İzmir'de 30 Ekim 2020 tarihinde yaşanan 6,6 büyüklüğündeki deprem, Meryem Kaya Öztürk'ün hayatını sonsuza dek değiştirdi. Depremde 12 yaşındaki oğlu Halil Berk'i ve köpeği Alf'i kaybeden Öztürk, yaşadığı derin acıyı bir iyileşme sürecine dönüştürerek kendisini arama kurtarma çalışmalarına adadı. Bugün profesyonel bir kurtarma görevlisi olarak afet bölgelerinde görev yapan Öztürk, kendi yaşadığı çaresizliği başkalarının yaşamaması için büyük bir özveriyle çalışıyor.
Acıdan doğan profesyonel mücadele
Depremin ardından yaşadığı travmayı aşmak için harekete geçen Meryem Kaya Öztürk, AFAD ve AKUT gibi kurumlarda eğitimler alarak arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Uluslararası kurtarma sertifikasına sahip olan Öztürk, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev alarak 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler dahil olmak üzere birçok afette sahada yer aldı. Oğlu Halil Berk'e ulaşmanın 23 saat sürdüğü o sancılı bekleyişi unutamayan Öztürk, bu deneyimini başkalarına yardım etmek için bir motivasyon kaynağına dönüştürdü.

İslahiye'de değişen bakış açısı
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından İslahiye'de görev yapan Öztürk, orada karşılaştığı yıkımın kendi acısını farklı bir boyuta taşıdığını ifade etti. Afet bölgesinde bir anne kimliğinden ziyade bir kurtarma görevlisi olarak hareket etmenin gerekliliğine vurgu yapan Öztürk, panik yapmadan, profesyonel bir disiplinle enkaz altındaki canlara ulaşmak için çabaladığını belirtti. Enkaz başında bekleyen bir annenin yaşadığı duyguları en iyi kendisinin bildiğini söyleyen Öztürk, hayata tutunan her canın kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi.

Başkalarına umut olmak en büyük teselli
Oğlunun kaybından sonra hayata bakış açısının tamamen değiştiğini belirten Meryem Kaya Öztürk, evlatlarını kaybeden diğer ailelere de kendi yollarını bulmaları konusunda tavsiyelerde bulundu. Bir cana dokunmanın ve faydalı olmanın kendisi için en büyük teselli olduğunu söyleyen Öztürk, enkazın içine girip oradan bir hayat kurtararak çıkabilmenin gururunu yaşadığını ifade etti. İnsanlık adına bir şeyler yapabilmenin, yaşadığı acıyla başa çıkmasında en büyük destekçisi olduğunu belirten Öztürk, afetlerin yaşanmadığı bir dünya temennisini yineledi.