İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yeni Şafak’a verdiği mülakatta Türkiye'nin göç yönetimi, sınır güvenliği tedbirleri, geçici koruma statüsünün geleceği ve gönüllü geri dönüş sürecine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Göç olgusunu yalnızca sınır hatlarında karşılaşılan bir sonuç olarak görmediklerini ifade eden Çiftçi; kaynak ülkeden başlayıp geri dönüş aşamasına kadar uzanan tüm sürecin bütüncül bir anlayışla ve beş temel stratejik eksende yürütüleceğini kaydetti.
Göç yönetiminde beş ayaklı yeni model
Türkiye'nin göç politikasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde medeniyet değerleri, kamu düzeni ve toplumsal huzur gözetilerek yürütüldüğünü ifade eden Bakan Çiftçi, Göç İdaresi Başkanlığı'nın yeni yönetimiyle birlikte uygulamaya konulan beş aşamalı stratejiyi açıkladı:
Düzensiz göçü kaynağında önlemek,
Sınırları ileri teknolojiyle etkin biçimde korumak,
Ülke içindeki düzensiz göçü tespit etmek,
Kayıt dışı istihdam ve göçmen kaçakçılığı şebekeleriyle kararlılıkla mücadele etmek,
Gönüllü geri dönüşleri güvenli, onurlu ve düzenli bir mekanizmayla yönetmek.
Mücadelemiz göçmenle değil, insan hayatını satan organizatörlerle
Düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede güvenlik güçlerinin doğrudan suç şebekelerini hedef aldığının altını çizen Çiftçi, "Mücadelemizin hedefinde göçmenler bulunmuyor. Biz, insanların çaresizliğini kazanca çeviren göçmen kaçakçılığı organizasyonlarını hedef alıyoruz. Göçmeni değil, insan hayatını satan kaçakçılık ağını hedef alıyoruz" dedi.
Sınır güvenliğinin en ileri teknolojik altyapıyla korunduğunu belirten Çiftçi; sınır hattında 1.349 kilometre güvenlik duvarı, 362 elektro-optik kule, insansız hava araçları ve entegre sistemlerin devrede olduğunu aktardı. Göçmen kaçakçılarına yönelik bugüne kadar 4 bin 94 operasyon icra edildiğini bildiren İçişleri Bakanı, Türkiye'de yasal kalış hakkı bulunan toplam yabancı sayısının 3 milyon 623 bin 608 olduğunu açıkladı.
Geçici koruma kalıcı ikametin başka bir adı değildir
Suriye sahasında güvenlik ve idari mekanizmalar yeniden tesis edilirken geçici koruma uygulamasının hukuki geleceğine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Bakan Çiftçi, statünün doğasına dikkat çekti: "Geçici koruma; savaş ve kitlesel tehdit şartlarına bağlı istisnai bir mekanizmadır. Şartların değişmesiyle bu statünün de hukuk içinde yeniden değerlendirilmesi gerekir. Geçici koruma, kalıcı ikametin başka bir adı değildir. Bu süreci ani ve keyfî kararlarla yürütmeyeceğiz. İnsan onurunu, hukuki güvenliği, kamu düzenini ve Türkiye’nin millî menfaatlerini birlikte gözeteceğiz. Hiç kimseyi ölüm, zulüm veya güvensizlik ortamına zorla göndermeyeceğiz. Bununla birlikte geçici koruma mekanizmasının süresiz bir belirsizliğe dönüşmesine de izin vermeyeceğiz."
Gönüllü dönüş rakamları ve saha çalışmaları
Türkiye'deki geçici koruma altındaki kayıtlı Suriyeli sayısının 2 milyon 235 bin 988 olduğunu belirten Çiftçi, geri dönüş istatistiklerini paylaştı. 2016 yılı ile 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında toplam 1 milyon 462 bin 947 Suriyelinin ülkesine döndüğünü aktaran Bakan, 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana geçen süreçte ise 722 bin 944 kişinin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde dönüş yaptığını kaydetti. Dönüşlerin kalıcı olabilmesi için Suriye makamlarıyla koordineli çalışılarak barınma, güvenlik, kimlik, tapu ve resmi evrak sorunlarının sahada çözüldüğü bildirildi.
Vatandaşın kaygısı uzun vadeli devlet aklıyla ele alınıyor
Kamuoyundaki toplumsal uyum ve demografik kaygılara da değinen Bakan Çiftçi, Türkiye'deki Suriyelilerin yaklaşık üçte birinin ülkede doğduğunu hatırlattı. Meselenin günübirlik söylemler yerine uzun vadeli bir devlet aklıyla masaya yatırıldığını belirten Çiftçi, dengenin hem kamu düzenini korumak hem de insani sorumlulukları yerine getirmek üzerine kurulduğunu ifade etti.