruma görevini bir yaşam biçimi haline getirdiklerini vurguladı. Kaya, “Tabii bizim gece gündüzümüz yok. 24 saat buradayız eşimle birlikte. Lodoslu havalarda, sıcak havalarda daha da dikkatli oluyoruz. Zaten biz çocukluğumuzdan beri gelip gidiyorduk buraya. Dedem de 26 yıl görev yaptı burada. Ben amcamdan devraldım. Amcam, babam hepsi ormancıydı. Eşimle dönüşümlü olarak görev yapıyoruz. Ben uykuda olduğum zaman zaten eşim bakıyor. O şekilde günümüz geçiyor, çocuklarımızla birlikte. Burada büyüdüler diyebilirim, oğlum var” dedi.

Kulede geçen yıllar sosyal yaşamı sınırlıyor

Gözetleme kulesini bir an bile boş bırakmadıklarını ifade eden İlyas Kaya, sosyal hayatlarından nasıl feragat ettiklerini şu şekilde anlattı: “Hastalık gibi acil durumlarda şeflerimize bilgi veriyoruz. Yerimize ekipten arkadaşlar geliyor veya eşimle dönüşümlü gidebiliyoruz. Zaten ben çoğu düğünlere falan gidemiyorum, eşim gidiyor, ikimiz birden olmuyor.” Kaya, görevlerinin kutsallığını ise şu ifadelerle dile getirdi: “Biz yangını ne kadar erken görürsek o kadar daha az canlımız ölür, yeşil vatan mahvolmamış olur. Severek yapıyoruz. Çocukluğumuzdan beri geldiğimiz için seviyoruz işimizi. Ben işe girdim, eşim de sonra 1 yıl içinde girdi, yanıma. Bir de dönüşümlü olarak eşimle duruyoruz. Daha önce amcamla duruyorduk 1 yıl sonra eşim geldi. Eşimle birlikte 16 yıldır buradayız yani. Nasıl askerimiz hudutta görev yapıyorsa, biz de burada yeşil vatanı bekliyoruz. Bir nevi duman avcısıyız.”

Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar

Dönüşümlü nöbet sistemiyle duman avcılığı yapılıyor

Ayşe Kaya, eşiyle birlikte uyguladıkları 24 saatlik nöbet düzeninin detaylarını paylaştı. Gündüz saatlerinde kendisinin, gece saatlerinde ise eşinin gözetleme yaptığını belirten Ayşe Kaya, “Gündüz ben bekliyorum, eşim gece bekliyor. Ben kadın olduğum için eşim gece nöbetinde. Gündüz nöbetinde benim. 7/24 burada her tarafı gözetliyoruz. Ufak bir duman gördüğümüzde merkeze bildirip araçlarımızı çıkarıyoruz. Ne kadar çabuk görürsek o kadar daha ormanlarımız yanmaz diye 7/24 gözetliyoruz” ifadelerini kullandı.

Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar

Teknolojik imkanlar geleneksel yöntemlerle destekleniyor

Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı alınan önlemler her geçen yıl artırılıyor. 2016 yılından itibaren akıllı sistemlerle donatılmaya başlanan kulelerde, son teknoloji dronlar ve kameralar kullanılıyor. Bu yıl itibarıyla akıllı kule sayısı 194’e ulaşırken, geleneksel yöntemlerle izleme yapılan 582 kulede ise orman işçileri görevlerini sürdürüyor. Mayıs ayından itibaren riskli bölgelerdeki kulelere yerleşen işçiler, bölgeyi sürekli izleyerek olası yangınlara karşı erken müdahale imkanı sağlıyor.

Vatandaşların dikkati ormanların geleceğini belirliyor

Yangınla mücadelenin bir savaş olduğunu yineleyen İlyas Kaya, toplumun duyarlılığının önemine dikkat çekti: “Tabii ki yangın demek, savaş demek. Sadece biz değil, bütün vatandaşların dikkatli olması lazım. En ufak bir kıvılcım bile bir sürü cana, yeşil vatanımıza mal olabilir. Ormanlarımızı hep birlikte koruyalım. Biz ne kadar dikkat etsek de vatandaşlarımız da gördükleri zaman ihbar edebilirler, ateş yakmayabilirler. Hep birlikte yeşil vatanı savunacağız. Biz çocuklarımıza da geleceğimize de güzel bir miras bırakalım. Yeşil vatan, temiz hava. Geleceğimize, çocuklarımıza güzel bir miras olur.”

Orman yangınlarıyla mücadelede kulelerdeki insani bedel ve telsizden yükselen feryatlar

Ayşe Kaya ise vatandaşlara yönelik çağrısını şu sözlerle tamamladı: “Bir ağaç, bir nefes. Ne kadar bir ağacı, içindeki böceği, hayvanı kurtarabilirsek ne kadar erken görebilirsek ne kadar kollayabilirsek o kadar daha iyi. Buna herkesin dikkat etmesi lazım. Bir ağaç, bir nefes demek. Havaların sıcaklığından dolayı sigara izmaritidir, piknik ateşidir bunlar çok riskli. Ormana girerken hepimiz dikkat edelim, hep birlikte. Bizler yazın 4 ayı burada evimizden uzaktayız. Biz severek yapıyoruz işimizi. 7/24 buradayız, gecemiz, gündüzümüz yok. Bizler ne kadar dikkat etsek de ricamız herkesin dikkat etmesi. Bizim çocuklarımıza kalacak bu vatan, bu orman. Hepimiz el birliğiyle korursak, dikkat edersek daha iyi olur.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız