CHP grup toplantısı notları

Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye'yi bir avuç tefeciye teslim ettiler

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye'yi bir avuç tefeciye teslim ettiler
Abone ol
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Ülkeyi onattılar fabrikalarla, demir yollarla, Osmanlı'nın borcunu son kuruşuna kadar ödediler hiçbir egemen gücün önübde eğilmediler.

İşte biz onların torunlarıyız. 3 askerimiz şehit olmuş Allah'tan rahmet diliyoruz. 

Sözcü gazetesinin muhabirin Ali Ekber Ertürk'ü son yolculuğuna uğurladık. Orada söyledim kalemini satmayan gazeteci bütün toplumun saygınlığını kazanır. Bu da o saygın gazetecilerden birisiydi. kendisine yakınlarına sözcü gazetesi ailesine baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz. 

Ak Parti'nin gençlik toplantısına giden ve dönüşte de bir kaza sonucu 3 üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Onlara da Allah'tan rahmet diliyoruz.

Sevineceğimiz olaylar da var. Dünya kadınlar boks şampiyonasında milli takımımız 5 altın, iki bronz madalya kazandı. Gerçekten yürekten teşekkür ediyorum. Kadının gücünü görüyoruz. Vakıfbank Kadın Voleybol Takımı 5. kez Avrupa şampiyonu oldu. Anadolu Efes Basketbol takımı Avrupa liginde 2. kez şampiyon oldu. Tüm şampiyonlara selam ve sevgi gönderiyoruz. 

"Türkiye iyi yönetilmiyor"

Gelelim ana konuya. Hep söylerim, bir ülke bilgi ile yönetilir, birikim ile yönetilir. Devlette liyakat varsa daha sağlıklı bir yönetimi inşa edersiniz. Ama geldiğimiz noktada Türkiye'nin iyi yönetilmediğini görüyoruz. Bütün vatandaşlarıma çalıştığı alan ne olursa olsun seslenmek isterim; siz de görüyorsunuz ben de görüyorum, Türkiye iyi yönetilmiyor. O kadar havai bir yapı, o kadar gerçeklerden kopuk bir yapı var ki eleştiri geldiği zaman gözlerime bakın diyorlar. Biz sizin gözlerinize de baktık, boyunuza da baktık, endamınıza da baktık diplomanıza da baktık, siz bu ülkeyi yönetemiyorsunuz. Vatandaştan kopan vatandaşın derdini dinlemeyen sizin derdiniz var mı diye sormayan bir yönetim Türkiye'de var olan orunları çözemez, çözemiyor da zaten. 

"Bir çürüme görüyoruz devlette, kimin ne yaptığı hangi kararı aldığı belli değil"

Devlette liyakat sistemini bitirirseniz devleti içten içe çürütürsünüz. Geldiğimiz nokta budur. Bir çürüme görüyoruz devlette. Kimin ne yaptığı hangi kararı aldığı belli değil. Ve ben bunu büyük bir samimiyetle söylüyorum ilk kez TC tarihinde yaşanan derin bir ekonomik bunalım içinde dar gelirli bir avuç gruplardan üst gelir grubuna kaynak aktaran bir  ekonomik politikaya ilk kez tanık oluyorum. 84 milyon bir avuç kişiye çalışıyor. Aşağıda insanlar perişan, pazara çıkamıyorlar. Aldıkları gelirler kısa süre içinde enflasyon karşısında neredeyse  sıfırlanıyor.

"Üç yöntemle alt gelir gruplarından topladıkları paraları üst gelir gruplarına aktarıyorlar"

Üç yöntemle alt gelir gruplarından topladıkları paraları üst gelir gruplarına yani bir avuç kişiye beşli çete ve tefecilere aktarıyorlar. Hunlardan birincisi kamu özel iş birliği yap işlet devret. Enflasyon da dahil bu milletin sırtına yıkılarak buradan elde edilen paralarla büyük kaynaklar ayırıyorlar. Bir örnek vereceğim aynı hastane devlet yaptığında 3 milyar 907 milyar liraya mal oluyor. Ama KÖİ olduğu zaman bu hastanenin fiyatı 6 milyar 776 milyon liraya çıkıyor. Bu ne demektir? 3 milyar liralık kaynak aktarıyorum bir kişiye! İnsanda  biraz insaf olur. Bu birinci yöntem. Beşli çete bu işin kurmayı. Bu işi en iyi bilen tezgâhı en iyi  kuran devleti en iyi soyan Erdoğan'dan da en iyi desteği alan bunlar. O nedenle diyorum. Beşli çetelerden bu milleti kurtaracağız söz. Sözümüz söz.

İkincisi yeni çıktı; kur korumalı mevduat. Ne derler ballı kaymak mı diyorlar. Öyle. Hem dolar karşısında erimeyecek, hem faiz alacak hem de vergiye tabii olmayacak. Vatandaş simit alırken vergi verecek, beyler milyarları aldığı zaman hiç vergi ödemeyecektir. 

Üçüncüsü; acaba Bahçeli cebinde dolar mı taşıyor Türk Lirası mı? Paranın bu kadar itibarsızlandığı bir dönemde Bahçeli hala  kalkıp da Türk Lirası'nı itibarsız hale getiren iktidara destek veriyorsa orada bir sorun vardır demektir. Yabancı paralar karşısında güneş görmüş kar gibi erimesini istemeyiz paramızın. Buradan da ciddi paraları faiz olarak ödüyorlar belirli kişilere. 

Dördüncüsü çıktı. Özellikle geçmişte AK Parti'ye oy veren kardeşlerim dinlesinler, kurulan tezgâha bakın. Diyelim ki 2 milyon liralık bir daire alacaksınız. 10 yıl süreyle ayda 27 bin 200 lira faiz ödeyeceksiniz. Bunun yıllık faizi yüzde 11. Neredeyse bu ortamda sudan ucuz. 2 milyon liralık daireyi kim alır, bu taksiti kim öder? Kim ödeyecek kim alacak bu parayı? Dar bir grup! Şöyle düşünelim bir de bir vatandaş düşünün ihtiyaç kredisi çekecek. Daire için değil 50 bin lira alacak diyelim. Onun faizi yüzde 27. Zengine yüzde 11 fakire yüzde 27. Bu da alt gelir gruplarından üst gelir gruplarına kaynak aktarmaktır. 

"Bunun adı tefeciliktir"

Öyle bir noktaya geldik ki; hâlâ ya acaba AK Parti'ye MHP'ye oy vereyim mi vermeyeyim mi diye düşünen kardeşlerime bu rakamları veriyorum; nisan ayı 2022, merkezi yönetimin borç miktarı 1 trilyon 483 milyar lira. Bu borca karşı ödeyeceği faiz 1 trilyon 743 milyar lira. Faiz ana parayı geçmiş vaziyette. Faiz haramdır diyorlardı. E ana para faizi geçti ben size yıllardır ifade ediyorum, bunun adı tefeciliktir diye. Devletin resmi rakamları da bunun tefecilik olduğunu gösterdi. Mayıs ayına geliyoruz, borç. 1 trilyon 503 milyar liraya çıktı. Faiz 2 trilyon 52 milyar liraya çıktı!

"Servetlerini yurt dışına götürüyorlar, bunun da farkındayız"

Bunlar bir ara borçlanma genel müdürlüğünü kurmuşlardı.  Osmanlı'nın son döneminde de genel borçlar idaresi kurulmuştu. Aynı mantık aynen çalışıyor. Türkiye'yi bir avuç tefeciye teslim ettiler. Kurtulmak istiyorlar kutulamıyorlar ama servetlerini yurt dışına götürüyorlar, bunun da farkındayız. 

"Bu ekonomik buhranın yükünü çiftçiler de çekecek"

Etten tutun mercimeğe kadar her şeyi dışarıdan alıyoruz. Sıkıntılı tablo devam edecek. Bu ekonomik buhranın yükünü çiftçiler de çekecek. Bir örnek vereyim şimdi tütünle ilgili fiyatlar belirleniyor. 200'li yılların başında tütün üreticisi sayısı 400 bindi. 2014'te bu 84 bine düştü, 2017'de de 57 bine düştü.  Bizim tütünümüz dünya markasıydı. 2006'da biz aynı zamanda ihraç ürünümüzdü, 497 milyon dolar ihracat yapıyorduk. 253 milyon dolar da ithalatımız vardı. Bu tablo da tam tersine döndü. 2020'de ihracatımız 279 milyon liraya ithalatımız da 563 milyon liraya çıktı. Bu bereketli topraklarda artık tütün de ekilemez noktaya geldi. 

"Bütün vatandaşlarım hazırlıklı olsunlar önümüzdeki süreçte elektriğe zam gelecek"

Zamların arkası kesildi mi, bundan sonra ne olacak? Zamlar devam edecek. EPDK,  elektrik üreticilerine bir tavan fiyat koymuştu, 19 mayıs tarihli resmi gazetede bu tabanı yükselttiler. Tabanı yükseltilmesi demek zam gelecek demek. Temmuz veya ağustos  ayında elektriğe zam gelecek. Ya hanelere ya sanayicilere ya da ticarethanelere gelecek. veya bunlardan birine fazla diğerlerine az gelecek. Bütün vatandaşlarım hazırlıklı olsunlar önümüzdeki süreçte elektriğe zam gelecek.

Milletin Sesi mitingi açıklaması: Söz veriyorum, haramilerin saltanatını yıkacağız

Yüz binler aracılığıyla milyonlara seslendik. Onlara söz verdim. verdiğim söz cümle olarak ifade edilecekse şudur; haramilerin saltanatını yıkacağız. Hiç kimse en küçük bir endişe taşımasın. Sözümüz söz haramilerin saltanatını yıkacağız. Her eve huzuru getireceği. Bu toplumun kucaklaşmaya ihtiyacı var. Açlığa mahkum edilen evlatlara değil. Onlara söz verdim sözün arkasında duracağız. Hiç endişe etmeyin az kaldı, hakkı, hukuku ve adaleti bu ülkeye mutlaka ama mutlaka getireceğiz. Bunları getirmenin kolay olmadığını biliyorum ama şunu söylüyorum, bize güvenin. Bizim arkamızda kara bir leke yok. Birilerinin önünde boyun eğmeyiz. Birileri telefon etti diye papazı teslim ettiler. Bizim dönemimizce Türkiye asla böyle bir ayıbı yaşamayacak.

Bizim tek hedefimiz var bu ülkedeki insanların çıkarı. Siyasallaşmış yargıyla, mafyayla, mafya ile fotoğraf çektirenlerle, uyuşturucu baronlarıyla, bütün paramiliter yapılarla, beşli çetelerle, trol ağlarıyla, yandan medya ve onların beslemeleriyle ancak ve ancak biz kavga edebiliriz. İş sözü verdim aş sözü verdim asla unutmayacağız. İşi de aşı da bu ülkeye getireceğim. Bütün vatandaşlarım not alsınlar bizim iktidarımızda hiçbir fakirin fukaranın elektriği kesilmeyecek. Her alanda yine 100 binlerin huzurunda milyonlara seslendim, adalet mi istiyorsunuz bu ülkede? Bize katılacaksınız. Çevreyi kurdu kuşu ağacı ormanı koruyalım diyorsanız bize katılacaksınız. Aynı yerde duracağız birlikte mücadele vereceğiz.  128 milyar dolarlık soygun oldu. Bu soygunu kim nasıl yaptı, Kimler aldı bunu öğrenmek istiyorsanız bize katılacaksınız, bize. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder. Ödediğiniz verdilerin hangi çetelere gittiğini öğrenmek istiyorsanız bize katılacaksınız. Yandaş kayırmak haramdır diyorsanız bize katılacaksınız. 

"Akşam 10’da bir kaçış planının anatomisini ifşa edeceğim"

Kirlenmiş bürokratlara seslenmek istiyorum. Kemal Kılıçdaroğlu’nun onlara son iyiliği olsun. Suça bulaşmış bürokrat beni iyi dinle kardeşim sen bunların suç çarkını döndürürken bunlar seni kendilerini kurtarma planlarının içine hiç dahil etmiyorlar. Evet toplu bir kaçış planı yürürlükte, bu işlenen suçlardan sana rol biçtiler. Değişim geldiğinde halinin nice olacağını ise inan hiç umursamıyorlar. Bak ben sana biraz detay evreyim ey sarı bürokrat. Kaçmanın hazırlıklarını hızlandırdılar. Erdoğan vakıf süsü verdiği Türkiye merkezli paralel yapılarla yurt dışına devasa paralar aktarıyor. Bunların başında da Erdoğan’ın aile bireyleri geliyor. Taşınan kara paralarla yurt dışında kurdukları bu paravan kurum üzerinden o yabancı ülkede oturma ve çalışma izni çıkartmak istiyorlar. Bu birkaç yüz kişi ile sınırlı. İzin çıkarma peşindeler. Ey Pensilvanya ile bağıranlar şimdi kendi Pensilvanya’larını oluşturma telaşındalar. Şunu çok iyi bilmen gerekiyor suça bulaşmış bürokrat. Bu birkaç yüz kişilik kurtarma operasyonunda sen asala yoksun. O uçaklarda yeri ayrılanlar arasında da sen olmayacaksın. O uçağın kapısı sana hiç açık olmayacak. Ben en iyisi bu akşam saat 22.00’de bu skandalı açıklayayım. Akşam 10’da bir kaçış planının anatomisini ifşa edeceğim.


Yorum Yazın