"Bu işin benimle kaybolmamasını istiyorum"

Faruk Bildirici medya ombudsmanlığından beklentisini anlattı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Faruk Bildirici medya ombudsmanlığından beklentisini anlattı
Abone ol
Türk basınının önemli ismi Faruk Bildirici, "Medya ombudsmanlığını kurumsallaştırma" çağrısı hakkında konuştu.

Muhalif. ailesi olarak yazılarını kuruluşumuzda yayımlanmasına izin veren duayen Gazeteci Faruk Bildirici, 19 Ocak 2022 tarihinde "Medya ombudsmanlığını kurumsallaştırma" çağrısı yaptı.

Muhalif. olarak Sayın Faruk Bildirici'nin çağrısına "evet" dediğimizi sizlerle paylaşmıştık.

Faruk Bildirici, "Medya ombudsmanlığını kurumsallaştırma" çağrısı hakkında DW Türkçe'den Cengiz Özbek'e konuştu.

Anlaşmanın içeriğine dair bilgi veren Bildirici, kendisine düşecek görevi şöyle özetledi:

"Medya ombudsmanı olarak benim yükümlülüğüm de onların içeriklerini denetlemek, onların incelenmesi gerektiğini düşündüğü konularda incelemeler yapmak ve okurla ilişkilerini düzenleyip okurla ya da başka herhangi bir haber kaynağıyla çıkabilecek problemlerde hakemlik yapmak. Yani hem etik denetim hem hakemlik hem de okur ilişkilerini kapsıyor."

"Bu işin benimle kaybolmamasını istiyorum"

Hürriyet'te 2010-2019 yılları arasında ombudsmanlık (okur temsilciliği) görevinde bulunan ve yaptığı işin doğası gereği zaman zaman kendi gazetesini de eleştirdiği için hem patronajla hem de editoryal yöneticilerle sorunlar yaşayan Bildirici, bu kurumdan ayrıldıktan sonra farukbildirici.com sitesinde "medya ombudsmanı" sıfatıyla tüm medyadaki etik sorun ve eksikliklerle ilgili eleştirilerini yayımlamaya başlamıştı. Bildirici, 19 Ocak'ta medya ombudsmanlığının kurumsallaştırılması ve yeni bir medya ombudsmanlığı modeli yaratılması için Türkiye'deki yayın organlarına çağrıda bulunmuş ve bu kuruluşları kendisiyle bir anlaşma imzalamaya davet etmişti.

Bildirici, neden böyle bir girişimde bulunma gereği hissettiğini şöyle ifade etti:

"Kurumsallaşma ihtiyacını şundan hissediyorum: Bir defa bu işin benimle kaybolmamasını istiyorum. Yani bunu sadece ben yaptım, bitti gitti, olmasın istiyorum. İkincisi, kurumlarla bir yandan aidiyet ilişkisi kurarken bir yandan da onlardan bağımsız olmanın, medya ombudsmanlığını daha işlevsel hâle getireceğine inanıyorum."

Medya ombudsmanlığının kurumsallaşması hâlinde kendisinden sonra da bu görevi üstlenebilecek gazetecilerin çıkabileceğini ümit eden Bildirici, "Sonuçta ben bir gün bu işi yapamaz hâle gelsem de birileri bu yoldan gidebilecek. Türkiye'deki gazetecilik meslek örgütleri, bu yöntemi devam ettirebilirler diye umuyorum" dedi.

Hürriyet gazetesinde zaman içinde yaşadığı sorunların benzerleriyle bu kez karşılaşmamayı bekleyen Bildirici, "Buradaki medya kuruluşlarıyla gönüllü bir birliktelik olduğu için ve onların da taahhütlerinden dolayı daha az sorun yaşanacağını düşünüyorum" dedi.
Maddi kaynak

Medyayı hem daha düzenli hem de daha yoğun şekilde izlemek için bir ekip kuracağını ve zaman içinde belki bir ofis de gerekebileceğini belirten Bildirici, maddi kaynağı ise imzaladıkları anlaşmalarla ombudsmanlığını tanıyan kuruluşlardan sağlamayı planlıyor:

"Verebilen medya kuruluşlarından, ne kadar verebilirlerse, herhangi bir şey istemeden, onlardan maddi destek alacağım. Bir tür aidat gibi. Ama verebilenlerden sadece. Kim verebilirse o kadar."

Fonlanma ya da sponsorluk desteği yerine medya kuruluşlarının doğrudan kendilerinin maddi katkıda bulunmasının, aralarındaki ilişkiyi "daha dinamik ve organik tutacağı" görüşünde olan Bildirici, "Tamamen bağımsız olmak için bu yöntemin daha iyi olacağını düşünüyorum" dedi.

Bildirici medya ombudsmanlığı görevini yerine getirirken sadece anlaşma yaptığı kuruluşlardaki haberlerle ilgili görüş bildirme gibi bir yol izlemeyecek. Aynı yoğunlukta olmasa da diğer medya organlarının haberleriyle ilgili yazılarını da kendi sitesinde yayımlamaya devam edecek.


Yorum Yazın