Utanmayı unutmak
Şu son yirmi üç yıla bakıyorum. Neleri neleri unutmuşuz ya da unutturulmuşuz. Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels’in izinden giderek yaratılan algı operasyonları yüzünden hafızalarımızın silinmeye çalışılması AKP’nin iktidarının en başarılı icraatı. Neler mi?
Anlatayım. Siyasette eşit rekabet kuralının, milli bütünlüğümüzün korunmasının, iş hayatında şeffaflığın, yurttaşlık bilincinin, karşılıklı insani saygının, bir ülkenin ulusal sözleşmesi olan Anayasa’ya ve yasalara uyulması gereğinin, son olarak da gazeteciliğin en temel ilkelerinin zihinlerimizden silinmesi. Şaşırma yeteneğimizin zaman içinde yok oluşu...
Bunları yazmamın nedeni, zaten hep canlı olan gazetecilik refleksimin beni dürtmesi. Geçtiğimiz hafta sonunda biliyorsunuz, İstanbul Sarıyer’deki Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde, butlancı CHP yönetiminin düzenlediği rozet takma töreninde yaşanan rezalet...
Butlancı yönetimden birilerinin, töreni kalabalık göstermek için bir ya da bir kaç cast ajansıyla anlaşarak onlardan, kişi başı 950 liraya yüzlerce figüran kiraladığı basın ve medyada yer almıştı. Olayı ortaya çıkaran Birgün gazetesinin acar muhabiri Ebru Çelik’ti. Ebru kardeşimiz kendisini de cast ajanslarından birisine kimliğini ortaya çıkarmadan figüran olarak kaydettirmiş, bu sayede törene katılıp yaşananları birebir kaydederek haberleştirmişti. Vay sen misin bunu yapan? Savcılık jet hızıyla konu hakkında soruşturma başlattı. Öte yandan, bir zamanlar gazetecilerle içtiği su ayrı gitmeyen İstanbul CHP’nin kayyımı Gürsel Tekin törende yaşananlar sırasında iyice dağılmış, sağa sola “Ulan” diye bağırıp ayar veriyor. Tören sonrasında figüran rezaleti patlak verince de Karslı Gürsel arkadaşımız Birgün gazetesi ve Ebru kardeşimizi tehdit etmeye varan sözler söylüyor! Eh, İstanbul kayyımı Gürsel Tekin duyurur da savcılık durur mu? Tabii duruma el koymuş!
Önce anlamadım. Savcılığın ne üstüne vazifeydi soruşturma açmak? Bizim ceza kanunumuzda bir gazetecinin, kimliğini gizleyerek önemli bir haberi ortaya çıkarması ne zamandan beri suç olarak kabul ediliyordu?
Sosyal medya platformlarına baktım. Bilerek ya da bilmeyerek, paylaşım yapanlar, ne var bunda canım, demeye getiren mesajlar gönderiyorlardı. Yahu, kendinize gelin. Gazetecilik bir meslek; hem de kamuya hesap verebirliği olan bir meslek. Doğru gazetecilik yapmazsanız mesleğinizi hakkıyla icra edemezsiniz. Bugünün iktidar mikrofonları bilmez ama biz gazetecilere öğretilen, yasa dışı yollara sapmadan, kimliğinizi gizleyerek bir olayı en doğru biçimde ortaya çıkarıp bunu kamuoyuyla haber halinde paylaşabilme hakkınız olduğuydu. Ne oldu? Bu hak elimizden mi alındı? Öyle olacak. Artık AKP iktidarında yaşıyoruz hanımlar, beyler! Daha önce de örneklerini çok yaşadık. Ben sizinle sadece bu son Ebru Çelik örneğini paylaşmak istedim. Çünkü Ebru Çelik onlarca yıldır ilk kez çok önemli bir gazetecilik olayına imza atmıştı.
İkinci değinmek istediğim konu gene aynı rozet takma töreninden... Bundan bir kaç ay önce medyada, esas olarak da iktidar medyasında bir haber patladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (İBB Spor) Başkanı Fatih Keleş göz altına alınmıştı. İBB soruşturması kapsamında gözaltına alınan Keleş daha sonra tutuklandı. Derken, gene iktidar medyasında bir haber patladı. Bu kez Fatih Keleş’in sevgilisi olduğunu iddia eden Tuanna Saliha İyigör isimli bir kadın Fatih Keleş’in sevgilisi olduğunu, onunla birlikte Almanya’ya özel uçakla gittiğini iddia ediyordu. Kadının, bazı genç kızları para babalarıyla tanıştırmakla ünlü olduğu da iddia ediliyordu. Bu haberler iktidar yandaşı gazetelerde boy boy yayımlandı. Merak eden açık bakabilir.
Derken, bu kadın geçtiğimiz Cumartesi rozet takma töreninde ortaya çıkıverdi. Hem de ne ortaya çıkış! CHP’nin kayyımı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında selfie çekerken!
Yarım asırdan fazladır yaptığım gazetecilik mesleğimde ne böyle bir rezalet gördüm ne de şahit oldum. Kadının çektiği selfie’de kayyım Kılıçdaroğlu hiç bir şey olmamış gibi gülüyor. Ar, haya, utanma duygularımızı unutmuşuz da haberimiz yok!
Bana bir süreliğine izin. Sıkıntılı günleri bir an önce geride bırakmak, utanma duygusunu hatırlamak ve yakında yeniden görüşmek dileğiyle...