İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2795 %0.22
50,5902 %-0.78
7.136,03 % -0,98
70.672,53 %-1.905
Muhalif. GÜNDEM Nagehan Alçı: İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmek sözleşmeye desteği artırmış

Nagehan Alçı: İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmek sözleşmeye desteği artırmış

"Kaftancıoğlu dayanışma ağı toplantısındaki kullandığı sert siyasi dili doğru bulmadım"

Okunma Süresi: 4 dk

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, Aksoy Araştırma'nın verilerine dayanarak, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle feshedilen İstanbul Sözleşmesi'ne desteğin arttığını yazdı. "CHP İstanbul Sözleşmesi Dayanışma Ağı" toplantısına katılan Alçı, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun kullandığı sert siyasi dili doğru bulmadığını belirtti. Alçı, "Sık sık ‘Tek Adam’ diyerek Cumhurbaşkanı ve iktidarı hedef almak İstanbul Sözleşmesi’ni kadınların belli bir kesiminin mevzusu haline getirir, Cumhur İttifakı'na oy vermiş kadınları uzaklaştırır diye düşünüyorum." görüşünü savundu. 

Alçı yazısında, "Canan Kaftancıoğlu o toplantıda ‘CHP İstanbul Sözleşmesi Dayanışma Ağı’ kurduklarını da açıkladı. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına tepki olarak kurulan bir ağ bu. Benim sözleşmeye yönelik tavrımı biliyorsunuz. Bu sözleşmenin kadına karşı şiddetin bu kadar ciddi bir problem olduğu ülkemizde önemli bir çatı vazifesi vardı. Çekilme kararı her açıdan çok yanlış oldu. Dolayısıyla İstanbul Sözleşmesi’nin açtığı yoldan kadınların elde ettiği kazanımların elden gitmemesi için hangi siyasi görüşten olursak olalım kadınlar olarak her türlü mücadeleyi vermemiz gerektiğini düşünüyorum." ifadesini kullandı. 

Alçı şunları kaydetti: 

"Bakın Perşembe günkü toplantıda açıklanan araştırma sonuçları içinde çok çarpıcı detaylar var. Mart başında katılımcılara "İstanbul Sözleşmesi'ni biliyor musunuz?" diye sorulduğunda yüzde 50,5 "Biliyorum" derken sözleşmeden çekilme kararının ertesinde aynı katılımcılara aynı soru sorulduğunda bu kez "Biliyorum" diyenlerin oranı yüzde 75,3’e çıkmış. Sözleşmeyle ilgili fikirleri sorulduğunda araştırmaya katılan kadınların yüzde 82,5’u "Kadına şiddeti engelleyen ve kadın haklarını savunan bir sözleşmedir" demişler.

Cumhur İttifakı'na oy veren kadınlar arasında bu oran yüzde 68,2, Millet İttifakı’na oy veren kadınlar arasında ise yüzde 95,8. Bu rakamlardan da görüldüğü gibi İstanbul Sözleşmesi'ne kadınların çok büyük bir çoğunluğu şiddete karşı bir güvence, haklarını koruyan bir metin olarak bakıyor. Temelsiz eşcinsellik propagandası hiçbir şekilde tutmamış. Tam tersine sözleşmeden çekilmek bilinirliğini ve sözleşmeye olan desteği artırmış. Cumhur İttifakı seçmeni kadınlar dahi neredeyse yüzde 70 sözleşmeden yana.

AK Parti bu tablonun farkında mı? Söyleyin lütfen kadınları ilgilendiren bir metinden kadınların rızası olmadan çıkmak doğru mudur? Adil midir? Geçen yazıda İstanbul Sözleşmesi referanduma gitse en az yüzde 70 ile ‘devam’ kararı çıkar demiştim. Bu sonuçlara bakıyorum da… Yüzde 70 az bile.

Toplantı bitiminde Canan Hanım'la ayaküstü sohbet ettik. Siyasi görüşlerine katılmasam da Kaftancıoğlu’nun ‘müesses nizam’ karşıtı duruşu nedeniyle hedefe konduğunu görüyor ve ‘rejim ittifakı’ içinde yer alan farklı unsurların ortak düşmanı olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda Ömer Faruk Gergerlioğlu ile aralarında paralellik var bence. İkisi de yalnızca iktidar değil esas olarak rejim muhalifi. Zaten CHP’nin içinde de Kaftancıoğlu’ndan hiç hazzetmeyen çok isim var. Müesses nizamın temsilcisi CHP’lilerin Kaftancıoğlu’na bakışı devletin bakışından pek farklı değil.

"Erkeklerin siyasi kavgalarının yarattığı kutuplaşma ortamına feda etmemeliyiz"

Toplantıda ‘CHP İstanbul Sözleşmesi Dayanışma Ağı’nı CHP’li kadınların da içinde olacağı ama siyasi bir parti çatısı altında olmayan bir oluşum olarak tanımladı Kaftancıoğlu. Şayet bu çizgi tutturulabilirse bütün kadınlara faydalı olabilir. Ancak maalesef ben perşembe günkü buluşmada böyle bir hava göremedim. Mevcut sert siyasi kutuplaşma her yere olduğu gibi toplantıya da sirayet etmişti. Canan Kaftancıoğlu’nun "Bu girişim herhangi bir siyasi partinin olmayacak" demesine rağmen kullandığı sert siyasi dili de doğru bulmadım. Sık sık ‘Tek Adam’ diyerek Cumhurbaşkanı ve iktidarı hedef almak İstanbul Sözleşmesi’ni kadınların belli bir kesiminin mevzusu haline getirir, Cumhur İttifakı'na oy vermiş kadınları uzaklaştırır diye düşünüyorum. Halbuki bakın sonuçlar siyasi görüşü ne olursa olsun kadınların büyük çoğunluğunun İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıktığını gösteriyor. Bu tablo kadınlar olarak birlikte mücadele edebileceğimizi söylüyor. Bunu erkeklerin siyasi kavgalarının yarattığı kutuplaşma ortamına feda etmemeliyiz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız