İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,9688 %0.19
55,8258 %0.18
6.759,24 %0.61
84.646,23 %1.71
Muhalif. HABERLER Milli İstihbarat Akademisi'nden Almanya raporu: Aşırı sağ bir sonuç, sebep değil

Milli İstihbarat Akademisi'nden Almanya raporu: Aşırı sağ bir sonuç, sebep değil

Milli İstihbarat Akademisi tarafından yayımlanan kapsamlı analizde, Almanya'da yükselen aşırı sağın geçici bir tepki değil, liberal demokrasinin derinleşen yapısal krizinin bir yansıması olduğu vurgulandı.

Milli İstihbarat Akademisi'nden Almanya raporu: Aşırı sağ bir sonuç, sebep değil
KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 2 dk

Milli İstihbarat Akademisi'nden Baki Laleoğlu tarafından kaleme alınan 'Almanya'da Aşırı Sağ: Liberal Demokrasinin Temsil Krizi' başlıklı çalışma, Avrupa'nın en büyük ekonomisindeki siyasi dönüşümü mercek altına aldı. Analizde, aşırı sağın yükselişinin sadece ekonomik krizler veya göç dalgaları gibi konjonktürel olaylarla açıklanamayacağı, bunun Batı dünyasında uzun süredir devam eden yapısal bir kırılmanın Almanya'daki tezahürü olduğu ifade edildi.

Temsil krizinin derinleşen etkileri

Çalışmada, aşırı sağın bir sebep değil, geleneksel siyasi aktörlerin meşruiyet üretme kapasitesindeki zayıflamanın bir sonucu olduğu belirtildi. Alman aşırı sağının sadece Nazizm mirasıyla açıklanamayacağı, 'Völkisch' düşünce geleneğinin kültürel ve sembolik düzeyde varlığını sürdürdüğü kaydedildi.

Özellikle AfD'nin başarısının, ırkçı sembollerden ziyade sistem karşıtı popülist bir söylemle geniş bir seçmen tabanına ulaşmasından kaynaklandığı vurgulandı. Bu durumun, sadece düşük gelirli kesimleri değil, kültürel statü kaybı yaşayan orta sınıfı da kapsadığına dikkat çekildi.

Avrupa bütünleşmesi ve Türkiye ile ilişkiler

Analiz, Almanya'daki bu değişimin Avrupa Birliği'nin siyasal mantığını içeriden dönüştürme potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Türkiye ile ilişkilere dair ise ikili bir yaklaşım öne çıkıyor. AfD'nin Türkiye'yi kültürel olarak Avrupa'nın dışında konumlandırmasına rağmen, jeopolitik ve ekonomik açıdan stratejik bir ortak olarak görmesi, gelecekteki ilişkilerin 'üyelik' perspektifinden ziyade 'seçici iş birliği' modeline evrilebileceğini gösteriyor.

Demokrasinin geleceği için üç senaryo

Çalışmada Alman demokrasisinin geleceğine dair üç temel senaryo üzerinde duruluyor. Bunlar; aşırı sağın kurumsallaşması, merkez siyasetin aşırı sağa kayarak söylemini meşrulaştırması ve demokratik direncin yeniden inşası olarak sıralanıyor.

Sonuç olarak, aşırı sağla mücadelenin sadece güvenlikçi önlemlerle değil, demokratik siyasetin kapsayıcı bir şekilde yeniden inşasıyla mümkün olabileceği belirtiliyor. Almanya'nın önündeki temel tercihin, liberal-demokratik düzenin kendi iç çelişkileriyle yüzleşmesi veya post-liberal bir paradigmanın siyasal düzeni dönüştürmesi olduğu ifade ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız