Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdundan ayrıldıktan sonra sırra kadem basmıştı. Günlerce süren yoğun arama çalışmalarının ardından, genç kızın cansız bedeni 15 Ekim 2024'te Van Gölü'nün Mollakasım sahilinde bulunmuştu. O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasına dair yasal süreç devam ederken, acılı aile adaletin yerini bulması için mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.
"Katiller bulunmadan bizim için bayram yok"
Kurban Bayramı vesilesiyle kızının eksikliğini bir kez daha derinden hissettiklerini dile getiren baba Nizamettin Kabaiş, yaşadıkları büyük acıyı paylaştı. Kabaiş, "Bizim için bayram, Rojin'in katilleri bulunduğu ve adalet yerini bulduğu zaman olacak. Kızımız okulunda, yurdunda katledildi; hayatının baharında elinden alındı. Ancak adalet hâlâ yerini bulmuş değil. Bu, bizim Rojin'siz geçirdiğimiz dördüncü bayramımız. Özellikle böyle özel günlerde acımız katlanıyor. Keşke hayatta olsaydı, bayramlığını giyseydi, şekerini alsaydı da birlikte otursaydık" ifadeleriyle sitemini dile getirdi.
Özel ekip üniversite ve yurdu mercek altına alacak
Dosyanın aydınlatılması adına Ankara'da önemli temaslarda bulunduğunu aktaran acılı baba, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüştüğünü ve bu görüşmenin ardından umut verici taahhütler aldığını belirtti. Bakanlıktan yapılan bilgilendirmeye göre, bayramın hemen ardından kurulacak özel bir inceleme ekibi Van’a gönderilecek. Bu ekip, kampüs içerisindeki güvenlik kameralarını, yurt binasını ve üniversite çevresini sil baştan araştıracak. Ayrıca teknik takibin en kritik aşamalarından biri olarak, Rojin Kabaiş'e ait cep telefonunun şifrelerinin ve verilerinin kırılması amacıyla İspanya'ya gönderileceği öğrenildi.
"Vücutta iki erkek DNA'sı ve darp izleri var"
Soruşturmanın "intihar" denilerek kapatılmak istenmesine sert tepki gösteren Nizamettin Kabaiş, resmi dosyadaki çarpıcı delillere dikkat çekti. Kızının suda boğularak öldüğü iddialarını kesinlikle reddettiklerini ve kesin Adli Tıp Kurumu raporunu beklediklerini vurgulayan Kabaiş, "Yaklaşık 21 aydır o raporun gelmesini bekliyoruz. Raporda kızımızın kaç gün suda kaldığının, hangi gün öldürüldüğünün netleşmesini istiyoruz. Kimse ortada hiçbir kanıt yokken buna intihar diyemez. Aksine cinayete dair çok ciddi deliller var. Rojin'in vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildi. Akciğerinde su bulunmadığı saptandı. Ayrıca boğazında hasar ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp-cebir izleri resmi olarak dosyaya girdi. Bunu söylemezsek olayı örtbas ediyorlar, sonuna kadar takipçisi olacağız" diyerek yeni Adalet Bakanı'nın göreve gelmesiyle birlikte adli süreçte daha somut gelişmeler yaşanacağına inandığını belirtti.