Ali Yerlikaya, 4 Haziran 2023’te İçişleri Bakanlığı görevini devraldı ve 11 Şubat 2026’ya kadar süren görev süresi boyunca Türkiye’nin güvenlik politikalarında belirleyici bir rol üstlendi. Cumhurbaşkanlığı kararıyla görevinden ayrılan Yerlikaya’nın bakanlık dönemi, özellikle organize suç örgütleri, uyuşturucu ve düzensiz göçle mücadele başlıklarıyla öne çıktı.
Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar
Yerlikaya döneminin en dikkat çeken adımları arasında organize suç örgütlerine yönelik geniş çaplı operasyonlar yer aldı. “Kafes” serisi operasyonlarla kamuoyunda bilinen birçok suç yapılanması hedef alındı.
Bu süreçte suçtan elde edilen gelirlerle mücadele kapsamında örgütlere ait mal varlıklarına el konuldu, lüks araçlar ve çeşitli varlıklar kamu envanterine geçirildi. Bakanlık, operasyon sonuçlarını kamuoyuyla düzenli olarak paylaşarak şeffaflık vurgusu yaptı.
Uyuşturucuyla mücadele ve “Narko” operasyonları
Uyuşturucuyla mücadele Yerlikaya döneminin en yoğun başlıklarından biri oldu. Sokak satıcılarına yönelik “Narkoçelik” operasyonları ülke genelinde yaygınlaştırıldı.
Dönemin son büyük operasyonlarından biri olarak duyurulan NARKOKAPAN–İzmir Operasyonu, “Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı narkotik operasyonu” olarak tanımlandı. Çok sayıda adrese yapılan eş zamanlı baskınlarda yüzlerce şüpheli gözaltına alındı, yüksek miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi.
Düzensiz göç ve kimlik kontrolleri
Yerlikaya döneminde düzensiz göçle mücadele politikaları da yeniden şekillendi. Mobil göç noktaları uygulaması hayata geçirildi, büyükşehirler başta olmak üzere kimlik kontrolleri artırıldı.
Bakanlık, özellikle Suriye’deki gelişmeler sonrası “gönüllü, güvenli ve düzenli geri dönüş” vurgusu yaptı. Resmi açıklamalarda yüz binlerce Suriyelinin ülkelerine döndüğü belirtildi.
Terörle mücadele ve IŞİD operasyonları
PKK, IŞİD ve diğer silahlı örgütlere yönelik operasyonların sürdürüldüğü Yerlikaya döneminde, yılın son günlerinde gerçekleştirilen Yalova merkezli IŞİD operasyonu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Operasyonda yaşanan çatışmada güvenlik güçlerinin hayatını kaybetmesi, muhalefetin sert eleştirilerine neden oldu. Operasyonun planlaması ve müdahale süreci siyasi tartışmaların odağı haline geldi.
Siyasi polemikler ve eleştiriler
Ali Yerlikaya’nın görev süresi yalnızca güvenlik operasyonlarıyla değil, siyasi polemikler ve eleştirilerle de gündemdeydi.
Kayyum atamaları, polis müdahaleleri, kadın cinayetlerine ilişkin açıklamalar ve güvenlik politikaları üzerinden muhalefet partileri Yerlikaya’yı sık sık eleştirdi. CHP ve DEM Parti, bazı uygulamaların demokratik haklar ve hukuk devleti ilkeleri açısından sorunlu olduğunu savundu.
Yerlikaya ise eleştirilere verdiği yanıtlarda “hukuk çerçevesinde mücadele” ve “kamu düzeni” vurgusu yaptı.
Yeni iletişim modeli: Sosyal medya
Yerlikaya döneminde İçişleri Bakanlığı’nın iletişim stratejisinde de dikkat çekici bir değişim yaşandı. Bakan, operasyonel gelişmeleri ve güvenlik verilerini sosyal medya üzerinden anlık olarak paylaşan bir model benimsedi.
Bu yaklaşım, kamuoyunda hem destek hem de eleştiri konusu oldu. Destekleyenler şeffaflık vurgusu yaparken, eleştirenler güvenlik politikalarının “iletişim dili” üzerinden tartışma yürüttü.
Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanlığı dönemi, yoğun operasyon trafiği, güvenlik politikalarındaki değişim ve siyasi tartışmalarla şekillenen hareketli bir dönem olarak kayıtlara geçti.