İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5923 %0.17
52,1907 %0.41
6.801,68 % 0,67
71.225,38 %-0.903
Muhalif. HABERLER Her 10 Tıp öğrencisinden biri şiddete maruz kalıyor

Her 10 Tıp öğrencisinden biri şiddete maruz kalıyor

Her 10 Tıp öğrencisinden biri şiddete maruz kalıyor

Okunma Süresi: 3 dk

Sağlıkta şiddete yönelik farkındalık için çalışan Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın (LHSV) yaptırdığı araştırma, Türkiye’de sağlıkta şiddet ile ilgili önemli bulguları ortaya koydu.

İSTANBUL (İGFA) - “28 Nisan Sağlıkçıya Şiddete Hayır Günü” dolayısıyla yayınlanan araştırma raporuna göre her 10 tıp fakültesi öğrencisinden 1’i meslek hayatına başlamadan önce şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı.

Lokman Hekim Sağlık Vakfı (LHSV)'nın Nisan 2024’te Fütürist Araştırma ile yaptığı araştırma raporuna göre, şiddete uğrayan her iki öğrenciden biri tehdit edildiği ifade edildi.

Şiddet mağduru öğrencilerin yüzde 76’sı “bağırma”, yüzde 63’ü ise “psikolojik aşağılanma” ile karşı karşıya kaldığının belirtildiği araştırmada; şiddet eylemlerinin yüzde 22’sini “yumruk, tekme, tokat, el-kol bükme, kafa atma, boğaz sıkma, bir cisimle saldırma” gibi fiziksel saldırıların oluşturduğu görülüyor. Tıp fakültesi öğrencilerine yönelik sağlıkta şiddetin yüzde 2’si ise cinsel şiddet olarak ortaya çıktı.

Lokman Hekim Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Şeker, araştırmanın tıp fakültesi öğrencilerine yönelik çıktılarının oldukça kaygı verici olduğunun altını çizdi. Bu öğrencilerin meslek hayatlarına başlamadan sağlıkta şiddete maruz kalmalarının, mesleki motivasyonlarına, mesleğe olan bağlıklarına ve ideallerine ciddi şekilde zarar verebileceğini söyleyen Şeker, erken dönemde yaşanan olumsuz deneyimlerin, gelecekteki sağlık kariyerlerine yönelik tutumlarını olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Leyla Şeker ayrıca, yaşanan şiddet travmasının mesleki tatminlerini ve hastalarla iletişimlerini zedeleyebileceğini, bunun uzun vadede sağlık sektöründeki hizmet ve insan gücü kalitesini ve sayısını da olumsuz etkileyeceğini belirtti.   Bu arada vakfın Türkiye genelinde yaptığı araştırma raporuna göre, katılımcıların yüzde 84’ü sağlıkta şiddet denilince akıllarına ilk olarak “sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetin” geldiği belirlendi. Araştırmaya katılan 10 sağlık çalışanından 7’si meslek hayatlarında sağlıkta şiddete maruz kaldığına dikkati çekilen raporda, "Yaşanan şiddet türlerinde psikolojik şiddet olarak bağırma yüzde 80 ile birinci sırada yer alıyor. En çok maruz kalınan ikinci şiddet türü yüzde 72 ile tehdit iken, onu yüzde 59 ile aşağılanma takip ediyor. Ayrıca çalışmaya göre her 4 sağlık çalışanından 1’i fiziksel şiddete maruz kalıyor. Katılımcıların yüzde 35’i fiziksel şiddet türlerine uğradığını belirtirken yüzde 10’u kesici alet veya ateşli silahla saldırıya uğradığını, yüzde 3’ü ise cinsel şiddete maruz kaldığını belirtiyor.   Yapılan araştırmada sağlıkta şiddetin yüzde 55’inin hasta yakınları tarafından gerçekleşiyor" ifadeleri yer aldı.

Bu arada araştırmaya göre şiddete maruz kalan 10 sağlık çalışanından 6’sı, şiddet olayı sonrası “herhangi bir gelişme olmadığını, saldırganın yakalanamadığını belirtildi.

Saldırıya uğrayan her 2 sağlık çalışanından biri şikayetçi olmadığını söylerken, sadece yüzde 4’ü saldırganın yakalandığını ve cezanın tatmin ettiğini ifade edildi.

Beyaz Kod veren sağlık çalışanı ise sadece yüzde 1 olarak verilere girdi.

Araştırmaya katılan tüm katılımcılara “sağlıkta şiddete yönelik yasal düzenlemelerle ilgili bilgi sahibi olup olmadıkları da soruldu. Katılımcıların yüzde 46’sı bilgi sahibi olmadıklarını, yüzde 42’si duyduklarını ancak detay bilmediklerini söyledi. Bu oranın da farkındalık açısından düşük olduğunu ortaya çıkardı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız