İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisi tarafından Ankara'da düzenlenen "İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayı"na katıldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile akademisyenlerin de yer aldığı programda Dervişoğlu, Türk hukuk sisteminin içinde bulunduğu duruma dikkat çekti. Türkiye'nin hukuk tarihinin en kritik kavşaklarından birinde durduğunu belirten İyi Parti lideri, anayasal denge ve denetim mekanizmalarının on yıllar içinde kademeli olarak zayıflatıldığını ifade etti.
Hukuk, iktidarın meşruiyet kalkanı olamaz
Bir kişiyi yerinde tutmak amacıyla anayasanın, hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin ayaklar altına alınmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Dervişoğlu, yargının bağımsızlık sorununa işaret etti. Dervişoğlu, "Hukuk, güçlünün aracı olamaz. Hukuk, iktidarın meşruiyet örtüsü ve kalkanı olamaz. Biz İyi Parti olarak adalet, hürriyet ve eşitlik davasını savunurken her zaman şu gerçeğin altını çiziyoruz; iktidarın otoritesi ile bireyin hürriyeti arasındaki o tarihi çatışma, ancak ve ancak insan onurunu merkeze alan tam teşekküllü bir hukuk devletinde sükunete erer." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne eleştiri
İktidarın gücünü kötüye kullanmasını engellemek için denge ve denetim mekanizmalarının şart olduğunu belirten Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirdi. Bu yapının yürütme, yasama ve yargıyı tek elde toplayarak yozlaşmayı kurumsallaştırdığını savunan Dervişoğlu, yargı kararlarının siyasi iktidara yakınlık ya da uzaklığa göre verilmesinin bir "tedbir devleti" uygulaması olduğunu dile getirdi. Üniter devlet yapısının korunarak güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesinin, anayasal reformlarının birinci önceliği olduğunu ifade etti.
Yargı bağımsızlığı ve dijital haklar vizyonu
Yargı bağımsızlığının vazgeçilmez bir hak olduğunun altını çizen Dervişoğlu, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu (HSK) yürütmenin siyasi tahakkümünden arındıracaklarını taahhüt etti. Karar merciindeki hakimlere coğrafi teminat, iddia makamındaki savcılara liyakat, avukatlara ise yargılanma korkusu taşımadan savunma yapabilecekleri bir hürriyet alanı sağlayacaklarını kaydetti. Gelişen teknolojinin hukuk sistemine etkilerine de değinen İyi Parti lideri, yapay zekanın ve kişisel verilerin korunmasının önemini vurgulayarak Türkiye’yi Avrupa Birliği standartlarında bir dijital haklar çerçevesine kavuşturacaklarını belirtti.
Derin devlet safsatasını kökünden reddediyoruz
Demokrasilerde rekabetin mahkeme salonlarında değil sandıkta belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Dervişoğlu, devlet olanaklarının iktidar lehine kullanılmasını önleyeceklerini ve Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) bağımsızlığını kurumsal bir zırha kavuşturacaklarını ifade etti. Türk siyasetini zehirleyen gizli güç merkezlerini meşrulaştıran "derin devlet" yaklaşımını kökünden reddettiklerini açıklayan Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizim felsefemiz şudur; bir devletin derini olmaz, hukuku olur. Türkiye, bugün bu yeniden inşanın, bu büyük restorasyonun eşiğinde durmaktadır. Bu eşikte atacağımız adım, önümüzdeki on yılların siyasi, ekonomik ve toplumsal kaderini belirleyecektir. Bu çalıştayın amacı siyasi bir kavga vermek değil, Türkiye’nin ortak aklını üretmektir."
Dervişoğlu ayrıca, çalıştay sonunda ortaya çıkacak olan "Hukuk Vizyon Belgesi"nin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını ve bu belgenin Türk demokrasi tarihine önemli bir miras olarak geçeceğini duyurdu.