Antalya'nın Kepez ilçesinde yer alan ve yaklaşık 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Lyrboton Kome, Roma döneminin en önemli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olarak tarihe ışık tutuyor. 2016 yılında Antalya Müzesi öncülüğünde başlatılan kazı çalışmaları, bu antik yerleşimin sadece bir üretim sahası değil, aynı zamanda kadınların ekonomik ve toplumsal hayatta söz sahibi olduğu bir merkez olduğunu kanıtladı. Özellikle Demeter Rahibesi Arete gibi figürlerin öncülüğünde kurulan vakıflar ve inşa edilen zeytinyağı kuleleri, bölgenin ekonomik refahının temelini oluşturdu.
Zeytin Çiftliğinden Kent Ekonomisine
Antik kentin isminin kökeni, zeytin ve çiftlik anlamına gelen Elaibaris kelimesine dayanıyor. Prof.
Dr. Nevzat Çevik, bölgenin büyük bir kentsel yerleşimden ziyade, devasa bir üretim köyü olduğunu vurguluyor.

Onlarca işliğin bulunduğu bu merkezde üretilen zeytinyağı, sadece yerel ihtiyacı karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda bağlı olduğu Perge kentinin anıtsal yapılarının ve ana caddelerinin finansmanını sağlıyordu. Kazılar, Lyrboton Kome'nin kırsal üretim gücünün, antik çağın büyük kentlerini besleyen ana damar olduğunu ortaya koyuyor.
Kadınların Yönetimdeki Güçlü İmzası
Lyrboton Kome'nin tarihinde kadınların etkisi oldukça dikkat çekici bir boyutta. Arete isimli soylu bir kadının kendi finansmanıyla yaptırdığı zeytinyağı kulesi ve kurduğu vakıf, dönemin kadınlarının ekonomik bağımsızlığını ve yönetimdeki etkinliğini simgeliyor.
Bu gelenek, sonraki nesillerde Kille gibi diğer kadın figürlerle devam ettirildi. Prof.

Dr. Çevik, bu durumu Perge'nin yönetiminde etkili olan Plancia Magna gibi figürlerle birleştirerek, bölgedeki kadınların üretimden yönetime kadar her alanda belirleyici bir güç olduğunu ifade ediyor.
Sonsuzluk Yasası ve Sosyal Yaşam
Kazılarda gün yüzüne çıkarılan yazıtlar, antik çağın çevre bilincine dair de önemli ipuçları veriyor. Arete'nin vakıf senedinde yer alan, zeytin ağaçlarının kesilmesini ve başka amaçla kullanılmasını yasaklayan hükümler, bugün bile örnek teşkil edecek bir koruma anlayışını yansıtıyor. Ayrıca zeytinyağı üretiminden elde edilen gelirle her yıl düzenlenen Apollon Şenlikleri, ekonomik refahın sadece ticari bir kazanç olarak kalmadığını, aynı zamanda köy halkının sosyal yaşamını ve kültürel birliğini destekleyen bir mekanizmaya dönüştüğünü gösteriyor.