İstanbul
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4684 %0.19
51,2648 %-0.07
6.418,21 % 2,74
66.512,75 %-0.024
Muhalif. GÜNDEM Şii hilaline giderken evdeki bulgurdan olmak

Şii hilaline giderken evdeki bulgurdan olmak

Aslında kadınların özgürlük taleplerini haykırdıkları bu eylemler aylardır sürüyordu. İran Hükümetinin bu yıl ilk defa düzenlediği ‘Tesettür ve İffet’ günü, bu protestoların İran rejimini ne kadar sarstığının da bir kanıtıydı.

Okunma Süresi: 2 dk

Güney Kafkasya’da İran’ın rolü üzerine klavye başına oturdum ama gündem malum kadınların protestoları. İran'da ahlak polisinin gözaltında katlettiği 22 yaşındaki Mahsa Amini için başlayan eylemler dalga dalga büyüyor. Sosyal medya zarif danslarla başörtüsü yakan kadınlarla, sokak çatışmalarıyla ve ahlak polisinin bugünleri yaratan zalimliğini gösteren videolarla dolu.

Kadınların özgürlük talepleri İran rejimi için temel iki beka sorunundan biri. Diğeri Azeri Türkleri elbette. Bu iki grubun ortak hareket etme ihtimali rejimin en yumuşak karnı. İran’da aylardır devam eden protestoların önemli bir kısmı da Azeri Türkleri tarafından düzenleniyordu. İran güvenlik güçlerinin izlediğimiz sert müdahalelerinin bir nedeni de bu.

Bu anlamda sembol bir isim de var. Bu yılın Temmuz ayında tutuklanan dans öğretmeni Jilla İbrahimi. İbrahimi’nin başörtüsünü çıkarttığı ve Azeri halk danslarıyla Azeri kültürünün İran rejimi tarafından nasıl baskılandığını anlattığı sosyal medya paylaşımları büyük ilgi görmüştü.

*             *             *

İran’da son bir iki yılda koronavirüsle mücadeledeki başarısızlık, su ve altyapı eksiklikleri, artan gıda fiyatları, yüksek vergiler gibi pek çok nedenle büyük gösteriler düzenlendi. Her gösteride protestocuların kullandığı dil daha da sertleşti.

Özellikle emeklilerin ve öğretmenlerin protestoları çok etkili oldu. Hatta İran rejimi, pek de örneğine rastlanmamış şekilde işçi ve emeklilerin taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı ve maaşları enflasyonun üzerinde artıracak bir uygulama başlattı.

Haziran ortasında bazı şehirlerdeki tüccarların yüksek vergileri protesto için kepenklerini kapatması İran rejiminde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Çünkü İslami rejim, 1978 devriminde pazar protestolarının önemini gayet net hatırlıyordu.

Bir diğer altı çizilmesi gerek olay bu yılın Mayıs ayında Abadan kentinde çöken 10 katlı binaydı. 20’den fazla kişinin öldüğü olay büyük tepki çekti. İran Devlet Kanalı’nın “kurtarma operasyonunu başarılı göstermek için” yaptığı haberde kullandığı bir yaralının aslında enkazzede olmadığı ortaya çıkması, olayın kızgınlığını rejime karşı protestolara çevirdi.

***

Bu süreçte İran’daki Türkler kartı sıkça gündem oldu.

Özellikle son Karabağ Savaşı sırasında İran’ın Ermenistan’a yaptığı yardımları protesto amacıyla düzenlenen gösteriler dikkat çekiciydi. İran’ın Karabağ’ın özgürleştirilmesi sürecinde sergilediği tavır Türkiye ve Azerbaycan tarafından kalın harflerle not alındı.

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız