Dünden bugüne

Ekşi Sözlük’ün başarı hikayesi

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Ekşi Sözlük’ün başarı hikayesi
Abone ol
Birçok kesim tarafından eleştirilen ancak Türkiye’de çok sesliliğin kalesi olmuş bir site. Belki de ilk site. Ekşi Sözlük’ün Türkiye’de aktif olarak kullanılmaya başlanması, Türkiye’nin internetle tanışması açısından eski tarihlere dayanıyor.

Ekşi Sözlük nedir? 

Ekşi sözlük, bünyesinde bulunan yazarların yorumlarının yer aldığı katılımcı bir sözlüktür. Türkiye'deki katılımcı sözlükler içerisinde en fazla toplam ve aylık tanımın yapıldığı site olmaktadır. Sloganı "Kutsal bilgi kaynağı" olan sitede, ilk girilen başlık Pena’dır. (Pena, aynı zamanda 2017’da açılan Ekşi Sözlük'ün YouTube kanalının da ismidir.) 

Ekşi Sözlük’ün kuruluş hikayesi 

Ekşi Sözlük 1999 yılında kurulduğunda yalnızca 300 yazarı vardı. Bugün ise 115 binden fazla kullanıcısı her ay 35 milyon tekil ziyaretçisi ve 480 milyondan fazla görüntülenmesi ile dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri arasında yer almaktadır. 

Ekşi Sözlük 1999 yılında Sedat Kapanoğlu tarafından "sourtimes.org" sitesinin bir parçası olarak kuruluyor. Hikayenin tam başlangıcı ise şöyle. Kapanoğlu küçükken eve bir bilgisayar getiriyor. Küçük abisi de o bilgisayarda çeşitli küçük programlar oluşturuyor. Abisinin bu programlarda oluşturduğu sinüs dalgalarını gören Sedat Kapanoğlu yazılım mantığından oldukça etkileniyor. Sonrasında bununla alakalı bir şeyler yapmaya karar veriyor. SSG ismi bu aşamada ortaya çıkıyor. Açılımı da ‘Sedat Software’s Group’. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Bilgi İşlem merkezinde abisi onu bir tanıdığı akademisyenle tanıştırıyor. Onun yanında belirli bir süre bir şeyler öğreniyor. Ardından Eskişehir’de Gen-Sis isimli bir firmada çalışıyor. Burada da önemli kişilerin yanında pek çok şey öğrendiğini söylüyor. Buradaki çalışmalarının yazılım anlamında ona çok fazla şey kattığını, çok fazla birikim elde ettiğini belirtiyor. 

O yıllarda Türkiye'de Hitnet adı verilen bir ağ var. Bu ağ üzerinden insanlar bugünkü mail grupları gibi iletişim kuruyorlar. Sedat Kapanoğlu da oraya girip çeşitli içerikler üretmeye, ağırlıklı olarak da mizahi içerikler üretmeye mesajlar paylaşmaya başlıyor. Bu mesajlarda da bugün Ekşi Sözlük’te yapıldığı gibi bkz. ifadeleri kullanıyor. Bu şekilde referanslar veriyor. Zaman zaman da aklından keşke böyle bir yapı olsa pek çok insan da bu şekilde iletişime geçse diye bir düşünce beliriyor aklında. Ancak bir müddet sonra da bunun imkansız olduğu düşüncelerine de kapılıyor. O dönemde okuduğu bir kitap ise bu görüşünü tersine çeviriyor. O kitap Douglas Adams’ın Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabı. Benim düşündüğüm bir şeyi birisi çok daha önceden düşünmüş ve bunu kaleme almış diye düşünmeye başlıyor.  

1999 yılında da 3 saat içerisinde bir gecede Ekşi Sözlük’ü yazıyor. Burada yazmaktan kastedilen sitenin kodlamasını yapıyor. Yazılım bilgisi, kodlama bilgisi var ama daha önce hiçbir web sitesi geliştirmemiş. İlk geliştirdiği web sitesi Ekşi Sözlük oluyor. Bu şekilde 200-300 kullanıcıya kadar geliniyor. Sitenin ilk halinde sadece entry girilebiliyor ve okunabiliyor. Siteye üye olma seçeneği bile bulunmuyor. Bir müddet sonra abone olma özelliğini getirse de abone olma süreci manuel olarak işliyor. O da şöyle; Sedat Kapanoğlu’na abone olmak isteyenler mail atıyor. Benim nickim şu olacak şöyle şöyle,  beni ekler misin diye. O da manuel olarak kontrol edip sisteme kişiler ekliyor. İlk yıl sonunda da 1500 kullanıcıya ulaşıyor Ekşi Sözlük. 

Gazeteci Arda Uskan bir köşe yazısı yayınlıyor ve köşe yazısında yeni bir site keşfettim gençler burada birbirleriyle etkileşime giriyor, birbirleriyle konuşuyorlar, bilgi paylaşımı yapıyorlar çok hoşuma gitti bu diyor. Uskan’ın bu paylaşımı Ekşi Sözlük’ün insanlar tarafından tanınmasını sağlıyor. Siteye ilgi ve talep oldukça artıyor. Talep çok hızlı artmasına karşın o sıralarda Sedat Kapanoğlu sitenin alt yapısında düzenleme yapmak istediği için gelen talepleri kabul etmiyor. Ancak bu durum talebin daha da artmasına neden oluyor. Çünkü insanlar Ekşi Sözlük’ü daha elitist  ve kendi halinde kapalı bir grup olarak algılıyorlar. Bu sitenin bir parçası olmayı daha çok istiyorlar. 

Ekşi Sözlük’te denenen ilk gelir modeli ise sitede bahsedilen şeylerle alakalı olarak Amazon sitesinde link vermek. Örnek olarak: Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanını verelim. Bu kitabı Amazon’dan bulabilirsiniz diye link paylaşıyorlar. Bir yılın sonunda yalnızca 11 dolarlık bir gelir elde edilince bu yöntemden vazgeçiliyor. Bunun üzerine siteye klasik internet reklamları almaya karar veriyorlar. O sırada Microsoft’tan iş teklifi alan Sedat Kapanoğlu Amerika’ya gidiyor. Bir süre sonra elde ettiği reklam geliri Microsoft da kazandığı paranın önüne geçince Kapanoğlu, bu işi hobi olarak değil esas iş olarak yapmaya karar veriyor. Resmi işe döndükten sonra da Ekşi Sözlük en büyük sitelerden birisi haline geliyor.  

Ekşi Sözlük sadece online bir sözlük olarak kalmıyor. Zaman zaman offline etkinlikler düzenleniyor. Ekşi Sözlük zirveleri gerçekleştiriliyor. Çeşitli kampanyalar gerçekleştiriliyor. Bunlar arasında defalarca yapılan kitap kampanyaları gösterilebilir. Yaratıcı ve farklı bir kampanya olarak; PayPal’ın Türkiye’den çekileceği dönemde hesaplarda kalan paraların LÖSEV’e aktarılması kampanyası gösterilebilir. Bu yapılanların hepsi Ekşi Sözlük’ün sadece yazılı bir sözlük olmadığını kanıtlıyor.  

Ekşi Sözlük bugün Türkiye’de her internet kullanıcısı tarafından ziyaret edilen ve içerisinde yer alan bilgilerden faydalanılan bir platform. Zaman zaman paylaşımların kalitesinde düşüş yaşandığı ifade edilse de; Türkiye açısından bakıldığında en derin bilgi kaynağının Ekşi Sözlük olduğu görülüyor. 


Yorum Yazın